Haytap Film

Hayvanları Sinemada Yalnız Bırakmayın

Hayvanları Sinemada Yalnız Bırakmayın

Seyirci filmleri izlerken, filmlerde kendi rızaları olmadan bulunan hayvanların zarar görmediklerine dair yüzde yüz güvenebileceği bilgiye ihtiyaç duymakta. Dünyada "No Animals Were Harmed" (Hiçbir Hayvan Zarar görmemiştir) kredisi veren American Humane Association'ın (AHA) kurduğu monitör sistemi sayesinde, seyirciye filmde izlediği hayvanların haklarının korunduğuna ve sağlığına dair güven vermektedir. Türkiye'de bu görevi üstlenmek için HAYTAP ( Hayvan Hakları Federasyonu ), kendi bünyesinde Haytap Sanat'ı kurdu ve ülkemizdeki dizi ve film setlerinde kullanılan hayvanlar için izleme komisyonu oluşturdu. Yapımcıların kendilerine, tercihen film çekimi öncesi başvurmaları ve denetlemeyi talep etmeleri yeterli. Söz hakları dahi olmayan hayvanların çekimler sırasında hangi koşullarda kullanıldıklarını, zarar görüp görmediklerini tarafsız bir şekilde gözleyecek olan ekip, böylece seyirci vicdanında yanıt arayan endişeleri de Haytap güvencesi ile giderebilecek.

Bu denetleme sistemi çok önemli ve hayvanseverlik ve hayvan hakları arasındaki farkı kalın çizgiyle de göstermekte. Örneğin geçen sene bir festivalde izlediğim filmde şöyle bir sahne vardı; pencereye şiddetle bir kuş çarpıyor ve kuş kanlar içinde yere düşüyor. Filmin ardından yönetmene/yapımcıya bu sahnenin nasıl çekildiğini sorduğumda, "Ben evde iki kedi besliyorum, hayvanları çok seviyorum ve arazide ölü kuş bulup onu kullandık diye bir cevap aldım. "Kanıtlayabilir misiniz?" dedim ve cevap gelmedi. Bu basit anekdot bile Türkiye'de bu monitör sistemine ne kadar ihtiyacımız olduğunun kanıtıdır. Önemli yönetmenlerin önemli filmlerinden bazıları da, hayvan hakları açısından hala kafalarda soru işareti bırakmaktadır. Entelektüel dokunulmazlığın altında saklanabilen sinema, özellikle güçlü sermaye bağlantısı sebebiyle hayvan haklarının ihlal edilmesini daha kolay bir hale getirmektedir.

Sanat üreticilerinin hayvan haklarını küçümseme hatta yok sayma tartışması yeni değildir. Bu konuda en temel göz önünde bulundurulması gereken ise 1978'de Paris'te ilan edilen Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin şu maddesidir: " 5/4- Hayvanları içeren sergiler gösteriler ve filmler hayvanların onuruna saygı göstermek zorunda olup hiçbir şekilde şiddet içeremezler." İnsan hakları ve hayvan hakları arasında tek fark, hayvanların bu hakka insanlardan daha çok ihtiyaç duymalarıdır. "Onca yaşam ve hak ihlali varken şimdi bunun sırası mı?" sorusu hayvan hakları savunucularının karşılaştıkları ilk dirençtir. Oysa her türlü hak savunuculuğu hep birlikte tür, cinsiyet, ırk gözetmeksizin yapılırsa dürüst olur.

Dünyada en etkili hayvan hakları kuruluşu olan PETA hayvanların tüm eğlence sektöründe kullanılmasına tamamen karşıdır. En idealde olması gereken budur ancak günümüz gerçekleri göz önünde tututlduğunda bu ideal gerçekleşene kadar hayvanlar filmlerde ve sanat alanında kullanılmaya devam edilecektir. Bu yüzden en ideal gerçekleşene kadar, en azından sistemin içinde savunmasız halde kullanılan hayvanları denetlemek şarttır. HAYTAP'ın bu hizmeti sayesinde hem yapımcı kendini en doğru şekilde lanse etmiş olacak hem de seyirci filmin sonunda gördüğü HAYTAP kredisi sayesinde içi rahat bir şekilde filmi izleyebilecektir. HAYTAP'a başvuran yapımcı, filmin monitör süreci sonrasında,; Mükemmel, İyi, Kabul Edilebilir, Kabul edilemez kategorilerinden birine hak kazanacak ve HAYTAP'ın logosu ile birlikte "Hiçbir hayvan zarar görmemiştir." yazısını kullanabilecek. Bu değerlendirmeye katılan filmelr hakkındaki ayrıntılı rapor federasyonun web sitesinde yayınlanacak.

 

Tuğçe MADAYANTİ DİZİCİ

Son Güncelleme ( Perşembe, 26 Nisan 2018 11:14 )

 

Borç Filmi İle İlgili HAYTAP’ ın Basın Açıklamasıdır

Borç Filmi İle İlgili HAYTAP’ ın Basın Açıklamasıdır


İstanbul , 26/3/2018

BORÇ FİLMİ İLE İLGİLİ HAYTAP’ IN BASIN AÇIKLAMASIDIR

 

Sessiz canlarımız adına hareket eden bizleri oldukça meşgul eden, film setinde ihmal nedeniyle bir karganın ölümüne hatta diğer karga tarafından parçalanarak öldürülmesine neden olan,  yönetmenliğini ve yapımcılığını Vuslat Saraçoğlu’nun üstlendiği, İstanbul Film Festivali Ulusal Yarışma filmi 'Borç' bizlerden geçer not alamadı.

Bugüne kadar ihmal edilen ciddi bir alan olan hayvanların film endüstrisinde fütursuzca kullanımını engellemek, yapımcıları filmlerde hayvan kullanırken daha dikkatli olmaya yöneltmek için yaptığımız çağrı ise yerini bulmadı. Hatta ticari kaygılara ek olarak  eş-dost ilişkisi nedeniyle böyle gelmiş böyle gider anlayışı minvalinde bizlerden bu durumu görmezden gelmemiz istendi. 'Bu filmi değil başka filmi protesto edin' anlayışını bile biz gördük.

Türkiye’de bu konuya ciddi olarak kimse eğilmedi. Devlet ise mevcut yasalarını çalıştırmaktansa göz kapamayı tercih eder boyutta. İstanbul Film Festivalini düzenleyenler ise bugüne kadar böyle bir sıkıntı ile karşılaşmadıkları için nasıl tavır alacaklarını bilmezden gelmeye ve susmaya devam ediyorlar. Çünkü onların da önceliği festivalin sağ salim yapılabilmesi, konunun unutulup geçiştirilmesini istedikleri aşikar.  Halbuki uluslararası yapımcılar ve bu işe meraklı seyirciler bilirler ki hayvan kullanılan her filmin son jenerik bölümünde “filmde kullanılan hayvanlar çekimler sırasında  eziyet edilmemiştir” ibaresi konulmalıdır. Bu ibare olmadan filmi festivale kabul edenlerin, izlemeye sokanların bu konu hakkındaki bilgilerinin ne kadar zayıf olduğunu susmalarından, basın açıklamasını yaptığımız şu ana kadar attıkları tivitlerden, yorumlardan gözlemleyebildik. Oysa BORÇ filmi herkes için bir milat olabilirdi. Bundan sonraki yapımlarda kullanılacak hayvan dostlarımız için bir başlangıç olabilirdi. Borç filmi sayesinde, bir çok yapımcının, yönetmenin, oyuncunun film setinin arkasında çalışan kişilerin gözleri daha fazla açılıp otokontrol sisteminin gelmesi açısından da faydası olabilirdi. Ne yazık ki 'ben evimde zaten kedi besliyorum, hayvan severim' denilerek yapılan naif savunmalar, ticari kaygılar, zamanlamayı hassas/manidar olarak gören itham içeren görüşler sebebiyle bu fırsat kaçtı.

Sette yaşananları ihbar eden duyarlı film emekçileri haricinde herkes elbirliği ile bizlerin de buna gözlerimizi kapamamızı konuyu gündemden düşürmemizi istiyor. Biz ölen bir kargadan öte , bundan sonraki tüm filmler için bu uyarıyı yapmak için yola çıkmıştık ancak sıcağı sıcağına, ani refleks yoluyla verilen retler ya da hatayı dahi savunmaya çalışmalar, bizleri tüm sessiz dostlarımız adına daha da haklı pozisyona getirdi.

El yalayanlarınız, kuyruk sallayanlarınız bol olmasın.

Siz sadece evinizdeki kediyi sokağınızdaki köpeği sevin !

 

HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu

 

 

 

Son Güncelleme ( Salı, 27 Mart 2018 10:37 )

Yunusların Günü - Bir Deney Merkezinin Duygusal Filmi

Yunusların Günü - Bir Deney Merkezinin Duygusal Filmi

Yunusların Günü - Bir Deney Merkezinin Duygusal Filmi

George Scott’un başrolünü oynadığı Yunusların Günü ( The Day of Dolphins) tüm hayvan hakları savunuclarının izlemesi gerekli müthiş bir filmdir. Yunuslarla dostluk kuran bir bilim adamının , onlara konuşmayı öğretmesi , ancak bu bilgisinin insanoğlu tarafından kötüye kullanılması sonucu istemeye istemeye onlardan ayrılmasına neden olur. Hele ki o son sahnede insanın yüreği cız eder. Baba ve anne olarak benimsedikleri sahipleri , onlara zarar gelmesin diye onlardan ayrılırken boğazınıza bir yumruk saplanır. Alfa ve Beta adı verilen bu sevimli dostlar onların arkasından dakikalarca gitmemeleri için “ anne ve baba “ diye ağlamaktadır.

Ekosistem içinde yaşayan bütün canlıların ortak bir kökeni vardır ve sadece türlerin evrimi ile canlılar farklılaşmışlardır. Türü tükenmekte olan hayvanların korunması, hem insanlar için hem de doğa için gerekli olduğu gibi, esasen bu hayvanların kendileri için bir özgürlük sorunudur. Özellikle vahşi hayvanlar kendi doğal çevrelerinde yaşama ve özgürce üreme hakkına sahiptirler. Vahşi hayvanların özgürlüğünden uzun süreli alıkonulması, avlanılması Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde kabul edilen ilkelere aykırıdır. Buna rağmen özel düzenlemelerle , yasalarla sistem çok rahat şekilde hayvanların refahı düşünülmeden ticari işletmeler lehine yorumlanabilmektedir.


Hayvan haklarına büyük katkısı olan belgeselci sevgili Savaş Karakaş’ın , denizlerdeki dostlarımızdan yunusların başına gelen ama dile getirip anlatamadıkları yavrularından kopartılarak  , Japonya’da vahşice yakalanmalarından  bizlere kadar seyahatleri sırasında başlarından geçenler ve dolphinarium adlı gösteri merkezlerinde yaşadıkları  o kadar güzel anlatılmış ki , insan olduğumuzdan bir kere daha utandık.
Gösteri merkezlerinin 150 bin dolara kadar çıkan fiyatlarla sipariş talebinde yarıştığı ,  gülümseyen dostlarımızın başlarına gelenler , gösteri merkezlerinde geri plandaki daracık kafeslerde tutulmaları , insanların sadece şov dünyasında onları mutlu olduğunu zannetmeleri ve işletme sahiplerine her yıl onbinlerce dolar kazandırmaları , tüm yasaları , vicdanları zorlayan bir uygulama.

Bu zeki hayvanlar denizden ve ailelerinden zorla ve hile ile  koparılmaya devam ediyorlar ve  havuzlara hapsediliyorlar.. Koparıldıkları okyanus köşelerinde kanla sınandılar , o kanlar içinde çok uzun yolculuklara çıktılar..Artık özgür değiller.

Zekaları ve muhteşem fizikleriyle insanoğlunu büyüleyen yunuslar açlıkla imtihan edilip , ölü balık yemek yiyebilmek için bugün burunlarında top sektiriyor, çemberlerin içinden atlıyor ve hatta tedavisi ispatlanmadığı halde hastalara umut oluyor ama yunuslarla yüzenler çok mutlu iken ,  yunuslar insanlarla yüzmekten mutlu mu?  George Scott’un filminde Alfa ve Beta ile kurulan dostluk , işin içine ticari kaygılar girince , ne kadar üzülsek de filmin sonundaki hayvanları okyanusa terk etme hikayesi haklılığını buluyor gibi.

İnsanlar ticari kazanç için , sirklerden ve sokaklarda oynatılan ayılardan sonra yunusları da , diğer deniz memelilerini de keşfettiler ve maalesef giderek büyüyen bir pazara dönüştürdüler. İz TV’de yayınlanacak çocukluğumuzun dostu yunusumuz , Flipper’ın Kabusu  Digiturk 18. kanalda ara ara yayına giriyor.

Tüm hayvan hakları dostlarını tekrar ekran başına davet ediyor , bu cesaretli yapım için yönetmen Savaş Karakaş’ı , yapımcı Banu Acar’ı ve İZ TV  ekibini bizlere görünmeyen bu dünyanın acı dolu perde arkasını yansıttıkları için tekrar tekrar  alınlarından öpüyoruz.

Av. Ahmet Kemal Şenpolat
Hayvan Hakları Federasyonu
Yönetim Kurulu Başkanı

HABERTURK GAZETESİ
15/08/2009



Borç Filminde Çalışan Emekçilerin Karga Ölümü ile İlgili Basın Açıklaması Tüm Yapım Ekibinin İtirazlarını Yalanlıyor

Borç Filminde Çalışan Emekçilerin Karga Ölümü ile İlgili Basın Açıklaması Tüm Yapım Ekibinin İtirazlarını Yalanlıyor

Borç Filmindeki Karganın ölümü üzerine basına ve kamu oyuna duyurumuzdur:

 

Normal bir ortamda kargaya karşı uygulanan kötü muameleden şikayetçi olan kişilere teşekkür edilmesi gerekirken karalanmaya çalışılmamız ve yalancılıkla suçlanmamız üzücüdür. Çünkü biz bu yaşanan olayı ifşa etmeseydik bu durumu gizleyeceklerdi.

 

Film ekibinden 11 kişi olarak konuyu gündeme getiren bizler için sözlerimizin yalan olduğunu ifade etmelerine şaşırmıyoruz, ifadelerimizin arkasındayız. Bizi yalancılıkla suçlayanların ya kişisel çıkarları vardır ya eksik bilgileri vardır ya da kankacılık vicdanlarını köreltmiştir. Sonuçta bir karga ölmüştür. İnsanları özür dilemeye çağıracaklarına önce kendileri sorumluluğu üstlenip özür dilemelidir. Yönetmen gemi kaptanıdır ve işin etiğine yakışan suçu kabul etmesidir.


Yalan söylediğimizi iddia ettikleri bazı meselelere gelince:

Karganın sette olması Saraçoğlu’nun “şirin göründüğü” gerekçesi ile verdiği bir karardır. Senaryoda önce kumru diye bahsi geçen hayvan, son aşamada karga ile değiştirilmiş ve bununla ilgili, iddia edildiğinin aksine hiçbir ön çalışma yapılmamış, hiçbir uzmandan ya da profesyonel bakıcıdan destek alınmamıştır.

 

Kargaların set sorumluluğunu üstlendiği söylenen veteriner, filmde veteriner rolünü oynamak ve kargalara iğne yapmak üzere sete gelen bir veterinerdir. Toplamda 3 gün sette bulunmuştur, kendisinin geliş-dönüş biletleri bunun kanıtıdır. Ayrıca kendisi setin başında evde karganın kullanıldığı sahnelerde değil, ilk kez açık hava çekiminde karganın bayılması gerektiği için geldi, iğne yapmayı Vuslat Saraçoğlu’nun arkadaşı Mete Özkurt’a öğretip, rolünü oynadıktan sonra gitti. Açık hava çekiminde iki kargaya birden iğneler vuruldu, kendisi ile ekipten arkadaşlarımızın konuşmasına rağmen, bir şey olmayacağı ifade edilerek, sadece bir sahne için diye başlanan bu uyuşturma işlemi, Mete Özkurt’un yaptığı iğneler ile, sonraki günlerde de devam etti.

 

Borç film setine getirilen iki kargadan birinin ölümü üzerine, ekipten hiç kimseye açıklama yapılmadı. Bizler bir iki gün içinde bu durumu öğrendik ve bir izahat bekledik. Hepimiz, set süresince yaşananları bizzat gördük, yaşamına özen gösterilmeyen, rol yapması için zorlanan karganın durumunu da gördük. Fakat her şeyin sahibi olduğunu her fırsatta dile getiren yönetmen ve yapımcı Vuslat Saraçoğlu’nun direktifleri ile hareket etmek zorundaydık. “Yeter” dediğimiz hiçbir an kale alınmadı ve hayvanın yaşadığı durum, filmin çıkarları adına göz ardı edildi.

Birinin ölümü üzerine, diğeri ile sete devam etme ihtimalinin olduğunu öğrenince ise buna şiddetle karşı çıktık. Ekip olarak, başladığımız işi sağ salim teslim etmek ve ayrıca başka bir hayvanın kullanımına izin vermemek için sete devam ettik. Şimdi, afişte hiçbir şey olmamış gibi yaşamını yitiren karganın kullanıldığını görmek bizim için kanımızı donduran son nokta olmuştur.


HAYTAP'ın film setlerindeki hayvan hakları ile ilgili başlattığı çalışmanın ne kadar önemli olduğunu bu vesile ile görmüş olduk. Kendi film çıkarlarını, kariyerlerini korumak isteyenlerin sözlerine karşı, hayvanların haklarını korumak için bir denetim sisteminin bulunmasının bir zorunluluk olduğunu düşünüyoruz.

 

İmza:

Serkan Çetinkaya (Uygulayıcı Yapımcı)
Sinan Kut (Yönetmen Yardımcısı)
Elif Sözen (Yönetmen Yardımcısı)
Uğur Naymanlar (Reji Asistanı)
Alper Eraydın (Sanat Ekibi)
Çiğdem Uzundağ (Makyöz)
Damla Zavur(Kostüm Sorumlusu)
Mesut Tasasız (Yapım Amiri)
Cansu Gülmez (Yapım ekibi)
Hüseyin Demirbüken(Yapım ekibi)
Halil Tuncay (Ses ekibi)

Son Güncelleme ( Cuma, 16 Mart 2018 15:11 )

Haytap Sanat : Hayvanların Kullanıldığı Film Sektöründe Haytap Denetimi

Haytap Sanat : Hayvanların Kullanıldığı Film Sektöründe Haytap Denetimi



1978’de Paris’te ilan edilen Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi Madde 5/4 der ki:

Hayvanları içeren sergiler, gösteriler ve filmler hayvanların onuruna saygı göstermek zorunda olup hiçbir şekilde şiddet içeremezler.

Türkiye’de sinema filmlerinde, televizyon programları ve dizilerinde kullanılan hayvanları bundan sonra HAYTAP Sanat ekibi denetleyecek.

Söz hakları dahi olmayan hayvanların çekimler sırasında nasıl koşullarda kullanıldıklarını, zarar görüp görmediklerini tarafsız bir şekilde gözetleyecek olan ekibimiz böylece seyirci vicdanında yanıt  arayan endişeleri de HAYTAP güvencesi ile giderecek.

HAYTAP bünyesindeki HAYTAP Sanat’ta yer alan monitör ekip film ve dizilerde kullanılan hayvanların barındırılma, koruma, kullanım şekli, sağlık durumları ve genel hakları açısından denetleyicisi olacak.

Setlerdeki monitör süreci ve filmin yapımcıları ile gerçekleştirilecek çapraz sorgulama sonrası ekibimiz aşağıdaki onay tanımlamasına göre değerlendirme raporu sunacak.

Mükemmel, İyi, Kabul Edilebilir kategorilerinden birine hak kazanan filmler kazandıkları onay kategorisinin renginde mor, mavi veya yeşil olmak üzere HAYTAP ‘ın logosu ile birlikte ‘Hiçbir hayvan zarar görmemiştir.’ yazısını  kullanabilecekler.

HAYTAP değerlendirmesine katılan filmler hakkındaki ayrıntılı rapor HAYTAP web sitesinde yayınlanacaktır.

Süreç nasıl başlar?
Yapım şirketi filmin çekimlerine başlamadan önce HAYTAP Sanat’tan Tuğçe Madayanti Dizici ile iletişime geçer (haytap@haytap.org). Çekimlere geçilmeden önce HAYTAP monitör ekip sorumlusu ile yapım ekibi yetkilisi yapımda kullanılacak hayvanlar ve hayvanların sahneleriyle ilgili ön toplantı yapar. Ardından yapım ekibi hayvanların kullanılacağı çekim sahnelerinin programını HAYTAP’a yollar. Çekim günü monitör ekip sorumlusu sette görevine başlar. Şayet çekim sırasında set monitörlüğü yapılmayacaksa, yapım sonrası durumlar için de süreç  yapımcı tarafından benzer şekilde iletişime geçerek başlatılır.

HAYTAP çekimlerde kullanılan hayvanları daha sağlıklı denetleyebilmek için sürece film bittikten sonra değil, çekim aşamasında dahil olmayı tercih etmektedir. Onay aşamasında bu durumu özellikle değerlendirmesi dahiline alınacaktır.

Onay Kategorileri


MÜKEMMEL
HAYTAP Sanat temsilcileri hayvanların kullanıldığı sahnelerde hayvanları gözetlemek üzere setlerde bulunmuş, çekimleri bizzat yerinde film ekibi ile takip etmiştir. Filmin bitmiş hali izlenmiş, çapraz sorgulama yapılmıştır. Hayvanların kullanımının mükemmel şartlarda ve şekilde gerçekleştiğine karar verilmiştir.

İYİ
HAYTAP Sanat temsilcileri hayvanların kullanıldığı sahnelerde hayvanları gözetlemek üzere setlerde bulunmamış, çekimleri yerinde takip etmemiştir. Filmin bitmiş hali izlenmiş ve çapraz sorgulamada yapımcılar son derece işbirliği içinde davranmıştır. Hayvanların kullanımının iyi ve denetimli koşullarda gerçekleştiğine karar verilmiştir.

KABUL EDİLEBİLİR
HAYTAP temsilcileri hayvanların kullanıldığı sahnelerde hayvanları gözetlemek üzere setlerde bulunmamış, çekimleri yerinde takip etmemiştir. Filmin bitmiş hali izlenmiş çapraz sorgulamada yapımcılar işbirliği içinde davranmıştır. Hayvan güvenliği açısından tehlike teşkil edecek unsur olmamakla birlikte hayvan hakları açısından geliştirilmesi gereken durumlar tespit edilmiştir. Hayvanların kullanımının kabul edilebilir ve denetimli koşullarda gerçekleştiğine karar verilmiştir.


KABUL EDİLEMEZ
Yapım süreci hayvan güvenliği sağlaması açısından başarısızdır. Film çekimi sırasında hayvan sakatlanması veya  ölümü gerçekleşmiştir.  Hayvanların kötü koşullarda kullanılma olasılığı yüksektir. Film yapımcıları HAYTAP Sanat ile işbirliğine yanaşmamıştır.








Barbaros Bulvarı 143/A Balmumcu Beşiktaş İstanbul

Email : haytap@haytap.org

http://www.haytap.org/
https://www.facebook.com/HAYTAP
https://twitter.com/HaytapOfficial
https://www.instagram.com/haytap/


 

 

1978’de Paris’te ilan edilen Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi Madde 5/4 der ki:

 

Hayvanları içeren sergiler, gösteriler ve filmler hayvanların onuruna saygı göstermek zorunda olup hiçbir şekilde şiddet içeremezler.

 

Türkiye’de sinema filmlerinde, televizyon programları ve dizilerinde kullanılan hayvanları bundan sonra HAYTAP Sanat ekibi denetleyecek.

 

Söz hakları dahi olmayan hayvanların çekimler sırasında nasıl koşullarda kullanıldıklarını, zarar görüp görmediklerini tarafsız bir şekilde gözetleyecek olan ekibimiz böylece seyirci vicdanında yanıt  arayan endişeleri de HAYTAP güvencesi ile giderecek.HAYTAP bünyesindeki HAYTAP Sanat’ta yer alan monitör ekip film ve dizilerde kullanılan hayvanların barındırılma, koruma, kullanım şekli, sağlık durumları ve genel hakları açısından denetleyicisi olacak.

Setlerdeki monitör süreci ve filmin yapımcıları ile gerçekleştirilecek çapraz sorgulama sonrası ekibimiz aşağıdaki onay tanımlamasına göre değerlendirme raporu sunacak.

Mükemmel, İyi, Kabul Edilebilir kategorilerinden birine hak kazanan filmler kazandıkları onay kategorisinin renginde mor,mavi veya yeşil olmak üzere HAYTAP ‘ın logosu ile birlikte ‘Hiçbir hayvan zarar görmemiştir.’ yazısını  kullanabilecekler.

HAYTAP değerlendirmesine katılan filmler hakkındaki ayrıntılı rapor HAYTAP web sitesinde yayınlanacaktır.

 

Süreç nasıl başlar?

Yapım şirketi filmin çekimlerine başlamadan önce HAYTAP Sanat’tan Tuğçe Madayanti Dizici ile iletişime geçer (haytap@haytap.org). Çekimlere geçilmeden önce HAYTAP monitör ekip sorumlusu ile yapım ekibi yetkilisi yapımda kullanılacak hayvanlar ve hayvanların sahneleriyle ilgili ön toplantı yapar. Ardından yapım ekibi hayvanların kullanılacağı çekim sahnelerinin programını HAYTAP’a yollar. Çekim günü monitör ekip sorumlusu sette görevine başlar. Şayet çekim sırasında set monitörlüğü yapılmayacaksa, yapım sonrası durumlar için de süreç  yapımcı tarafından benzer şekilde iletişime geçerek başlatılır.

 

HAYTAP çekimlerde kullanılan hayvanları daha sağlıklı denetleyebilmek için sürece film bittikten sonra değil, çekim aşamasında dahil olmayı tercih etmektedir. Onay aşamasında bu durumu özellikle değerlendirmesi dahiline alınacaktır.

Onay Kategorileri

 

MÜKEMMEL

HAYTAP Sanat temsilcileri hayvanların kullanıldığı sahnelerde hayvanları gözetlemek üzere setlerde bulunmuş,

çekimleri bizzat yerinde film ekibi ile takip etmiştir. Filmin bitmiş hali izlenmiş, çapraz sorgulama yapılmıştır.

Hayvanların kullanımının mükemmel şartlarda ve şekilde gerçekleştiğine karar verilmiştir.



























 

 

İYİ

HAYTAP Sanat temsilcileri hayvanların kullanıldığı sahnelerde hayvanları gözetlemek üzere setlerde bulunmamış,

çekimleri yerinde takip etmemiştir. Filmin bitmiş hali izlenmiş ve çapraz sorgulamada yapımcılar son derece işbirliği

içinde davranmıştır. Hayvanların kullanımının iyi ve denetimli koşullarda gerçekleştiğine karar verilmiştir.



























KABUL EDİLEBİLİR

HAYTAP temsilcileri hayvanların kullanıldığı sahnelerde hayvanları gözetlemek üzere setlerde bulunmamış,

çekimleri yerinde takip etmemiştir. Filmin bitmiş hali izlenmiş çapraz sorgulamada yapımcılar işbirliği içinde

davranmıştır.

Hayvan güvenliği açısından tehlike teşkil edecek unsur olmamakla birlikte hayvan hakları açısından geliştirilmesi

gereken durumlar tespit edilmiştir. Hayvanların kullanımının kabul edilebilir ve denetimli koşullarda gerçekleştiğine

karar verilmiştir.

 



























KABUL EDİLEMEZ

Yapım süreci hayvan güvenliği sağlaması açısından başarısızdır. Film çekimi sırasında hayvan sakatlanması veya

ölümü gerçekleşmiştir.  Hayvanların kötü koşullarda kullanılma olasılığı yüksektir. Film yapımcıları HAYTAP Sanat

ile işbirliğine yanaşmamıştır.


 



























 


 

 

SABAH GAZETESİ

 

 

 


Email : haytap@haytap.org

http://www.haytap.org/
https://www.facebook.com/HAYTAP

https://twitter.com/HaytapOfficial

https://www.instagram.com/haytap/

 

Son Güncelleme ( Pazartesi, 02 Nisan 2018 11:05 )

Sayfa 1 > 4

opencart tema opencart temaları