Yük Hayvanları Gerçeği

Tıngır mıngır nostaljik zevkin altındaki katmerli acı

Tıngır mıngır nostaljik zevkin altındaki katmerli acı

Atların yokuş yukarı yollarda devasa bir yük taşımasının nostaljik heveslerle de, 'ekmek parası' söylemiyle de aklanamayacağı artık sır değil. Tıngır mıngır nostaljik zevkin altında yatan katmerli bir acı var. Ve bu acı 'afakî' olmaktan son derece uzak!


Aynur Tekin

DUVAR – Atların maruz kaldığı kötü muamele ve faytonlara ilişkin tartışma dinmek bilmiyor. Son olarak, Faytoncular Odası bir bildiri hazırlayarak bazı STK’ların ve basın kuruluşlarının halkı yanlış bilgilendirdiğini ve menfi propaganda yaptığını iddia etti. Faytona koşulan atların maruz kaldığı kötü muameleye dikkat çekmek için kampanya yürüten Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) kendilerine postayla gönderilen bildiriyi ‘Faytoncular Odasından Haytap’a: Bizimle uğraşmayın, biz de sizle uğraşırız!’ notuyla duyurunca, konu Twitter’da en çok konuşulanlar arasına girdi ve pek çok aktivist ismin de desteğini aldı.

‘ATLARA DAİR HABERLER AFAKİ’ SAVUNMASI

HAYTAP Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kemal Şenpolat Duvar’a yaptığı açıklamada, bildirinin geçen hafta bizzat HAYTAP’ın İstanbul Ofisi’ne gönderildiğini belirtiyor. Bildiride, ‘atların mağdur edildiğine ve kötü muameleye maruz kaldığına dair haberlerin belge veya bilgiye dayanmadığı ve afakî olduğu’ öne sürülüyor. Bildiriye göre, faytoncuların faaliyetlerinin tümü yasal. Atlar özel bakım ve ilgiyle besleniyor, yine aynı ihtimamla faytona koşuluyor. Faytoncular Odası, bildiride hem STK’ların düzenlediği kampanyaların hem de ‘yanlış ve yanlı” haberlerin ‘yasal çerçeve içinde yürütülen ticari faaliyeti engelleyici bir suç olduğu’nu vurgulayıp fayton işletmecilerinin uğradığı zararın da tazmin edilmesini istiyor.

‘VEGAN OLMAYAN ÜLKELER’ MÜCADELE ETMESİN Mİ!

Dahası, bildiride ‘içinde bulduğumuz ülkenin kültüründe vejetaryen ve veganlığın olmadığı’ ifade edilmiş; bu sebeple de fayton karşıtlığının ‘beyhudeliğine’ kaanat getirilmiş: “Bazı kültürlerde vejetaryenlik ve veganlığı özendirici destekleyici ve hatta aksini yasaklayıcı yaptırımlar bulunmaktadır. İçinde bulunduğumuz ülke ve kültür dünyasında tüm hayvanlar için geçerli böyle bir yasak yoktur. Hangi tür hayvanın hangi koşullarda ne şekilde çalıştırılabileceği ya da besin malzemesi olarak ne şekilde kullanılabileceği belli alışkanlıkların ötesinde yasalar, yönetmelik ve ilgili mevzuatta tanımlanmıştır.”

Sanıyorum ki burada dini ya da kültürel sebeplerle et yemeyen toplumlar kast ediliyor… Fakat bu, fayton karşıtlığı için çok geçerli bir ölçüt olmasa gerek. Eğer öyle olsaydı, dini ya da kültürel değerlerinde vejetaryenlik yahut veganlık olmayan pek çok ülkede atların çalıştırılmasına karşı bir mücadeleden söz edilemezdi…

FAYTONCULAR ODASINDA KAPIYI AÇAN YOK

İlk olarak telefonla ulaşmaya çalıştığım Faytoncular Odası’ndan yanıt alamayınca, sorularımı sormak için Büyükada’nın yolunu tuttum. Fakat kapıyı açan olmadı. Faytoncular Odası ile konuşma isteğim hâlâ geçerli. Belki, bu haberden sonra dönüş yapıp yayınladıkları bildiriyle ilgili sorularıma yanıt verirler.

‘FAYTONLAR KADEMELİ OLARAK KALDIRILSIN’


HAYTAP’ın çözüm önerisiyse şu: Faytonlar kademeli olarak kaldırılsın ve yerine elektrikli fayton konulsun.

Faytonlarla ilgili bütün sorumluluk İSPARK ve UKOME (Ulaşım Koordinasyon Merkezi)’ye ait. Dört yıl önce UKOM’nin hazırladığı raporda atların sağlık, bakım ve beslenme ihtiyaçlarının karşılanmadığına ve atların yüzde 30’nun barınaklardan yoksun olduğuna dikkat çekilmişti. Ayrıca, adalardaki faytonların turistik ve nostaljik bir araç olmanın ötesinde toplu ulaşım aracı olarak kullanıldığı da belirtilmişti.

İBB’DEN YANIT YOK

Rapor doğrultusunda Büyükada, Heybeliada ve Burgazada’da 40 adet elektrikli faytonun faaliyete başlayacağı ve atlı fayton sayısının azaltılacağı duyurulmuştu. Fakat bu karar İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Adalar Belediyesi arasındaki anlaşmazlık sebebiyle uygulanamadı. Elektrikli faytona geçişle ilgili son durumu öğrenmek için iletişime geçtiğim İBB, konuyla ilgili henüz bir açıklama yapamayacaklarını söyledi ve sorularımı yanıtsız bıraktı.

ELEKTRİKLİ FAYTON HAYAL DEĞİL

Elektrikli faytona kademeli geçiş projesi için harekete geçen Referans Otomotiv, 2008 yılında Fayoto markası altında ilk yerli elektrikli faytonu üretmiş. Firma yetkilisi İbrahim Övünç Mertoğlu hem Adalar Belediyesi hem de İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’nin elektrikli faytona büyük ilgi gösterdiğini söylüyor. Hatta üretilen elektrikli faytonlardan biri, bir dönem Adalar Belediye Başkanı’nın makam aracı olarak da kullanılmış. Mertoğlu, Adalar Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasındaki sorunlar nedeniyle elektrikli faytona geçiş projesinin gerçekleşmediğini ve bu projeyle ilgili çeşitli kamu kuruluşlarıyla görüşmelerini sürdürdüklerini söylüyor.

ELEKTRİKLİ SİSTEM KULLANICI İÇİN MALİYETSİZ


Altı saatlik sarjla yaklaşık 70 km yol alabilen Fayoto, saatte 40 kilometre hızla gidiyor. Nostalji düşkünleri için tasarlanmış fener tipinde LED aydınlatma sistemiyle gece sürüşleri için de elverişli. Mertoğlu, elektrikli faytonun ekonomik faydalarını şöyle sıralıyor: “Elektrikli faytonda at olmadığı için veteriner, barınak, yem, ilaç gibi masraflar ortadan kalkıyor ve orta vadede kendini amorti ediyor. Çünkü elektrikli sistemin kullanıcıya hiçbir maliyeti yok.”

YATIRIM MALİYETİNİ İKİ SENEDE ÇIKARIYOR

Seri üretimi söz konusu olmayan elektrikli faytonlar tamamen el işçiliğiyle sekiz kişi tarafından yaklaşık 30 gün gibi bir sürede üretiliyor. Atlı faytona oranla ilk yatırım maliyeti daha yüksek olsa da, kullanım süresi dahilinde hiçbir malzemeye gerek duyulmadığı için yatırım maliyetini yaklaşık iki sene içerisinde amorti ediyor.

‘PRESTİJE ZARAR’

Mertoğlu; Ankara, Bursa, Gaziantep, İstanbul ve İzmir Tirebolu Belediyelerinin elektrikli fayton kullandığını ifade ediyor ve şöyle diyor: “Atların günümüzde iş gücü olarak kullanılması ve ilkel şartlarda yaşatılması hem adaların hem de İstanbul’un prestijine zarar veriyor. Adalarda sembolik olarak belirli sayıda atlı fayton ile elektrikli faytonun aynı anda hizmet vermesi sorunları çözebilir. Bu konuda İstanbul Büyük Şehir Belediyesi ile temaslarımız devam ediyor, fakat henüz bir karar verilmiş değil.”

YURTDIŞINDA DURUM NASIL?

Adaların dar ve yokuşlu caddelerinde yaz kış demeden koşan atlar, özellikle sıcak yaz günlerinde çatlayarak ölüyor. Kulağa korkunç gelse de gerçek bu. Adalardaki atlar, Avrupa’daki örneklerinden farklı olarak düz bir zeminde ya da kısa mesafeler arasında yol almıyor. Yokuş yukarı çok ağır bir yük taşıyor ve uzun bir mesafe kat ediyorlar.

HER YIL EN AZ 400 AT ÖLÜYOR

Faytona Binme-Atlar Ölüyor’ kampanyasının yürütücülerine göre, adalarda her yıl en az 400 at fazla çalıştırılma, kötü muamele ve fayton kazalarında yaşamını yitiriyor. Çeşitli reformlarla atların çalışma koşullarının iyileştirilmesi gibi çözüm önerileri bir yana, bir hayvanın üzerinden para kazanmak da başlı başına bir sorun… Kanada Montreal’de turistik amaçla kısa mesafelerde ‘iyi’ muamele gören atlarla kullanılan faytonlar, hayvan hakları savunucularının yürüttüğü kampanyayla kaldırıldı. Karar bir yıl sonra yeniden değerlendirilecek ve faytonların trafiğe çıkıp çıkmayacağına karar verilecek.

Atların yokuş yukarı yollarda devasa bir yük taşımasının nostaljik heveslerle de, ‘ekmek parası‘ söylemiyle de aklanamayacağı artık sır değil. Tıngır mıngır nostaljik zevkin altında yatan katmerli bir acı var. Ve bu acı ‘afakî‘ olmaktan son derece uzak!

 

At yarışları da hayvan hakları ihlalidir!

At yarışları da hayvan hakları ihlalidir!

 

Yaklaşık bir saat süren televizyon programını izlemek için;


http://www.youtube.com/watch?v=bCnhJTOncAw


Son Güncelleme ( Çarşamba, 17 Ağustos 2016 10:22 )

Faytoncular Odasından Haytap'a : Bizimle uğraşmayın , biz de sizle uğraşırız !

Faytoncular Odasından Haytap'a : Bizimle uğraşmayın , biz de sizle uğraşırız !

 

Son Güncelleme ( Salı, 09 Ağustos 2016 11:49 )

BURÇ İNŞAAT 'tan Tedavideki Atlar İçin Talaş Desteği.. !

BURÇ İNŞAAT 'tan Tedavideki Atlar İçin Talaş Desteği.. !

Ülkemizde şiddet mağduru hayvanların başında geliyor atlar ve eşekler.. Güçleri tükenene kadar çalıştırılan, hasta yorgun olup yük çekemediklerinde kırbaçlanıp dövülen, ve ayakları kırılıp 'işe yaramaz ' ! hale gelince çöp gibi sokağa ormana atılan hayvanlar...

İstanbul Üniversitesi veteriner fakültesi böyle hayvanlar için kurtuluş, umut kapısı.. Alabildiğimizi alıp getiriyor uzman hocaların deneyimli ellerine teslim ediyoruz. 

İstanbul Üniversitesi veteriner fakültesi bünyesinde 'atçılık' bölümü de olması sebebiyle atlar eşekler burada profesyonel bakım görüyorlar.. 

Fakültedeki atların en büyük ihtiyaçlarından biri 'talaş' Talaş atların altılarına seriliyor ve böylece hem atların bastıkları zemin kaymaz oluyor hem üstünde yattıklarında yumuşak bir yatak olmuş oluyor, hem de temizlemede kolaylık sağlıyor ve hijyenik oluyor..

Talaş konusunda destek beklediğimizi HAYTAP web sayfasında görüp bize ulaşan BURÇ İNŞAAT yönetimi bu konuda destek verebileceklerini bildirdiler. 

Haytap Yaşam Aracı ile Burç İnşaat şantiyesine giden gönüllülerimiz talaşları alıp fakülteye ulaştırdılar.. 

BURÇ İNŞAAT'a  duyarlılıklarından ve örnek davranışlarından dolayı çok teşekkür ediyoruz..

Gönüllülerimiz Murat Sakin ve Burak Sakin'e emeklerinden dolayı teşekkür ediyoruz. 

Atlar ve diğer tedavi gören hayvanlar için havlu desteği, ve bu çalışmada olduğu gibi talaşların nakliyesi konusunda araç ve gönüllü desteklerine ihtiyacımız oluyor. 

Küçücük katkılarla çok büyük işler yapabiliriz, yeter ki güçlerimizi imkanlarımızı birleştirelim..el ele verelim..


Yaşam Ellerinizde..


Destek vermek ve gönüllü olmak için

0507 510 23 30 Ege Sakin








Son Güncelleme ( Pazartesi, 30 Haziran 2014 08:56 )


Warning: imagejpeg() [function.imagejpeg]: Unable to open '/var/vhosts/haytap.org/images/resized/images/stories/hayvanlar/atlar/beyaz_ati_kurtarmak_2014_5_720_405.jpg' for writing: No such file or directory in /var/vhosts/haytap.org/modules/mod_janews/helper.php on line 127

Beyaz Atı Kurtarmak

Beyaz Atı Kurtarmak
HAYTAP imdat telefonuna bir yardım çağrısı geldi 2 mayıs cuma akşamı ;

' Büyükada'da ormanda köpeğimi gezidirirken yaralar içinde yatan bir at gördüm ne yapabilirim ? ' diye.

Mesai saati bitmiş akşam olmuştu, tüm resmi kurumlar kapalıydı ve önümüz hafta sonuydu. ve Ada'da veteriner hekim yoktu.

Fotoğraf ve videolarını istedik atın, o akşam korunaklı bir yere almaya çalışmalarını yem su vermelerini söyledik.

Ertesi gün ülkemizde ilk kez yapılan yaban hayat kongresinin 2. günüydü ve tüm uzmanlar bir aradaydı. Atın fotoğraf ve videolarını değerli hocalara gösterdik ve hepsi aynı şeyi söyledi; ' deneye değer.. ' ..

Sayın hocamız Prof. Dr Serhat ÖZSOY da atın fotoğraflarına bakıp ' nerede bu hayvan ' diye sordu
​,​
biz de kendisine ' getirebiliriz hocam ' dedik ve O her zaman yaptığı gibi , ' getirin o halde ' dedi ve atı getirebilmek için telefon trafiğimiz başladı.


Bu sırada kongredeki panele konuşmacı olarak katılan CNN TURK 'te Yeşil Doğa programını hazırlayan ve sunan sayın Güven İSLAMOĞLU 'da atın kurtarılmasına destek verip, ekibe katılacağını ve fayton konusunu programında işleyeceğini bildirdi.

Adalarda bulunan atlar ve faytonlar İBB 'ye ve İKOM'a bağlı oldukları için HAYTAP yönetim kurulu, öncelikle İBB veteriner hizmetleri müdürü sayın Muhammet Nuri COŞKUN bey ile temasa geçti.

O gün kongre
​de​
olan İBB veteriner hekimleri Ahmet Ali YAĞCI ve Önder OFLAZOĞLU ve,kongrede bulunan HAYTAP temsilcilerimiz ile görüşüp atı nasıl alabileceğimiz konusunda, kongredeki uzmanların da görüşlerini alarak planlama yaptık.


Atı nakletmeye uygun, kapalı kabin, kliması havalandırması olan bir araç ve nakil sırasında yatar halde taşınacak olan ata zarar vermemek için yumuşak bir zemin oluşturmak amacıyla bol miktarda minder temin edilmesini kararlaştırdık.

Araç ve minderlerimiz hazır edildi, İBB ye ait nakil aracı ile Büyükada'ya geçilmesi atın yüklenip İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'ne ulaştırılması kararlaştırıldı, ancak; cumartesi ve pazar günü adalara hiç bir aracın geçmediğini hafta sonları çıkarma gemisinin çalışmadığını öğrendik.. Bir istisna yaratmak ve bu özel durum için bir ek sefer koydurmaya adaya ulaşmak için araç bulmaya çalıştık ama sonuç alamadık.

Bu süre zarfında Ada'lı hayvan hakkı savunucuları , Adalar belediyesinin personeli atı hiç yalnız bırakmadılar. Altına yumuşak minderler üstüne şemsiyeler getirdiler.

Pazar günü ada'ya geçen bir veteriner hekim dostumuz ise ağrıkesici iğneler yaparak ağrısını azalttı.

Pazartesi sabahı saat 08:00 da İBB ekibi, CNN TURK ekibi ve HAYTAP ekibi olarak
​ ​
Maltepe İskelesinden hareket ederek Büyükada'ya geçtik.


Atın yanına ulaştığımızda atı bulup bize ulaşan gönüllüler, çevredeki duyarlı halk, faytoncular derneği başkanı, atın yanındaydı.

3 gündür ona bakan, ağrılarını dindirmeye çalışan gönüllülerin ona BALKIZ adını koyduklarını öğrendik.

Gerekli hazırlıkları yapıp güvenlik önlemlerini aldıktan sonra el birliği ile BALKIZ'ı İBB aracına bindirdik.

3 gün boyunca her şeyi ile ilgilenen o yüce gönüllü insanlardan teslim aldığımız BALKIZ ile birlikte adadan ayrıldık.

Fakülteye ulaştığımızda Balkız kendisine ayrılan bölmeye alındı, ilk müdahalesi yapıldı ve röntgenleri çekildi tedaviye alındı. Uzun soluklu bir tedavi sürecinden geçecek BALKIZ ve biz gelişmeleri sizlerle paylaşacağız.

Bu çalışmada emeği geçen,

İBB Veteriner hizmetleri müdürü sayın Muhammet Nuri COŞKUN ve değerli ekibine, vet. hek. Ahmet Ali YAĞCI, vet. hek. Önder OFLAZOĞLU'na

İBB Kurtarma ekibi Eray GÜRBÜZ,Ümit CESUR, vet. hek. Sabri ŞEKERCİ'ye

Adalı gönüllüler, Pınar SATIOĞLU, Şahika SAVRAN, Çiğdem hanım'a,
Adalar belediyesi ekibine, faytoncular derneği başkanına,

3 gün boyunca at konusunda önerilerde bulunan, yönlendiren, vet. hek. Leman Canan ARBATLI, vet. hek Kevser TURAN'a,

'yaralı bir hayvan var gelir misin ' diye sorduğumuzda ' nerede, ne zaman nasıl ' gibi sorular sormadan ' hemen çıkıyorum ' diyen sevgili Okan OFLAZ'a,

​V​
e elbette İstanbul Üniversitesi veteriner fakültesi'ne, İ.Ü hayvan hastanesi başkhekimliği'ne, Cerrahi Anabilim
​D​
alı
​ Başkanlığı'​
na, Atçılık ve Vaşak kulüplerinin tek tek tüm üyelerine, ve sayın hocamız Prof. Dr. serhat ÖZSOY'a,


yapacağı program ile sadece bizim BALKIZ'ın hikayesini anlatmakla kalmayacak , binlerce BALKIZ'ın hayatını kurtaracak olan sayın Güven İSLAMOĞLU'na ve Ümit SERTTABİPOĞLU'na

CNN TURK'e, ADALAR POSTASI'na

ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz..

​ Atın sırtından yıllarca para kazanıp, onu zayıf ve hasta haliyle ağır yüklerle dik yokuşlara ​süren sonra da bir çöp gibi atan  'insan ' sahibinin kimliğinin bulunması ve hakkında cezai işlem yapılması için ilgili kurumlara HAYTAP tarafından başvuru yapılacaktır.



BALKIZ iyi insanlara rast geldi ve günlerce acı çekerek yalnız başına ölmekten kurtuldu peki ya diğer BALKIZ'lar ?

Fayton gerçeğine , yük hayvanları gerçeğine gözlerinizi açın.. vahşete ortak olmayın faytonlara binmeyin..

Bu gün bir can kurtarın.
Yaşam Ellerinizde.

Haytap Hayvan Hakları temsilcisi
Ege SAKİN




 

Gönderilen Dilekçe Örneği,


T.C ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI

DKMP GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

1. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ'NE

2 mayıs 2014 tarihinde İstanbul Büyükada'da ormanda köpeğini gezdiren bir vatandaş, ormana terk edilmiş yaralı bir at bulup HAYTAP imdat telefonunu arayıp yardım istemiştir.

HAYTAP ve İBB ekipleri işbirliği ile yaralı at Büyükada'dan alınıp İstanbul Üniv. vet. fakültesine nakledilmiş ve burada  tedaviye alınmıştır.

Yapılan ilk inceleme ve muayenede atın aşırı zayıf, bakımsız olduğu, zorlamaya ağır yük çekmeye ve aşırı çalıştırmaya bağlı olması muhtemel tendon kopması ve bileklerinde kırıklar tespit edilmiştir..

faytoncular derneğinden aldığımız bilgiye göre atın sahibinin S.G isimli şahıs olduğunu öğrenilmiştir.

Çevre halkıyla yaptığımız görüşmelerde, faytoncuların pek çoğunun atlara kötü davrandığı, aşırı çalıştırdığı, yemek su vermediği, atlara şiddet hatta tecavüz vakalarının yaşandığı,  yönünde duyumlar alınmıştır.

Adada yaptığımız gözlemlerde ;

Atların bulunduğu ahırların son derece kontrolsüz olduğunu, sürekli bir UZMAN HEKİM bulunmadığını, yaralanan hastalanan bir at olduğunda ilk yardım yapacak hekim olmadığını, yaralanan atların vurularak öldürüğünü , ya da ölmesi için ormana atıldığını, atlara herhangi bir şekilde yük sınırlaması, çalışma saati sınırlaması konulmadığını, bu konuda bir denetimin olmadığını, bir atın hiç durmadan dinlenmeden arka arkaya tur yaptığını, bir faytona 6-7 kişi bindirildiğini, atların bekleme yaptıkları yerde gölgelik olmadığını , güneş altında yağmur altında tüm gün beklediklerini, faytoncuların eğitimsiz olduklarını, gerek hayvan sağlığı ve refahı gerekse yolcu taşımacılığı konusunda son derece bilgisiz olduklarını, tespit ettik.

Tüm bu olaylar göz önüne alındığında yüksek makamınızdan ;

İçinde bulunduğumuz yüzyılda ve ulaştığımız teknolojik imkanlarla atların taşımacılık ve ulaşım amaçlı kullanılmalarının kaldırılmasını, yerine alternatif güneş enerjili elektrikli araçlar kullanılmaya başlanmasını,

Bu sistem değişine kadar geçecek olan süreçte ;

Atlar için her bir adada sürekli bulundurulacak UZMAN HEKİMler istihdam edilmesinin, atların ahırlarının EĞİTİMLİ UZMAN kişiler tarafından denetim altında tutulmasının, atların HER GÜN sefere çıkmadan önce sağlık kontrolünden geçirilip yorgun, hasta , olup olmadığının kontrol edilip veteriner hekim onayı ile çalıştırılmasının,

Atların bekleme yaptıkları alanda ACİLEN düzenleme yapılmasının, Gölgelikler suluklar yapılıp atların tur aralarında dinlenmelerinin sağlanmasının, bekleme alanında SORUMLU bir  personel  bulunmasının ve müşteri alan faytonların taşıyacakları ağırlık ve çalışma sürelerinin kontrol edilip denetlenmesinin,

Faytonculara hayvan bakımı, hayvan sağlığı ve refahı ve hayvan hakları derslerinin verilmesinin, sınava tabi tutulmalarının ve gerek hayvana gerekse yolcuya şiddetin önüne geçmek amaçlı psikolojik testten geçirilmelerinin sadece başarılı olanlara fayton kullanma ehliyeti verilmesinin sağlanmasını talep ediyoruz.

Yaşanan olay ile ilgili olarak ,

şiddete ve aşırı çalıştırılmaya maruz bırakıldıktan sonra bir çöp gibi ormana terkedilen beyaz atın sahibinin kimlik tespitinin yapılmasını,

hakkında ilgili kanunun ilgili maddelerince işlediği her bir suçtan dolayı işlem yapılmasını,

yapılacak olan çalışmalarla ilgili tarafımıza bilgi verilmesini talep ediyoruz.

HAYTAP olarak hayvan hakları konusunda yapacağınız çalışmalarda her zaman destek olmaya hazır olduğumuzu bildiriyor, saygılarımızı sunuyoruz.

EGE SAKİN

HAYTAP HAYVAN HAKLARI FEDERASYONU TEMSİLCİSİ

TC NO . .................

TEL : ..................

EK : SÖZ KONUSU OLAY İLE İLGİLİ ÇALIŞMA RAPORU VE ATIN FOTOĞRAFLARI.


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Son Güncelleme ( Çarşamba, 07 Mayıs 2014 07:27 )

Sayfa 1 > 3

opencart tema opencart temaları