Ev Hayvanlarının Tahliyesi Genel Bilgiler

 

Kurgusal Duruşma : Ev Hayvanlarının Tahliyesi Nasıl Oluyor ?

Kurgusal Duruşma : Ev Hayvanlarının Tahliyesi Nasıl Oluyor ?

Sitede ve apartmanlarda beslenen hayvanların tahliyesi kurgusal mahkeme ortamı yargıç avukatlar ve tanıklar ile 1AN TV'de yayinlandi

Bir hayvanın tahliyesini isyeyen kat maliki ve agresif tanıklara karşı yapilan hukuki savunma ve yargıcın iddia ve savunmalar karşısında TARCIN adlı köpek için verdiği gerekçeli karar.

 

Programı izlemek için tıklayınız...

Son Güncelleme ( Cuma, 13 Ekim 2017 15:02 )

Hayvanların Evlerden Tahliyesi - Sokak Hayvanlarının Beslenmesi - Çözüm Önerileri

Hayvanların Evlerden Tahliyesi - Sokak Hayvanlarının Beslenmesi -  Çözüm Önerileri

Sitede ve apartmanlarda beslenen hayvanların tahliyesi traji komik hikayelerle hem güleceğiniz hem öğrenceğiz hikayelerle ve sizlere de öğretici olması gerektiği şekliyle yayınlanır yayınlanmaz web sayfamıza aldık.


Site dışındaki sokak hayvanların beslenmesi , hayvanların tahliyesi , görev aşımı yapan apartman yöneticileri , kendini 10 kaplan gücünde hisseden 5+1 daire malikine karşı 1+1 'de oturan kişinin gücü ve hukuken çözüm öneriileri..

 

Programı izlemek için tıklayınız..

Son Güncelleme ( Perşembe, 24 Ağustos 2017 08:54 )

 

Warning: imagejpeg() [function.imagejpeg]: Unable to open '/var/vhosts/haytap.org/images/resized/images/stories/pictogramlar/federasyon_dayanisma_2011_510_430.jpg' for writing: No such file or directory in /var/vhosts/haytap.org/modules/mod_janews/helper.php on line 127

Evdeki Hayvan İçin Komşu – Site Yönetimi Baskısında Yapılacaklar

Evdeki Hayvan İçin Komşu – Site Yönetimi Baskısında Yapılacaklar




Yönetim planında eğer hayvan beslenemez ibaresi var ise, karşı tarafın eli biraz daha güçleniyor ama siz de bu durumda “apartman veya site yönetiminden kaynaklanan YANLIŞ UYGULAMALAR ve EKSİKLİKLERİ” gündeme getirip, hayvanla ilgili şikayet ve zorlamaları devam ederse, bu eksiklikler için apartman veya site yönetimine “idari-mali” denetim isteyeceğinizi söyleyiniz.

Tüm binalar için tadilat, ekleme ve yanlış kullanımlar için “plana ve imara uygunluk” denetimi de isteyebilirsiniz. Bu dava uygulamada projeye uyarlık davası olarak geçmektedir. Kendi başınıza değil ancak bir avukat yardımı ile açarsanız daha başarılı olursunuz.

Aşağıdaki anlatımlar bir konutu istif haline getirilmesi ya da evde yaban hayvanı beslemesi halinde geçeerli değildir. Bir apartman dairesinde örneğin 40-50 kedi köpek beslenmesi zaten kat mülkiyeti yasasına da hayvanların sağlığına da aykırıdır.

A-GENEL OLARAK YAPILACAKLAR:


1. Sahipli hayvan maalesef " mal olduğu için"  sadece MAHKEMELER müdahale edebilir. Başka hiç bir kurum veya kişi müdahale edemez. Çünkü sahipli hayvan TCK ya göre MAL KAPSAMINA girer. Bunu çok iyi anlamalısınız.
2. Zabıta müdahalesini derhal “görevi kötüye kullanmaktan ve haneye tecavüzden” derhal “kendi kurumu olan belediyeye ve valilik ile içişleri bakanlığına” şikayet ediniz. (Zabıta ne sahipli ne de sahipsiz hayvana müdahale edemez)
3. Komşu veya mahalle sakinlerinin “imza toplamasının” ise kesinlikle yasal bir geçerliği yoktur, o imzalar ile kapınıza gelen tüm kurum ve kişileri valiliğe şikayet ediniz.
4. Muhtar müdahalesinde ise, muhtarı “valiliğe” şikayet ediniz.
5. Komşu veya başka kişiler tarafından hakaret veya tehdide maruz kalırsanız, hiç zaman kaybetmeden “Karakola, şahsen tehdit edildiğinize, hakaret gördüğünüze” dair şikayette bulununuz.
6. Eğer hayvanınıza karşı yapılmış bir darp şiddet var ise, sahipli hayvan TCK ya göre mal kapsamına girdiği için, bu konuyu da karakola şikayet ediniz. Karakol ifadenizi aldıktan sonra konuyu SAVCILIĞA iletecektir. (ÖNEMLİ BİLGİ: Eğer sokakta baktığınız sahipsiz konumunda olan hayvana bir darp şiddet söz konusu ise, o durumu KARAKOLA şikayet ettikten sonra, karakol şikayetinizi VALİLİĞE yollayacaktır. Sahipsiz hayvana olan şiddet ve darp durumunda siz de hakaret gördüyseniz, karakolda SİZE YAPILAN hakaret ve tehdidi ön plana çıkartınız, şikayetinizin ana konusu yapınız. Sahipsiz hayvana yapılan şikayet ile karakola gidildiğinde, karakol direkt olarak “bu durumun valilik yetkisinde olduğunu” söylemektedir. SAHİPLİ ve SAHİPSİZ HAYVANA olan şiddet ve darp olaylarını mutlaka ayırınız. )
7. Sahipli hayvana müdahalede başta Valilik, İl Hayvanları Koruma Kurulu ve Orman Su İşleri Müdürlüğü olmak üzere idari yazışmalar yapınız. Bu idari yazışmalara ilişkin izlenecek yol aşağıda örnek yazışmalarla gösterilmiştir.


B-İDARİ YAZIŞMALARDA YAPILACAKLAR
a. Hayvanı şikayet eden kişilere veya yönetime yazı gönderilecek. Bu yazıda, yasa maddelerinden bahsedilecek, bu davranışlarının yaşamları kanunla güvence altına alınmış olan hayvanların yaşam hakkına tecavüz olduğu, kendilerini Orman Su İşler Bölge Müdürlüğüne şikayet ederek idari soruşturma açılması ve idari para cezasının verilmesi isteneceği belirtilecek. Bu yazıya Orman Su İşlerine ve Valiliğe gönderilen yazılar da eklenecek ki kişi kendisinin gerçekten şikayet edildiğini görsün.

b. Hayvanların evde yaşamalarının, “gerek 5199 sayılı kanun ve gerekse devletimizce imzalanan “uluslararası anlaşmalarla” güvence altına alındığı, kişilerin bu şekilde baskı ve şikayetlerinin yasayı ihlal olduğu,

c. Sahipli hayvanin MAL KAPSAMINA girmesi nedeniyle apartman yönetim kurullarınca veya başka bir kurumca bir müdahelede bulunulamayacağı, tahliye baskısı yapılamayacağı yazılacak. Sahipli hayvanları tahliye kararını sadece MAHKEMELER verir. Ayrıca, sahipli hayvana yapılacak kötü davranışın, Türk Ceza Kanunu kapsamına girdiği ,

d. Bu esnada, apartman veya sitede, evlerde veya ortak alanlarda, imar planına AYKIRI olarak yapılmış olan tadilatlar veya yapılanmalar tespit edilecek. Personel yönetiminde, genel kurul toplantılarında, bazı alım satımlarda, ortak kullanım alanlarındaki yönetim kullanımında olan yerlerde yönetimden kaynaklanan sorunlar- eksiklikler -yanlış kullanımlar varsa onları tespit edilecek. Şikayetlerin devam etmesi halinde, belediyeden ve ilgili kurumlardan tüm site veya apartmanda İMAR PLANINA aykırı hususların ve gelir-gider durumunun araştırılması isteminde bulunulacağı yönetime ve şikayetçi kişilere duyurmanız gerekmektedir..


1. ŞİKAYETTE BULUNAN KİŞİ VEYA YÖNETİME GÖNDERİLECEK UYARI YAZI ÖRNEĞİ:
(Altı çizili son paragraf isteğe bağlıdır, isterseniz yazıdan çıkartabilirsiniz)

Sayın………………..
Evde baktığımız hayvanımız için, tarafınızdan gelen hayvanımıza yönelik şikayetler ve hayvanımızı “atmamız” isteminiz üzerine yazışmaları başlatmış bulunuyorum. 5199 sayılı Hayvanlar Koruma Kanunu, havanların evlerde yaşamalarını güvence altına almıştır. Ayrıca devletimiz, hayvanların yaşam haklarına ilişkin ULUSLARARASI sözleşmelere imza atmıştır.


1. Bu bağlamda, bizi hayvanımızı terk etmeye zorlamanız, kanunu ihlal etmekle eşdeğerdir. Ayrıca sahipli hayvanın mal kapsamına girmesi nedeni ile tahliye kararının tarafınızca alınamayacağını, bu konuda ki yetkinin mahkemelerde olduğunu bilmenizi istiyoruz.
2. Orman Su İşleri Bölge Müdürlüğüne ve İl Müdürlüğüne, sahipli hayvanımızın yaşam hakkının ihlal edilmesi için baskı yaptığınız için, hakkınızda idari soruşturma açılmasını talep eden yazımız gönderilmiştir.
3. Yasanın uygulanmasını sağlamakla üst makam olarak görevli olan Valilik İl Hayvan Koruma Kurulu Başkanlığına şikayetimiz ayrıca bildirilmiştir.
4. Bu süreçte, apartmanımızın imara aykırı iç ve dış tadilatlarının, bağımsız bölümler ve ortak kullanım alanlarının ilgili kurumlarca denetlenmesi, “idari konular ve yönetime ilişkin evrak ve uygulamaların” ilgili kurumlarca DENETLENMESİ talep edilecektir.
5. Bunun yanında, konuyla ilgili olan STK lar da müdahil olacaklar ve hayvanların yaşam haklarını koruma sürecinde yer alacaklardır.
Hayvanımız evimizin bir ferdi gibidir. Bizden ayrılmasını talep etmek onun ÖLÜM EMRİNİ vermekle eşdeğerdir. Çünkü, yurdumuzda ki belediye barınakları birer açlık ve hastalık ile ÖLÜM KAMPI halindedir. Yavru olmayan bir hayvanın da bir başkasına sahiplendirme ŞANSI yok denecek kadar azdır. Kısaca, şikayetinizde ısrarlı olmanız demek, bu hayvanın sokaklara düşmesi ve insanlar tarafından dövülmesi, yakılması, tecavüze uğraması, gözünün oyulması yani kısaca işkenceli bir ölüme mahkum olması demektir.
Hayvanımızın oluşturabileceği ve komşularca rahatsızlık olarak nitelenecek her durum için her türlü tedbiri aldık ve taleplere göre yeni tedbirler almaya da hazırız.
Hem kültürümüz hem de dinimizde var olan komşuluk hakkının, bize sığınmış olan ağzı dili olmayan çaresiz bir hayvan için de, siz değerli komşularımız tarafından bize tanınmasını bekliyoruz.
Durumu bilgilerinize rica ederim.
İsim, imza….
Ek. Yapılan resmi yazışmalar…
Kanunlar, genelgeler…


2. ORMAN SU İŞLERİ BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜNE gönderilecek yazı:

Orman Su İşleri Bölge Müdürlüğüne

Evimizde ailemizle birlikte yasayan hayvanımızın her türlü bakım ve takibi veteriner hekim tarafından yapılmakta, hijyen koşullarına ve çevre temizliğine azami derece özen gösterilmekte, çevreye rahatsızlık verilmemesi için de tarafımızca son derece dikkat edilmektedir.

Buna rağmen, komşumuzca (isim yazın, yönetim ise yönetim bilgisini yazın) sürekli olarak ve ve zaman zaman da sözlü saldırılara varan biçimde hayvanımızın yaşam hakkı elinden alınmaya çalışılmakta, yasalara aykırı olarak hayvanımızı TERK ETMEMİZE zorlanmamıza varan biçimde baskı altında tutulmaktayız.

Gerek imza altına alınan uluslararası sözleşmeler ve gerekse 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve devletimizin imza attığı uluslararası sözleşmeler “hayvanı TERK ETMEYİ” yasal hükümle yasaklamış olmasına rağmen, bizi hayvanımızı terk etmeye zorlamaktadırlar.

Komşumuza olan yazımız ektedir. (ek)

Bu nedenle, YASAYI IHLAL ETMEKTEN dolayı, adi geçen kisi (veya apt yonetim kurulu) hakkında müdürlüğünüzce idari soruşturma açılmasını ve idari para cezası verilmesini, kişi ve yönetimin yasalar ve hayvan hakları konusunda bilgilendirilmesini, site bahçesinin uygun bir yerine kedi besleme ve suluğun bakanlığınızca konmasını talep ediyoruz.

Yönetim Planında Yasağa Rağmen Hayvanın Tahliyesinin Reddine ( Sulh Huk Mah Kararı )

Yönetim Planında Yasağa Rağmen Hayvanın Tahliyesinin Reddine ( Sulh  Huk Mah Kararı )



















 
































İSTANBUL ANADOLU 12. SULH HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR



ESAS NO :2012/542 Esas
KARAR NO : 2013/432


Hakim : Cengiz DÖKÜNLÜ 40359
Katip: Mesut GÜNDOĞDU 146716


Davacı : ........ SİTE YÖNETİMİ –
Veliki: Av. ....
Dava: Kat Mülkiyeti Kanunundan Kaynaklanan Davalar

Dava Tarihi: 12/06/2012
Karar Tarihi: 29/03/2013


GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ: 03/04/2013
Mahkememize açılan 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 33/2 maddesi uyarınca ‘’Hakim Müdahalesi’’ ile yönetim planına aykırı olarak evde beslenen köpeğin uzaklaştırılması davasının yapılan açık yargılama sonucunda ;


GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:
Davacı Detaykent Sitesi Yöneticiliği vekili Av. Abdurezak Kaner mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesi ile;-Davalının Detaykent sitesi A blok 21 nolu bağımsız bölümde ikamet ettiğini , bağımsız bölümünde beslemekte olduğu evcil hayvanı site dışına çıkarması için site yönetimi tarafından kendisine uygun yollarla bildirim yapıulmış olmasına rağmen davalının aykırı davranışını devam ettirdiğini,
– Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre kat maliklerinin yönetim planı hükümlerine uymakla yükümlü olduğunu,
-Yönetim planının kat maliklerinin hakları ve yükümlülükleri başlıklı maddesinin d bendinde evcil hayvan konusunda yasak bulunduğunu,
-Davaların bağımsız bölümünde köpek beslediğini ve bu hususun yönetim planı ile yasakladığını,
-Davalıya Üsküdar 5. Noterliği’nin 7758 yevmiye numaralı ihtarmanenin tebliğ edildiğini,
Belirterek, ev hayvanın site dışına çıkartılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
Buna göre davacı tarafın davasını yalnızca yönetim planındaki düzenlemeye dayandırdığı ve köpeğin rahatsızlık verdiğine ilişkin herhangi bir iddia öne sürmediği görüşmektedir.

 

Davacı vekili 27/02/2013 havale tarihli dilekçesinde , köpeğin dava açıldıktan sonra evden uzaklaştırıldığını bildirmiş, son celsede davalının beyanı ile köpeğin tekrar eve alındığı anlaşılmıştır.

29/03/2013 tarihli celsede Davacı vekiline köpeğin rahatsızlık verip vermediği sorulmuş, davacı vekili başka bir delil sunmayacaklarını, davalının davayı kabul ettiğini, köpeği gönderdiğini, ancak geri almak istediğini, talep gibi köpeğin uzaklaştırılmasına karar verilmesini belirtmiştir.

Davalı 18/07/2012 havale tarihli dilekçesinde, dava edilen köpeğin uzun süredir psikolojik tedavi gören oğluna ait olduğunu, davaya konu evcil köpeğin oğlunun rehabilitasyon ve tedavisi için doktor tarafından önerildiğini savumuştur.

DELİLLER:

Tapu kaydı dısyaya getirilmiş olup, davalı Işık Beşer’in Y.dudullu mh. 14516  parselde , Ablok 21 nolu bağımsız bölümün maliki olduğu ve 25/02/2009 tarihli yönetim planının taşınmazın beyanlar kısmına işlenmiş olduğu anlaşılmıştır.

Taşınmazın kat mülkiyetine cevrilmiş olması nedeniyle, davada 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun uygulanacağı açıktır.

Yönetim planı örneği doyaya getirilmiş olup, 25/05/2009 tarihli yönetim planının kat maliklerinin hakları ve yükümlülükleri bölümünden 1/d maddesinde ‘Bağımsız bölümde ve eklemlerde kuş balık gibi evcil hayvanlar hariç başka hayvan besleyemezler. Besledikleri hayvanlarında diger kat maliklerini rahatsız etmemesini sağlarlar. Aksi takdirde site kat malikleri sorun çıkaran  hayvanın site dışına çıkarılmasını isteyebilirler. Bu konuda site kat malikleri kurulunun alacağı kararlara hayvan sahipleri uymak zorundadır… düzenlemesinin bulunduğu görülmektedir.

Dosyaya sunulan site genel kurulunun 26/02/2012 tarihli toplantısına ait karar defteri fotokopisinde ‘’Evcil hayvanlar için yönetim planında da yazan evcil hayvan beslenmesi maddesi uyarınca evcil hayvanı olanların hakkında yönetime dava açma yerkisinin verilmesi oylandı. Oy çokluğu ile kabul edildi.’’ Şeklinde yönetime evcil hayvanlar konusunda dava açma yetkisinin verildiği görülmektedir.

Üsküdar 5. noterliğinin 19/03/2012 tarih, 7758 yevmiye numaralı ihtarnamesinde davalıya ihtarname veren yönetici şirket temsilcisinin yetkisi taraflar arasında ihtilaf konusu olmadiğindan ayrıca araştırılmamıştır.

Davalının Bağımsız bölüm maliki olup pasif husumet ehliyetine sahip olduğu anlaşılmaktadır.

davalının evde köpek beslediği davalının da kabulü ve mahkememizin keşifteki gözlemi ile sabittir.

Ancak köpeğin çevreye rahatsızlık verdiği iddia olunmamış, son celsede davacı vekilinden açıkcça sorulmasına rağmen başka bir delil sunmayacağını beyan etmiştir.Açılan dava ile davacı site yönetimi, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 33/2 maddesi uyarınca hakimin müdahalesini ve yönetim planına aykırı olarak yüksek katlı binaya ait bağımsız bölümde bulundurulan köpeğin bağımsız bölümden uzaklaştırılmasını talep etmiştir.

Köpeğin çevreye rahatsızlık verdiği iddia olmadığından, mahkememizce hukuksal değerlendirme yalnızca yönetim planı ile yasaklanan yerde köpek bulundurulup bulundurulmayacağına yönelik olarak yapılmıştır.

YARGISAL UYGULAMALAR

Şu ana kadar genel kabul görmüş ve yerleşmiş yargısal uygulamalara göre;

Yönetim planında, bağımsız bölümlerde evcil hayvan bakılması yasaklanmış ise, yönetim planının bağlayıcılığı karşısında, evcil hayvanın çevreye rahatsızlık verip vermediğine bakılmaksızın, yönetim planına aykırı olarak bakılan evcil hayvanın bağımsız bölümden uzaklaştırılmasına karar verilmektedir.

Yönetim planı evcil hayvan bakılması konusunda bir düzenleme içermiyor ise bu durumda sorun 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’Nun 18. maddesinde düzenlenen kat maliklerinin ‘’birbirini rahatsız etmek’’ yükümlülüğü ve Türk Medeni Kanunu’nun 737. maddesinde düzenlenen taşınmaz malikinin ‘’Komşusuna zarar verecek davranışlardan kaçınma’’ yükümlülüğü kapsamında değerlendirilmiştir.

Bu durumda evcil hayvanın diğer diğer kat maliklerine ve cevreye,
-saldırgan davranarak kişisel güvenliği ve huzuru bozmak
-Havlayarak veya başka şekillerde gürültü yaparak gürültü kirliliği yaratmak,
– Dışkılamak, kıl dökmek vs. şekilde çevreyi kirletmek,
-Ve sair şekillerde çevreye rahatsızlık vermek.
Şeklinde rahatsızlık verip vermediği araştırılmakta, verilen rahatsızlık ‘’birbirini rahatsız etmemek’’ yükümlülüğünün ihlali boyutlarına ulaşmış ise evcil hayvanın evden uzaklaştırılmasına karar verilmektedir.

Yönetim planında açıkça yasaklanmış değil ise ve çevreye rahatsızlık vermiyor ise evden uzaklaştırma taleplerinin reddine karar verilmektedir.

Yargıtay 18. hukuk Dairesi’nin 1992/13261 esas , 1993/1653 karar sayılı kararında  da ‘’’dava konusu olayda yönetim planının 5.maddesi ile kat maliklerinin kendi bölümlerinde ( .. kedi, köpek, tavuk gibi hayvanları…) beslemeleri açıkça men edilmiş bulunması itibarı ile 634 sayıı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun  yukarıda deginilen 28. maddesi hükmüne göre davalı ile diğer bütün kat malikleinin söz konusu maddenin açık hükmü karşısında bu men hükmüne aynen uymak zorunluluğu altında bulunduklarının kabulü gerekir’’ şeklinde yönetim planının bağlayıcı olduğu vurgulanmaktadır.

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 12/09/1995 tarih, 1995/8815 esas , 1995/8554  karar aynı dairenin 13/04/1995 tarih , 1995/ 3870 – 1995/ 4585 karar sayılı kararlarında da benzer şekilde yönetim planında ev hayvanı beslenmesi konusunda yasak bulunduğu durumda yasagın uygulanacagı kabul edilmiştir.

Yargıtay 18. Hukuk dairesinin 10/07/1995 tarih , 1995/7532 esas – 1995/8102  kararında açık bir şekilde ‘’Kat Mülkiyeti Kanunu 28. maddesine göre tüm kat maliklerinin bağlayıcı sözleşme niteliğinde olan yönetim planında, bağımsız bölüm ve eklemlerinde kedi, köpek gibi hayvanların beslenmesi açıkça yasaklanmış ve, bağımsız bölümde beslenen köpek çevresine rahatsızlık vermemiş olsa dahi uyuşmazlık halinde mahkemece yönetim planı hükmünün uygulanması zorunludur’’ denilerek yönetim planının rahatsızlık verilip verilmemesine bakılmaksızın uygulanacagını belirtmiştir.

Açıklanan yargısal uygulamalar Çevreye rahatsızlık vermeyen ev hayvanlarının evden uzaklaştırılması konusunda ‘’Yönetim PLANI’’ nı esas almaktadır.

bu durumda Ynöetim planının ‘’Hukuksal niteliği’’ mahkememizce inceleme konusu yapılmalıdır.

YÖNETİM PLANININ HUKUKSAL NİTELİĞİ :

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’Nun 28. maddesi aynen şöyledir..

B YÖNETİM PLANI :

28. Madde – Yönetim planı yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini yönetici ve denetçilerin alacakları ücreti ve yönetime alt diğer hususları düzenler. Yönetim planı, bütün kat maliklerini bağlıyan bir sözleşme hükmündedir.

Yönetim planında hüküm bulunmıyan hallerde, anagayrimenkulün yönetiminden doğacak anlaşmazlıklar bu kanuna ve genel hükümlere göre karara bağlanır.

(Değişik fıkra: 13/04/1983 – 2814/11 md.) Yönetim planının değiştirilmesi için bütün kat maliklerinin beşte dördünün oyu şarttır. Kat maliklerinin 33 üncü maddeye göre mahkemeye başvurma hakları saklıdır.

Yönetim planı ve bunda yapılan değişiklikler, bütün kat malikleriyle onların külli ve cüzi haleflerini ve yönetici ve denetçileri bağlar.

Yönetim planının ve onda sonradan yapılan değişikliklerin tarihi, kat mülkiyeti kütüğünün (Beyanlar) hanesinde gösterilir ve bu değişiklikler yönetim planına bağlanarak kat mülkiyetinin kuruluş belgeleri arasında saklanır.

görüldüğü üzere kanun, yönetim planının bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmünde oldugunu açıkça belirtmiştir.

Bütün kat maliklerini bağlayan ‘’Yönetim Planı’’nın ne şekilde oluştuğu incelendiğinde;

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 12/b maddesi , Kat mülkiyetinin kurulması sırasında kat mülkiyetini kuran malik veya malikler tarafından imzalanmış bir yönetim planının tapu idaresine verilmesinin zorunlu oldugunu düzenlemektedir.

Buna göre ‘’Yönetim Planı’’ tüm kat maliklerinin bir araya gelerek oluşturdukları ve uzlaşma ile oluşturdukları bir belge degildir.

Uygulamada kat mülkiyeti, çogunluka muteahhit firma tarafından inşaata başlanır iken kurulmakta, müteahhit firma tek başına oluşturdugu ‘’Yönetim Planı’nı diğer belgeler ile birlikte tek başına imzalayarak tapu idaresine vermekte ve bu yönetim planı kat mulkiyeti kütügünün beyanlar hanesine işlenerek , inşa edilen ana taşınmazda bagımsız bölüm edinen tüm kat maliklerini bağlamaktadır.

Yönetim Planının çogunlukla müteahhit firma tarafından tek başına oluşturulmasına ragmen degiştirilebilmesi için ancak bütün kat maliklerinin beşte dördünün oyuna ihtiyaç duyulması ‘’Yönetim planı’’nı son derece öenmli kılmaktadır.

Nitekim davamızda ‘’Yönetim Planı’’ nın 25/05/2009 tarihinde 7-8 kişi tarafından imzalanarak oluşturuldugu, kat maliklerinin bu tarihten çok daha sonra ana taşınmazdan bagımsız bölüm edindikleri görülmektedir.

Belirtildiği üzere ‘’yönetim Planı’’ kat maliklerince müzakere edilerek oluşturulmamış, müteahhit firma tarafından tek taraflı olarak düzenlenmiştir.

Ancak 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun

-28/1 maddesinde , yönetim planının bütün kat maliklerini bağlayan sözleşme hükmünde kabul edilmesi,

-28/3 maddesinde, yönetim planının bütün kat maliklerini bağlayacagının düzenlenmesi,
Karşısında ‘’YÖNETİM PLANI’nın hukuksal niteliğinin ‘’bütün kat maliklerini bağlayan sözleşme’’ oldugu açıktır.

Bu durumda mahkememizce Yönetim planının sözleşme niteliği göz önünde bulundurularak tarafların hukuksal durumlarının sözleşme hükümlerine göre degerlendirilmesi gerekir.

SÖZLEŞMELERİN HUKUKSAL NİTELİĞİ VE BAĞLAYICILIĞI

6098 sayılı Borçlar Kanunu, 1 – 48 maddelerinde Sözleşmeden doğan Borç ilişkileri’ni düzenlemektedir.

Buna göre ‘’Sözleşme’’ borç doguran en önemli hukuksal nedendir.
sözleşme taraflarına hak ve borçlar dogurur.

türk hukukunda sözleşme serbestliği ilkesi benimsenmiştir. Taraflar kanuında belirtilen belirli durumlar dışında diledikleri konularda serbestçe sözleşme yapabilirler. Sözlerme Taraflarını bağlar.

Üstte açıklandıgı üzere davamızın çözümünde önemli bir rol oynayan Yönetim Planı Borçlar kanunu’nun 1 – 48 ‘inci maddelerinde düzenlenmiş bir sözleşme hükmündedir ve bütün kat maliklerini bağlayacaktır.

Bağlayıcılık tarafların sözleşme hükümlerine uymak zorunda oldugunu , uymaz ise diger tarafın hukuksal korunma ve sözleşme hükümlerinin uygulanmasını isteyebileceğini, tarafların sözleşme hükümlerini sonradan tek taraflı olarak degiştiremeyecegini ifade eden, kendisine bir çok hukuksal sonuç bağlanmış bir kavramdır.

Ancak Borçlar kanunu’nun 27. maddesi ‘’Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.

Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur.’’ Düzenlemesini içermektedir.

buna göre Sözleşme’nin geçerli olabilmesi ;

-kanunun emredici hükümlerine,
-ahlaka
-kamu düzenine
-kişilik haklarına
Aykırı olmaması koşuluna bağlıdır.

Belirtilen konularda aykırı hükümler taşıyan sözleşme geçersizdir.
Taraflar bir sözleşmede kanunun emredici hükümlerine , ahlaka, kanun düzenine, kişilik haklarına aykırı düzenlemeler var ise düzenlemelerin hükümsüz sayılması için hakime başvurabilirler.

Hakim görmüş oldugu davada tarafların dayandıgı sözleşmede hükümsüz sayılmasını gerektirir bu tür bir aykırılık gördügünde res’en kısmı hükümsüz sayacaktır. Zira hukukta bu aykırılıklar ‘’ Mutlak Butlan’’ teşkil edip taraflarca öne sürülmese dahi hukuksal sonuç dogurmazlar.

bu halde mahkememizce 25/05/2009 tarihli ‘’yönetim Planı’’ nın kat maliklerinin haklareı ve yükümlülükleri bölümünün 1/d maddeside ‘’bağımsız bölüm ve eklentilerde kuş balık gibi evcil hayvanlar hariç başka hayvanlar besleyemezler. Besledikleri hayvanlarında diger kat maliklerini rahatsız etmemesini saglarlar. Aksi takdirde site kat malikleri sorun çıkaran hayvanın site dışına çıkarılmasını siteyebilirler. Bu konuda site kat malikleri kurulunun alacağı kararlara hayvan sahipleri uymak zorundadır’’ düzenlemesinin,

kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine , kişilik haklarına aykırı olup olmadiginin incelenmesi gerekir.

Kişilik haklarının neler oldugu temek hal ve özgürlükler kavramı ile ilintilidir.

Kanunda açıkça Temel Hak ve Özgürlükler ifadesine yer verilmemiş olsa dahi, temel hak ve özgürlüklerin, kişilik hakları kavramına dahil oldugu, sözleşmelerin temel hak ve özgürlüklere aykırı olamayacagı açıktır.

KİŞİLİK HAKLARI – TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER;

kişilik hakları , çok geniş bir kavram olup tarihsel süreç içerisinde gelişme gösteren bir kavramdır.

Kişilik hakları kapsamında özellikle vazgeçilmez nitelikteki temel hak ve özgürlükler bir çok uluslar arası ve ulusal düzenlemeye konu olmuştur.

-İnsan hakları evrensel beyannamesi,
-birleşmiş milletler Araştırmaları,
_(Avrupa) İnsan hakları ve temel özgürlüklerin korunmasına ilkişkin sözleşme ve ek protokolleri,
-Avrupa Konseyi Statüsü,
-Kophenhag kriterleri,
-Helsinki Belgesi, Uluslararası metinlerden yalnızca birkaçıdır. Ulusal düzenlemelerden,
-Anayasa,
-Türk medeni Kanunu,
Temel hak ve hürriyetler ile kişilik hakları konusunda bir çok düzenleme içermektedir.
Bu düzenlemelerin ‘’İNSAN’ı konu aldıgı şüphesizdir.

ancak ‘insan’ın çevresinden ve doğadan soyutlanarak tek başına ele alınması insanı anlamak için yeterli olamaz.

İnsan dünyada tek başına degildir. Dünya hayvanı ile, bitkisi ile diger canlılar ile paylaştıgımız yaşama alanımızdır.

İnsan haklarının gelişme gösterdiği uzun süreçte insan diger canlıları görmezden gelmiş ve dünya’nın tek efendisi rolu oynamış ise de bu tutumun devam ettirilemeyecegi geldigimiz noktada açık seçik ortaya çıkmıştır.

İnsan hakları konusunda ilk metinlerden biri olan İnsan ve Vatandaşlık Hakları Bildirgesi 28 Agustos 1789 tarihlidir. Ancak insanlıgın bir araya gelerek gerçek bir hak ve özgürlükler belgesi oluşturması 10 Aralık 1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ile mümkün olmuştrur. Gelişmeler tamamlanmış sayılmaz. Halen bir çok eksigi olan İnsan haklarının gelişmesi ve dünya geneline yaygınlaşması sürekli ve içten bir çabayı zorunlu kılmaktadır.

İnsan hakları konusunda bu ölçüde agır yürüyen ve zorlu süreç, hayvan hakları konusunda henüz neredeyse yolun başında sayılabilir.


HAYVAN HAKLARI KONUSUNDA DÜZENLEMELER:

A- Birleşmiş milletler Egitimi, Bilim vce kültür Örgütü (UNESCO) tarafından 15Ekim1978 de Paris UNESCO evinde Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi İlan edilmiştir. Bu metin 1989 yılında Hayvan Hakları Birliği tarafından tekrar düzenlenerek 1990 yılında UNESCO Genel Direktörü’ne sunulmuş ve aynı yıl halka açılmıştır.

Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi;

Başlangıçta ‘’YAŞAMIN TEK OLDUGUNU, Yaşayan bütün canlıların ortak bir kökeni oldugunu ve türlerin evrimi yönünde farklılaştıgını, yaşayan bütün canlıların doğal haklarıa sahip oldugunu ve sinir sistemi olan her hayvanın kendine özgü hakları bulundugunu, bu doğal hakların küçümsenmesi ve hatta kolayca göz ardı edilmesinin doğa üzerinde ciddi zararlar doğuracagını ve insanoğlunun hayvanlara karşı suç işlemesine sebebiyet vereceğini,, türlerin birlikte olmasının diger hayvan türlerinin yaşama hakkının insanoglu tarafından tanınmasını ifade edeceğini, insanoglu tarafından hayvanlara saygı gösterilmesinin bir insanın bir digerine gösterdigi saygıdan ayrı tutulamayacagını dikkate alarak ilan edilir ki ; düzenlemesinin ardından ,
Henüz 1. Maddesinde;
‘’Bütün hayvanlar biyolojik denge kavramı içersinde varolmak bakımından eşit haklara sahiptir’’

2.maddesinde

‘’Bütün hayvanlar saygı gösterilme hakkına sahiptir’’

düzenlemeleri ile Hayvan’ı insanlar gibi hak sahibi varlıklar olarak kabul etmiştir.
Temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslar arası metinler, her türlü hukuksal kuralın üzerinde yer alır.

Hukukta genel olarak anayasa, normlar piramidinin en üstünde gösterilir. Ancak anayasa dahi insanlık ailesinin kabul ettiği temel hak ve özgürlüklere aykırı düzenlemeler içeremez.

Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi, hayvanların temel hak ve özgürlüklerini ortaya koyan temel metin olması nedeni ile hakimin gerek diğer mevzuatı yorumlarken, gerekse taraflar arasındaki sözleşmeleri incelerken başvuracağı bir metindir.

Bu yaklaşımı ile Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi incelendiğinde,

-Hayvanların aynı insanlar gibi hak sahibi olabilecegi anlaşılmaktadır. Bu düzenleme hayvanı hak ehliyetine sahip kabul etmektedir.

Hayvan, aynı insanlar gibi hak ehliyetine sahip kabul edildiğine göre hakim, Borçlar kanunu’Nun 27. maddesi uyarınca taraflar arasında yapılan sözleşmenin kişilik haklarına aykırı hükümler içerip içermediğini değerlendirir iken, sözleşmenin hayvanın kişilik haklarına aykırı düzenlemeler içerip içermediğini de göz önünde bulunduracaktır.

-bildirgenin 5.maddesinin 1 ve 2. fıkralarında !! 1- bir insanın destegine ihtiyaç duyan her hayvan uygun besleme ve bakımı görme hakkına sahiptir

2- Hiçbir koşul altında terk edilemez veya adil olmayan bir şekilde öldürülemezler’’ düzenlemesi bulunmaktadır.

Bu düzenleme insana desteğe ihtiyaç duyan hayvanı besleme ve bakımını yapma yükümlülüğünü yüklemektedir.

B- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’Nın 90/son maddesi ‘’ Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7.5.2004-5170/7 md.)Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır. Düzenlemesi içermektedir.

Bu düzenleme uyarınca, TBMM tarafından 4934 sayılı kanun ile uygun bulunarak kanun hükmünde sayılan 18 kasım 1999 tarihinde strazburg’da imzalanan Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi’nin incelenmesinde;

Giriş kısmında;

‘’İnsanın yaşayan tüm canlılara ahlâkî bir yükümlülüğünün olduğunu tanıyarak ve insan ile ev hayvanları arasında mevcut özel ilişkileri hatırda tutarak,
Ev hayvanlarının yaşam kalitesine olan katkılarını ve bunun sonucu olarak da toplum için taşıdığı önemi dikkate alarak, ‘’

Açıklamaları ile insanın tüm canlılara özelde hayvana karşı ahlakı yükümlülüğünün bulundugunu ve ev hayvanlarının insanın yaşam kalitesine katkı sunarak toplum için önem taşıdıgının kabul edildigi görülmektedir.

Hakim taraflar arasında yapılan sözleşme hükümlerinin gecerli olup olmadigini degerlendirir iken insanın ahlaki yükümlülüğünü ve sözleşmenin tarafı olan insan ile ev hayvanı arasındaki mevcut özel ilişkiyi göz önünde bulundurmak zorundadır.

1/1 maddesinde ev hayvanı’nın ‘’ insan tarafından özellikle evde, özel zevk ve refakat amacıyla muhafaza edilen veya edilmesi tasarlanan her türlü hayvanı ifade eder. ‘’ şeklinde tarif edildigi görülmektedir.

Bu tarif doğrultusunda davaya konu köpegin ev hayvanı olup olmadiginin degerlendirilmesi gerekmektedir.

Davalı davaya konu evcil köpegin olgunun rehabilitasyon ve tedavisi için doktoru tarafından önerilmiş bir tedavi programı geregi bulundurdugunu beyan etmiş olup, davacı tarafça köpegin ev hayvanı olmadıgı iddia ve ispat olunamamıştır. Aksine rehabilitasyon programına göre önerilmiş köpegin ev hayvanı oldugu kuşkusuzdur.

3/2 maddesinde ‘’hiç kimse bir ev hayvanını terk edemez’’düzenlemesi bulunmaktadır.

Hakim taraflar arasında yapılan sözleşme hükümlerinin geçerli olup olmadigini degerlendirir iken sözleşme hükmünün hayvanın terk edilmesi sonucunu dogurup dogurmayacagını göz önünde bulundurmak zorundadır.

C- 01.07.2004 tarihli resmi gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun incelenmesinde;

-3/e maddesinde Evcil hayvan’ın ‘’ Evcil hayvan: İnsan tarafından kültüre alınmış ve eğitilmiş  hayvanları,”” şeklinde

-3/a maddesinde yaşama ortamı’nın ‘’ hayvan veya hayvan topluluğunun doğal olarak yaşadıgı yeri’’ şeklinde,

-3/ı maddesinde ev ve süs hayvanı’nın ‘’ İnsan tarafından özellikle evde, işyerlerinde ya da arazisinde özel zevk ve refakat amacıyla muhafaza edilen veya edilmesi tasarlanan bakımı ve sorumluluğu sahiplerince   üstlenilen her türlü hayvanı, ‘’ şeklinde,

-3/j maddesinde Kontrollu hayvan’ın ‘’ Bir kişi, kuruluş, kurum ya da tüzel kişilik tarafından sahiplenilen, bakımı, aşıları, periyodik sağlık kontrolleri yapılan işaretlenmiş kayıt altındaki ev ve süs hayvanlarını,’’ şeklinde tanımlandıgı görülmektedir.

Bu tanımlar bir arada degerlendirildiğinde, Evcil hayvanların doğal yaşama alanının ‘’Ev’’ oldugu, bu hayvanların doğuştan gelen ırk özelliklerinin insan ile birlikte yaşamak oldugu anlaşılmaktadır. Bu anlamda Evcil Hayvanın yaşama alanı, insan ile birlikte ev, çiftlkik vs iken. ‘’yabani hayvan’’ın yaşama alanı doğada serbest olma şeklindedir.

Kökeninde tüm hayvanların yabani hayvan olarak doğada serbestçe yaşadıkları ancak insan tarafından evcilleştirilen hayvanların binlerce yıldır insanla birlikte yaşam sürerek evrimleştikleri, evcilleşen hayvanın bu andan sonra insandan uzak bir şekilde doğada hayatiyetini koruyamayacağı, varlıgını ancak insanla birlikte yaşama ile mümkün olacagı açıktır.

Öte yandan belirtilen tanımlamalar davamıza konu köpegin, ev ve süs hayvanı olarak kontrollü hayvan oldugunu, evcil hayvan olarak yaşama alanının EV oldugunu göstermektedir.

Hayvanları Koruma Kanunu’Nun 4.maddesi temel ilkeleri düzenlemiştir.

Bu kapsamda (a) fıkrası –  Bütün hayvanlar eşit doğar ve bu Kanun hükümleri çerçevesinde yaşama hakkına sahiptir. Düzenlemesi ile,

(b) fıkrası –  Evcil hayvanlar, türüne özgü hayat şartları içinde yaşama özgürlüğüne sahiptir. Sahipsiz                     hayvanların da, sahipli hayvanlar gibi  yaşamları desteklenmelidir. Düzenlemesi ile,

Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi’ndeki düzenlemelere paralel şekilde hayvanı hak sahibi bir canlı olarak kabul etmiş, hayvanın bir canlı olarak ‘’Hak Ehliyeti’’ bulundugunu ortaya koymuştur.

Benzer şekilde, kanun’un 5/5 maddesinde bulunan Ticarî amaç güdülmeden bilhassa ev ve bahçesi içerisinde bakılan ev ve süs hayvanları sahiplerinin borcundan dolayı haczedilemezler.   Düzenlemesi ev hayvanının yalnızca üzerinde mülkiyet ilişkisi kurulan bir eşya olmadigini, hayvanın hak sahibi oldugunu gösteren başka bir düzenlemedir.

Bundan Çıkacak hukuki sonuç Şudur:

Hakim Borçlar kanunu’nun 27 maddesi uyarınca önüne gelen sözleşmenin kanuna kişilik haklarına aykırı hükümler taşıyığ taşımadıgını degerlendirir iken, sözleşmenin insanın kişilik hakları dışında, hayvanın kişilik haklarına aykırı düzenlemeler içerip içermedigini de degerlendirmek zorundadır.

Hayvanları Koruma Kanunu’nun

-4. maddesi (c) fıkrası ‘’ Hayvanların korunması, gözetilmesi, bakımı ve kötü muamelelerden uzak tutulması için gerekli önlemler alınmalıdır.’’ Düzenlemesi ile,

(d) fıkrası ‘’ Hiçbir maddî kazanç ve menfaat amacı gütmeksizin, sadece insanî ve vicdanî sorumluluklarla,  sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlara bakan veya bakmak isteyen ve bu Kanunda öngörülen koşulları taşıyan gerçek ve tüzel kişilerin teşviki ve bu kapsamda eşgüdüm sağlanması esastır.  ‘’ düzenlemesi ile

5/1 maddesi  ‘’ Bir hayvanı, bakımının gerektirdiği yaygın eğitim programına katılarak sahiplenen veya ona bakan kişi, hayvanı barındırmak, hayvanın türüne ve üreme yöntemine uygun olan etolojik ihtiyaçlarını temin etmek, sağlığına dikkat etmek, insan, hayvan ve çevre sağlığı açısından gerekli tüm önlemleri almakla yükümlüdür. Düzenlemesi ile ,

İnsana hayvanların korunması yönünden yükümlülükler yüklemiştir.

İnsanların yapmış oldukları düzenlemelerin ve bu kapsamda kişiler arasındaki sözleşmelerin, hayvanların korunmasına yönelik olarak, kanun tarafından öngörülen yükümlülüklere aykırı olmaması gerekir.

D- 12.05.2006 tarihli resmi gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği’nin incelenmesinde kanun ile öngörülen ilkelere uygun ve ayrıntılı düzenlemelere yer verildiği anlaşılmaktadır..

HUKUKSAL DEGERLENDİRME;

Tum bu bilgiler ışıgında dava konusunun incelenmesinde;

-Davacı vekilinin dava dilekçesi ile köpeğin evde bakılmasının yönetim planında mevcut yasaga aykırılık teşkil ettiği hukuksal sebeplerine dayanmış oldugu,
-Davada , köpeğin çevreye rahatsızlık verdiği iddiası bulunmaması nedeniyle bu konuda araştırma yapılmayacagı ve köpegin çevreye rahatsızlık vermediğinin sabit kabul edilmesi gerektirigi.

-Bu durumda , mahkememizce degerlendirmenin yalnızca site yönetiminin polanında ev hayvanı bakılması yasagının, dava konusu köpeğin evden uzaklaştırılmasını gerektirip gerektirmeyecegi hususlarında yapılması gerektigi anlaşılmaktadır.

Davalının maliki oldugu siteye air 25/05/2009 tarihli yönetim planı’nın, kat maliklerimim hakları ve yükümlülükleri bölümünün 1/d maddesinde ‘’Bağımsız bölümler ve eklentilerde kuş balık gibi evcil hayvanlar hariç, başka hayvanlar besleyemezler, besledikleri hayvanlarında diger kat maliklerini rahatsız etmemesini sağlarlar. Aksi takdirde site kat malikleri sorun çıkaran hayvanın site dışına çıkarılmasını isteyebilir. Bu konuda site kat malikleri kurulunun alacağı kararlara hayvan sahipleri uymak zorundadırlar’’ düzenlemesinin bulundugu görülmektedir.

Yönetim Planı , 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 28/1 maddesi , son cümlesi uyarınca… ‘’bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmündedir.

Bu halde Yönetim planı’nın hukuksal olarak Borçlar kanunu’Nun 1- 48 maddelerinde düzenlenen ve borcun kaynaklarından olan ‘’Sözleşme’’ oldugunun kabul edilmesi gerektigi açıktır.

Yönetim planı, hukuken ‘’sözleşme olduguna göre’’ Yönetim planı içerisindeki düzenlemelerin Borçlar kanunu’nun 27. maddesinde belirtilen ‘’ Mutlak Butlan- yokluk’’ içerip içermediğinin hakimliğimizce değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Üstte ayrıntılı olarak açıklandıgı üzere;

Temel hak ve özgürlükler belgesi niteliğinde olan  ve bu nedenle her türlü düzenlemenin üzerinden bulunup mahkememizce doğrudan uygulanması gereken hayvan hakları evrensel bildirgesi;

-Anayasanın 90/son maddesi uyarınca kanun hükmünde olan Ev hayvanlarının korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi,
-5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu,
Hükümlerine göre hayvanın hak sahibi bir varlık oldugu,
Taraflarca sözleşmeler düzenlenir iken hayvanın kişilik haklarını ihlal eden düzenlemeler yapılamayacağı,
Sözleşme hükmünde bulunan Yönetim planı’nın da benzer şekilde , hayvanın kişilik haklarına ve kanuna aykırı düzenlemeler içeremeyeceği,

Yönetim Planında, Hayvanın kişilik haklarına ve kanuna aykırı düzenlemelr bulunması halinde, bu düzenlemelerin Borçlar kanunu’nun 27. maddesi uyarınca mahkememizce res’en hükümsüz kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

dava konusu köpek, Ev hayvanıdır. Ev hayvanının doğal yaşam ortamın ev olup, insan ile birlikte yaşama hakkına sahiptir.

Davalı tarafından sahiplenilerek eve alınan ve aile bireyleri ile birlikte yaşayan köpek, ev bireylerini kendi ailesi gibi benimsemiştir. Bu köpeğin çevreye hiçbir rahatsızlık vermemesine rağmen, sırf insanlar tarafından yapılan YÖNETİM PLANI uyarınca evden uzaklaştırılması, onun kişilik haklarına aykırılık teşkil edecek niteliktedir.

Ev hayvanı olan dava konusu köpeğin, bu evden uzaklaştırıldıgında hayvan barınagına bırakılabilecegi söylenebilir. Ancak bu söylem bir insanın evi ile cezaevi koşullarının aynı oldugunu söylemekle eşdegerdir. Bu düşüncede ironi oluşturan durum, ancak suçlu insan cezaevine konulabilir iken hiçbir suçu olmayan, toplumsal hayata uyum saglamış hayvanın tamamen sucsuz sekilde, kendisi dışındaki sebeplerle hayvan barınagına bırakılarak, aralarına özel bir ilişki oluşan aile bireylerinden koparılmasının savunabilmesidir.

Hayvanın hak sahibi bir varlık olarak kabul edilmesi gerektigi üstte belirtilen uluslar arası metinler vew Hayvanları Koruma Kanunu ile sabittir.

Hayvanları ancak üzerinde mülkiyet ilişkisi kurulabilecek bir meta olarak gören anlayışın, gelişen hukuk ve çağdaş bakış açısı karşısında degişmesi, hayvanların kendi kişiliği ile canlı bir varlık olarak kabul etmesi zorunludur. İnsanın Hayvandan güçlü olması onu yok saymak hakkı vermez.

Tüm bu nedenlerle dava konusu köpeğin çevreye rahatsızlık verdiğinin iddia olunmaması karşısında ev hayvanı olarak insanlarla birlikte yaşamaya gösterdigi uyuma, çevreye zarar vermemesine ragmen,

Evden uzaklaştırılmasına dayanak oluşturacak Yönetim Planı’Nın evcil hayvan bakma yasagına ilişkin düzenlemesinin,

Hayvanın temel hak ve hürriyetlerini göz mnünde bulundurmaması hayvanın kişilik haklarına ve kanuna aykırı hükümler içermesi nedeniyle,

Borçlar kanunu’nun 27. maddesi kapsamında hükümsüz kabul edilmesi gerektiği mahkememizce kabul edilmiştir.


İNSANIN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ

Elbette hayvanlar hak sahibi birer canlı olarak tanımlanır iken insanın hakları göz ardı edilemez,

Toplumsal yaşam gün geçtikçe daha fazla oranda insanların bir arada yaşamasını gerektirmektedir. Bir arada yaşayan topluluk içinde her birey diger kişilerden güvenlik hakkına saglık hakkına saygı gösterilmesini, yaşam konforunu olumsuz etkileyecek davranışlardan kaçınmasını istemek hakkına sahiptir.

Bu nedenle ev hayvanı bulunduran herkes, baktıgı hayvanın

a- Saldırgan davranışlarla diğer insanlar üzerinde tehdit oluşturmasına engel olmak,
b- çevreyi kirletmemek, hayvanın dışkısı, tüy dökme gibi doğal atıklarını insanın yaşadığı çevreden hijyenik bir şekilde uzaklaştırmak,
c- Hayvanın havlayarak vs şekilde gürültü kirliliği yaşanmasına engel olmak
d- Hayvanın yaşadıgı ortamın pis tutularak koku kirliliği yaşanmasına engel olmak,
ve burada sayılamayan benzer şekillerde hayvanın çevrede zarar oluşturmasını ve rahatsızlık vermesine engel olmak yükümlülüğü altındadır.

İnsanlar toplumsal yaşam içersinde rahatsız edilmeden kendi yaşamını sürdürmek hakkına sahiptir.

Ev hayvanının insanla birlikte yaşamaya uyumu veya ev hayvanına bakan kişinin davranışları,

-634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 737. maddesinde düzenlenen taşınmaz malikinin ‘’Komşusuna zarar verecek davranışlardan kaçınma’’ yükümlülüğünün ihlali boyutuna ulaştıgı takdirde çevrede yaşayan insanların hakları ile hayvanın hakları çelişir. Bu durumda hukuk, çelişen haklardan insanın güvenliğk ve rahatsız edilmeme hakkını üstün tutmalı ve hayvanın uyum sağlayamamış ise toplumsal yaşamdan , hayvanın bakımını üstlenen kişi bakım yükümlülüğünü yerine getiremiyor ise bu kişinin yanından uzaklaştırılması gerekir.

MAHKEMELERCE YAPILMASI GEREKEN İŞLEM

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 33/2 maddesi uyarınca Hakimin müdahalesi ile evde beslenen ev hayvanının evden uzaklaştırılması talep edildiğinde mahkemece,

1) Davacıdan ebde bakılan hayvanın çevreye rahatsızlık verip vermediğinin sorulması,
2) rahatsızlık verdigi iddia olunur ise rahatsızlıgın açıklattuırılması,
3) Verilen rahatsızlık gürültü ise Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği 10/g maddesi uyarınca ‘’ söz konusu hayvan ya da hayvanların yaşama ortamına en yakın konutta bulunan bir yatak odası için ses basıncı düzeyi ve oturma odaları için de kabul edilebilir ses basıncı düzeyleri ile ilgili olarak 1/7/2005 tarihli ve 25862 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliğindeki (2002/49/EC) değerlerinin aşılıp aşılmadıgının mahallinde keşif yapılarak uzman bilirkişi aracılıgı ile yaratılan ses seviyesinin desibel degerinin ölçülmesi,

4) Verilen rahatsızlık güvenlik ise hayvanın saldırgan davranıp davranmadıgı hayvan sahibinin gerekli önlemleri alıp almadıgı hakkında tanıkların dinlenmesi ve hayvanın toplumsal yaşama uyum gösterip göstermedigi hakkında veteriner bilirkişi aracılıgı ile keşif yapılarak hayvanın davranışlarının gözlemlenmesi,
5) Verilen rahatsızlık çevreyi kirletmek ise buna ilişkin delillerin toplanması tanıkların dinlenmesi, kirletme devam ediyor ise bunun keşif yapılarak gözlemlenmesi gerekmektedir.

Mahkemece tüm bu araştırma yapıldıktan sonra evde hayvan bakılmasına yönelik düzenlemeler bulunması çevreyi rahatsız etmeyen hayvanın uzaklaştırılmasına gerekçe yapılamaz. Yönetim Planında bulunan ve ev hayvanlarının gerekçesiz olarak evden uzaklaştırılması sonucunu doguran düzenlemeler Borçlar kanunu’Nun 27. maddesi kapsamında kanuna ve kişilik haklarına aykırılık teşkil ettiğinden hükümsüz sayılmalı, Çevreyi rahatsız etmedigi anlaşılan ev hayvanlarının doğal yaşam ortamları olan evden uzaklaştırılamayacagından talebin reddine karar vermek gerekir.


EK GEREKÇELER

Mahkememizin bu kararında özetle,

-634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanını’nun 28/1 maddesi uyarınca ‘’sözleşme’’ hükmünde sayılan YÖNETİM PLANI’nındaki düzenlemelerin,
– Borçlar kanunu’nun 27. maddesindeki Mutlak – Butlan-yokluk koşullarını taşıdıgı anlaşıldıgında hakim tarafından bu düzenlemelerin hükümsüz kabul edilebileceği,
– Yönetim planındaki ev hayvanı bakma yasağının,
-Hayvan Hakları Konusundaki uluslar arası sözleşmeler Hayvanları Koruma Kanunu ve yönetmeliğine aykırı olması nedeni ile ‘’kanun’Un emredici hükümlerine’’
– uluslar arası sözleşmeler ve Kanun ile insana yüklenmiş olan hayvanlara karşı ahlaki yükümlülüğe aykırı olması nedeni ile ‘’ahlaka’’ aykırı olduğu,
Kabul edilerek Yönetim Planının evcil hayvan besleme yasagına ilişkin düzenlemesi,
-Borçlar kanunu’Nun 27/1 maddesi kapsamında, mutlak butlan-yokluk hukuki sonucuna baglı olarak ‘’HÜKÜMSÜZDÜR’’ kabul edilmiş
-Sonuçta çevreye rahatsızlık verdiği ispat edilemeyen davaya konu köpeğin, evden uzaklaştırılması işleminin reddi gerekmiştir.
Ancak Belirtilen bu gerekçe dışında, davanın reddini gerektiren başka hukuki sebepler de bulunmaktadır.

a- İnsanın Hayvan ile Birlikte Yaşama Hakkı;

Bu gün insanlar büyük oranda beton yıgınları arasında yaşamak zorunda bırakılmış ise de her insanın doığa ile uyum içinde yeterince bitki ve hayvandan oluşan bir çevrede yaşama hakkı vardır.

Ev hayvanı bakmak isteyen kat malikine, sırf yönetim planında yasaklanmış olması nedeni ile ev hayvanı bakamayacagını söylemek insanın makul düzeydeki, hayvanlarla birlikte yaşama hakkının ihlalini teşkil etmesi nedeni ile geçersiz olmalıdır.

Bu nedenle Yönetim Planı’nda bulunan ev hayvanı bakılması yasagı kat malikine bu hakkını ihlal etmekte ise de, mahkememizce yapılan değerlendirmede Yönetim planı’ndaki ev hayvanı bakma yasagının öncelikle hayvanın hakkını ihlal etmesi nedeni ile mutlak butlan ile hükümsüz sayılacagı anlaşılmakla, ayrıca bu hususun ev hayvanı bakmak isteyen kat malikinin kişilik haklarına aykırılık oluşturacağı hususu mahkememizce degerlendirmeye alınmamıştır.

b- Genel İşlem Şartları

Davamız açısından belirleyici nitelikte olan yönetim planının oluşma aşaması incelendiğinde;
Yönetim planı uygulamada çoğunlukla,
-Kat mülkiyeti kurulur iken müteahhit firma tarafından tek taraflı olarak oluşturulmakta, tapunun beyanlar hanesine işlenmekte ve bağımsız bölümler bundan sonra satışa çıkarılmaktadır.

-Ana taşınmazda yaşamını sürdürecek olan kat maliklerinin, yönetim planının oluşması aşamasında katılımı mümkün olmamaktadır.
-Satıcı firma, binayı yapmasına ve yönetim planını düzenleyerek yaşam kurallarını belirleyici bir rol üstlenmesine ragmen firma yetkilileri, çoğunlukla bu yerde yaşamamakta, oluşturdukları kurallar bizzat kendilerine uygulanmamaktadır.

- Yönetim Planı, firma ile kat malikleri arasında icap ve kabul ilkelerine uygun olarak oluştutulmamakta, kat mulkiyeti oluşturulduktan sonra bu yerden bagımsız bölüm edinen kat malikleri tarafından düzenlemelerin müzakere edilmesi ve değiştirilmesi mümkün olmamaktadır.

-günümüzde satıcı firmalar bazen binlerce bağımsız bölümden oluşan siteler inşa etmekte, yönetim planını oluşturarak satışa sunmaktadır.

-Bu satışa mhatap olan kişinin iradesi, kural koyma konusunda tamamen etkisizdir.
Ya tüm kuralları kabul ederek bagımsız bölümü satın alacak ya da sözleşmeden vazgeçecektir.

-Konut sahibi olma günümüz insanının temel ihtiyacıdır. Bu temel ihtiyacın ne zor şartlarda karşılanabildiği ve insanların ev sahibi olmak için büyük zorluklar yaşadığı kuşkusuzdur.

-Ev sahibi olmak isteyen, akonomik yönden satıcıdan daha güçsüz insanların ev alırken göz önüne alacagı çok fazla unsur mevcuttur. Ancak bu unsurlardan, karar mekanizmasını en fazla etkileyen unsurun fiyat ve ödeme koşulları oldugu, insanların ekonomisine uygun fiyat ve ödeme koşullarını bulduğunda diğer kriterleri ön plana almayıp, kendilerine dikte edilen kuralları kabul etmek zorunda kaldıkları bilinen bir gerçektir.

-Açıklanan şekilde bir tarafın güçlü, diğer tarafın güçsüz olduğu sözleşmeyi kurmak konusunda güçlü olanın kuralları koyduğu ve diğer tarafın sözleşmeyi imzalamak ya da mal ve hizmetten faydalanamamak dışında başka seçeneğinin olmadığı sözleşmelerdeki hükümler genel işlem şartlarıdır.

Genel işlem şartlarının taraflar arasında gabim oluşturmaması, tarafların hak ve yükümlülüklerinde dengenin bozulmaması gerekir.

Kat maliklerinin hemen tamamı yönetim planını yapan firma karşısında edilgen- pasif durumda olan kişilerdir. Bunlardan bir kısmının ev hayvanı bakmak ister iken bir kısmının çevresinde ev hayvanı görmek istememesi doğaldır. Kişilerin tercihlerine saygı gösterilmesi gereklidir.

ancak Yönetim planında ev hayvanı bakma yasağı düzenlenmiş ise ev hayvanı bakmak isteyen grubun yönetim planını değiştirebilmek için tüm oyların 4/5 ini toplaması gerekir. Uygulamada çoğunlukla genel kurul toplantısına 4/5 oranda  katılım bile olmadığını düşünürsek, özellikle yüzlerce-binlerce kişinin bir arada oturduğu birçok kat malikinin olduğu, insanların birbirini tanımadığı sitelerde, ev hayvanı bakmak isteyen kişilerin yönetim planının değiştirilmesini sağlaması neredeyse imkansız gibidir.

Bu durumda Ev hayvanı istemeyen grup YÖNETİM PLANI gereği son derece güçlüdür.
Bir kat maliki diğer kat malikine belki de çok sudan sebeplerle zarar vermek istediğinde ev hayvanını kendisine rahatsızlık verip vermemesine bakılmaksızın, hemen bir sava açabilmekte ve o kişiye yaşamı çekilmez hale getirerek, büyük acılar yaşatabilmektedir.

Kanun’un düzenlemesi geregi yönetim planı, btün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmündedir. Ancak bu sözleşme Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 18. maddesi ile düzenlenen ‘’Rahatsız etme’’ yükümlülüğünü ihlal edip etmediğine bakılmaksızın bir taraf diger tarafa asla rahatsızlık vermemiş olsa dahi onun yaşamını düzenleme imkanı verebilmektedir.

Bu durumda sözleşme hükmündeki ve ev hayvanı bakmayı yasaklayan yönetim planının muhatapları arasında dengeyi gözetmediği, kat maliklerinin eşit haklara sahip olmasına rağmen bir grubu keyfi bir güce sahip kılar iken diğer tarafın haklarını korumadığı anlaşılmaktadır.

Sözleşmelerdeki taraflar arasında dengeyi bozan, genel işlem şartı şeklinde kabul ettirilmiş düzenlemelerin hükümsüz sayılması gerektiği, Yargıtay uygulamaları ile sabittir.

Bu nedenle mahkememizce bu davada kabul edilen ve tek başına yeterli gerekçe dışında, ayrıca genel işlem şartı niteliğindeki ve taraflar arasındaki edimler dengesini bozan ev hayvanı bakma yasağı şeklindeki düzenlemenin hükümsüz sayılması gerekmektedir.

c-  Özel Kanun olma :

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 28. maddesi ‘’yönetim Planı bütün kat maliklerini bağlayan sözleşme hükmündedir’’ düzenlemesini içerir. Uygulamada Bu düzenleme sözleşmenin kişileri bağlayacağı ve ev hayvanının rahatsızlık vermese dahi evden uzaklaştırılacağı kabul edilmemektedir.

Ancak 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90/son maddesi Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir’’ düzenlemesini içermektedir.

TBMM tarafından 4934 sayılı kanun ile uygun bulunarak kanun hükmünde sayılan 18 kasım 1999 tarihinde Strazburg’da imzalanan ‘’Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi’’nin 3/2 maddesinde ‘’Hiç kimse Ev hayvanını terk edemez’’ düzenlemesi mevcuttur.

Bu iki düzenlemeden hangisinin somut olaya uygulanması gerektiği değerlendirildiğinde özel kanuın- genel kanun ilişkisinin çözümlenmesi gerekir.

Kat Mülkiyeti Kanunu’nun Kat mülkiyetine geçilmiş yerlerde özel kanun olduğu açıktır. Ancak Kat Mülkiyeti kanunu’Nun bir çok yönetime ilişkin bir çok düzenlemeler yapar.

yönetim planındaki ev hayvanı bakma yasağının Borçlar kanunu 27. maddesi uyarınca kanuna uygun olup olmadıgı değerlendirilir iken, Kat Mülkiyeti Kanunu’Nun 28. maddesinde yer alan yönetim planının bağlayıcılığı kuralına göre doğrudan ev hayvanına ilişkin hükümler içeren,

‘’Ev hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi’nin ‘’Hiçkimse bir ev hayvanını terk edemez’’ düzenlemesini içeren, 3/2 maddesinin,

5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun ‘’Ev hayvanlarnın ev ve süs  hayvanları ile kontrollü hayvanlardan doğal yaşama ortamlarına tekrar uyum sağlayamayacak durumda olanlar terk edilemez düzenlemesini içeren 5/son maddesinin,

Hayvanların Korunasına dair Uygulama Yönetmeliğinin Sahiplenen hayvanlar terk edilemez, düzenlemesini içeren 12/d maddesinin

Özel kanun olarak uygulanması gerektiği açıktır.
Özel  kanun var iken genel kanun uygulanamaz, Genel kanun genel düzenleme içeren bir maddesi özel kanun hükümlerinin uygulanmamasının gerekçesi olacak şekilde yorumlanamaz.

Bu husus mahkememizce kabul edilen gerekçeyi destekleyen ek gerekçe niteliğindedir.

d- Dürüstlük Kuralına Uyma Yükümlülüğü ve Hukuki Yarar;

Türk medeni Kanınu’nun 2. maddesi ‘’Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorundadır.’’
bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz’’ düzenlemesini içerir.

Davamızda yönetim planı’nın evcil hayvan bakma yasağını düzenlendiği ve davacı site yönetiminin planı ve genel kurul karaı uyarınca dava açma hakkına sahip olduğu görülmektedir.

Ancak üstte açıklandığı üzere, dava konusu ev hayvanının çevreye rahatsızlık verdiği iddia edilmediğine göre, yalnızca yönetim planındaki yasaklama hükmü nedeni ile çevreye hiçbir rahatsızlık vermeyen köpeğin evden uzaklaştırılmasını istemek Medeni kanun’un 2/2 maddesindeki hakkın açıkça kötüye kullanılmasıdır ve hukuk düzeni hakkın kötüye kullanılmasını korumaz.

Öte yandan dava konusu köpek çevreye rahatsızlık vermediğine göre dava sonucunda köpeğin evden uzaklaştırılması davacıya herhangi bir hukuki yarar sağlamayacaktır.

HMK’nun 114/1-h maddesi davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunmamasını dava şartı olarak düzenlemiştir.
Davacının çevreye rahatsızlık vermeyen köpeğin evden uzaklaştırılmasında hukukça korunması gereken bir yararının bulunmadığı, aksine bu durumun davacıya yarar sağlamadan davalıya zarar edeceği açıktır.

Bu nedenle davanın hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırılık oluşturduğu ve dava şartı olan hukuki yararın bulunmadığı hususları da ek gerekçe olarak değerlendirilebilir.

e- Çoğunluğun temel haklar konusunda karar veremeyeceği.

Yargıtay kararlarında yönetim planında bağımsız bölüm ve eklentilerinde kedi köpek gibi hayvanların beslenmesi yasaklanmış iken; Kat malikleri kurulunca site sakinlerin köpek besleyebilmelerine izin veren kararlar alabileceği belirtilmektedir.

Öte yandan Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 28/3 maddesinde ‘’Yönetim planının değiştirilmesi için bütün kat maliklerinin beşte dördünün oyu şarttır’’ düzenlemesi bulunmaktadır.

Buna göre yönetim planında yasaklanmaya ilişkin bir düzenleme bulunmakta ise, Kat maliklerinin 4/5’inin oyu ile yasak konulması mümkündür.

Kat Mülkiyeti Kanunu bir çok bağımsız bölümden oluşan ana taşınmazın yönetiminde ‘’demokrasi’’ kurallarına uygun olarak çoğunluğu esas almıştır. Yönetici seçimi kararların alınması gibi hususlarda kat malikleri, doğrudan demokrasinin bir görünümü olarak kat malikleri kurulunda bir araya gelecek ve çogunluğun dediği olacaktır. Yönetim Planının değiştirilmesi gibi hususlarda ise yasanın düzenlemesi uyarınca nitelikli çoğunluğa ihtiyaç bulunmaktadır.

Demokrasi , yönetenin seçilmesi gibi hususlarda çoğunluğa söz hakkı veren bir yönetim biçimi olmasına rağmen, demokrasi aynı zamanda azınlığın haklarını da güvence altına alan bir yönetim şeklidir.

Haklar konusunda çoğunluk, azınlığın haklarını yok edecek veya kullanılmasını zorlaştıracak kararlar alamazlar. Demokrasi, Çoğunluğun azınlığı yok saydığı ve azınlık üzerinde hakları yok ederek baskı uyguladığı bir yönetim biçimi değildir.

Bu nedenle yönetim planında bulunan ev hayvanı beslenmesi yolundaki yasak hükmü konusunda çoğunluğun söz söyleyebileceğini kabul etmek, azınlığın hayvan besleme hakkının ve yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere uluslar arası sözleşmeler ve kanunca öngörülmüş bizzat ev hayvanının doğal ortamı olan evde yaşama hakkının yok edilmesine neden olabilecek niteliktedir.

Demokrasi de çoğunluk uluslar arası toplum tarafından kabul edilmiş insan haklarına aykırı kararlar alamayacağı gibi ev hayvanının hayvan hakları Evrensel bildirgesi, Ev hayvanlarının korunmasına dair Avrupa sözleşmesi , Hayvanları Koruma Kanunu gibi sözleşme ve kanun ile korunan haklarını da yok edecek kararlar alamaz.

Bu nedenle de ev hayvanı bakma yasağının kaldırılmış olması yada kat malikleri kurulunca ev hayvanı bakılabileceğine ilişkin karar alınmamış olması hakları ihlal eder nitelikte olduğundan sonuca etkili kabul edilmemelidir.

Mahkememizin yukarıda karara esas alınan gerekçesi dışında çoğunluğun temel haklar konusunda karar veremeyeceği ek gerekçesi de mahkememiz gerekçesini destekler niteliktedir.

Açıklanan Tüm bu nedenlerle ,

Çevreye rahatsızlık vermediği anlaşılan ev hayvanı olan köpeğin evden uzaklaştırılmasına ilişkin istemin reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM;

Davanın REDDİNE,
Harçlar kanunu’nun Eki-1 sayılı tarife A-III-2 maddesi uyarınca alınması gereken 24,30 tl maktu harçtan peşin olarak alınan 21,15 tl harc düşüldükten sonra geriye kalan 3,15 tl harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan yargılama gider avansının karar kesinleştiğinde, müracaatı halinde davacıya iadesine,
Davacı vekilinin ve Davalının yüzünde HMK’nun geçerli 3/1 maddesi uyarınca kanun yolu hakkında 1086 sayılı HUMK hükümleri uygulanarak HUMK 437/1 maddesi uyarınca tebliğinden itibaten 8 gün içerisinde Mahkememize verilecek dilekçe ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/03/2013




Son Güncelleme ( Pazartesi, 20 Mart 2017 10:34 )


Warning: imagejpeg() [function.imagejpeg]: Unable to open '/var/vhosts/haytap.org/images/resized/images/stories/hukuk/evhayvanlarinintah/hurriyet_ilker_sahin_875_1424.jpg' for writing: No such file or directory in /var/vhosts/haytap.org/modules/mod_janews/helper.php on line 127

Gipsy ve Queen'in tahliye davası reddedildi

Gipsy ve Queen'in tahliye davası reddedildi

Son Güncelleme ( Salı, 19 Nisan 2016 15:55 )

Asliye Hukuk Mahkemesinin Ev Hayvanının Tahliyesinin Reddine Dair Karara Sevinelim mi ?

Asliye Hukuk Mahkemesinin Ev Hayvanının Tahliyesinin Reddine Dair Karara Sevinelim mi ?

 

 

 

 

 

 

Mahkemelere ev hayvanlarının tahliyesi için açılan davalarda adeta standarta dönüşmüş olan uygulama , tapudan apartman yönetim planının getirtilerek orada yasak hüküm olup olmasına göre değişmektedir.

Apartmanda bulunan tüm kat malikleri  toplanıp hayvandan şikayet etmediklerini yazılı olarak beyan etseler ya da tanık olarak ifade verseler bile yıllar önce tapuya bir şekilde dercedilmiş apartman yönetim planının bu yasağını aşamamaktadırlar. Bir diğer değişle , apartman ya da site yönetim planında kimi durumlarda “kedi köpek tavuk keçi vs gibi hayvan beslenemez” ibarelerinin bulunması mahkemelerin bu kadar kolay tahliyeye karar vermelerine neden olmaktadır. 

Halbuki naçizane görüşüm Sulh hukuk  mahkemelerinin ve Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin doğrudan bu maddeye bakarak  karar vermelerinin vicdani ve hakkaniyete uygun olmadığıdır. Çünkü  orada belirtilen yasak maddesi ev ve süs hayvanı olmayan yabani ya da çiftlik hayvanları içindir. Düşününki evinde tavuk besleyenler, inek besleyenler hatta yabani hayvan besleyenler vardır. Bu maddeyi evinde kuş kedi akvaryum balığı besleyenlere kadar teşmil etmek isteyen ve bu nedenle komşusunu sırf bu “ yumuşak karnı “ nedeniyle tahliyeye zorlamak isteyenler kanunun arkasından dolanmaktadır. Dini inanışı nedeniyle ya da aşırı temizlik hastalığı olan kişi  hayvana karşı olduğunu söyleyemeyen kişi örneğin yıllar önce tapuya konulmuş bu yasak maddesini sevmediği komşusu önüne mahkemede delil olarak sunar , bu yasak maddesini kendi çıkarları için kullanmaktadır. Açıkçası kimse de yüzbinlerce dolar verip ev satın alırken tapudaki yönetim planını detaylı olarak inceleyip bakmaz. Çünkü ileride böyle bir maddenin koz olarak aleyhine kullanılacağını da öngöremez.  Mahkemeler de maalesef buradaki hayvan beslenemez yasağını çok geniş ve “sert” olarak yorumlamaktadır. Sesi soluğu çıkmayan bir felçli kedinin  , hiçbir komşuya rahatsızlık vermeyen köpeğin, astım hastalığına neden olduğu garanti bile olmayan bir kanaryanın evden tahliyesi  sadece bu yasak var diye bir tavuk , koyun , inek gibi çiftlik hayvanları ya da piton yılanı , timsah gibi yabanıl hayatta yaşaması gerekli bir hayvanlarla değerlendirilmesi mümkün müdür ?

 

Eskişehir Sulh Hukuk mahkemelerince kat mülkiyetine dayalı olarak verilmesi gerekli karar toplu yapı yönetim olmaması nedeniyle, görev sorunu nedeniyle Asliye hukuk mahkemesinde görülmüştür. Yani kat mülkiyeti yasasının uygulanabilirliğini denetleyen Yargıtay 18. Hukuk dairesinin sert yorumundan bu mahkeme kararının gerekçesi denetimden çıkmış gözükmektedir. Çünkü dava temyiz aşamasında yargıtayın 18. hukuk dairesine gitmeyecek başka bir daireye gidecektir. Bu güzel gerekçe ise okunmayacaktır.

 

Halbuki hayvan besleyen kişilerin yaşadığı sorunlar ülkenin büyük kısmının toplu yapı yönetimine ya da apartman yönetim planına bağlı olduğunu düşündüğümüzde hepsi Yargıtay 18 hukuk dairesi denetiminden geçmekte ve Sulh hukuk mahkemeleri de kararları bozulmasın diye yasak maddesini görür görmez hayvanların zarar verip vermediğine bakmaksızın tahliye etmektedir. Mevcut kararda sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlıkta kat mülkiyeti kanununun hükümlerinin değil, genel hükümlerin uygulanması gerektiğinden yargılama Asliye hukuk mahkemesi tarafından genel hükümler çerçevesinde yapılmış , kat mülkiyeti yasası uygulanmamıştır.

Bizim HAYTAP olarak zamanında meclise sunduğumuz ama kabul edilmeyen yasa teklifi maddesindeki şu hüküm yasalaşmış olsaydı aslında hepimiz rahatlayacaktık :

 

“apartman ya da site yönetim planında hayvan beslenemeyeceğine dair yasak hüküm olsa bile hayvanın zarar verdiği mahkeme kararı ile tesbit edilemiyorsa tahliye kararı verilemez.”

Böyle bir madde olmadığı için Sulh hukuk mahkemeleri maalesef hayvanların zarar verme koşulunu öncelikle dikkate almaksızın , hayvan kimseye zarar vermeyen bir hayvan olsa bile tahliye kararı vermeye Yargıtay 18. hukuk dairesi  bu acımasız tahliye kararını onaylamaya devam edecek gözükmektedir.

 

Maalesef sevinilen bir emsal karar değil  , münferit bir mücadelenin başarı öyküsü olmalıdır.29/12/2015

 

 

 


Haytap Hayvan Hakları Federasyonu

Yönetim Kurulu Başkanı

 

 

 

 

























BURSA ASLİYE HUKUK MAHLKEMESİ GEREKÇELİ KARARI

T.C.

BURSA

…. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ                                      TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO       : 2015/… Esas

KARAR NO  : 2015/….

HAKİM          : ……………….

KATİP            : ……………….

 

DAVACI       : ……….

VEKİLİ          : ………………..

DAVALI        : A. Y.

VEKİLİ          : Av. N. P. A.

DAVA            : Kat Mülkiyeti Kanunundan Kaynaklanan Davalar

DAVA TARİHİ        : 02/02/2012

KARAR TARİHİ      : 12/11/2015

KARAR

YAZMA TARİHİ     : 10/12/2015

Mahkememizde görülmekte bulunan Kat Mülkiyeti Kanunundan Kaynaklanan Davalar davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ     :

DAVA                                   :

Davacı vekili dava dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; müvekkili davacıların, ve davalıların ikamet ettiği ……………………konutları toplu site yönetim kurulu üyesi olup, davalı taraf evinde kedi beslediğinden dolayı bir kısım site sakinleri tarafından sözlü ve yazılı olarak rahatsızlıklarını bildirmesine rağmen, davalı tarafın halen iş bu eyleme devam ettiğini, davacı tarafça ihtarname gönderilmiş olup, Kat Mülkiyeti Kanunu 18. maddesi ve Yönetim planının 34. maddesine göre, davalı tarafın ortak konut alanında ve site içerisinde kedi beslemekten men edilmesi, KMK m. 33 gereği “Hakimin Müdahalesi”ne yargılama giderleri, vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP                                  :

Davalı vekili cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacının sitede ikamet ettiğini, site yöneticisi Y. U.’un apartmanda fare var diye 2 sokak kedisini apartman içine aç, susuz kapatmasına gösterdiği tepki sonucu, site yönetimindeki insanları kışkırttığını, kapısına gelerek sitede yaşayan hayvan besleyenleri dövmek istediklerini, yöneticinin engel olduğunu söylemiş, 2004 yılında kabul edilen hayvanları koruma kanunu doğrultusunda hakkını kullandığını, sitede güvenlik görevlisi, koruma olmadığını, herkesin siteye elini kolunu sallayarak girebildiğini, kendisinin sadece site çevresinde gezinen hayvanlara mama verdiğinden dolayı site yöneticisi tarafından dilekçe toplanarak bu davanın açıldığından dolayı davanın reddini, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İLK HÜKÜM:

Bursa …Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ……… E. Sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde verilen 22.01.2013 tarih ve …………K. Sayılı dosyasında;

Dava, 634 sayılı Kat mülkiyeti kanununun 18 ve 34. Maddesine göre bağımsız bölümde beslenen kediler nedeniyle hakimin müdahalesine yönelik olup, dava dilekçesinde belirtilen …… yapı konutlarına ait tapu kaydı celpedilip incelendiğinde davalının ikamet ettiği taşınmazın L5-3 B blok 3 nolu daire olduğu, ayrıca arsa üzerine kat mülkiyeti tesis edilmiş bulunduğu, kat mülkiyeti kanununun uygulanmasının gerektiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce alınan inşaat mühendisi ve kadastro teknisyeniyle mahallinde keşif yapılmış, bilirkişiler raporlarında özetle, davalının ikamet ettiği Bursa ili Osmangazi ilçesi …………………………1. kısımda bulunan sitenin giriş kapısı ve güvenliğinin olmadığı, etrafı açık bir mahalle şeklinde olduğunu, cadde ve sokaklar teşkil ettirilmiş olduğu, her türlü canlının ve aracın rahatça girebileceği, dış tehditlere ve sokak hayvanlarına açık bir durumda bulunduğu, ayrıca dairenin ön tarafındaki bahçede bir su kabından bir sokak kedisinin su içtiğinin tespit edildiği hususunda rapor hazırlamışlardır. Mahkememizce usul ve yasaya uygun rapora itibar edilmiştir. Bunun yanında davalı, yargılama sırasındaki beyanında, çöp konteynırlarının yanında kedileri beslediğini, sözkonusu mamaları belediyenin verdiğini, kendi konutunda da kedi beslediğini belirttiği görülmüştür

Esasen kat mülkiyeti kanununun 18. Maddesi gereğince “kat malikleri gerek bağımsız bölümleri gerekse eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla karşılıklı olarak yükümlüdürler” amir hükmüne göre, toplu yapının yönetim planının 34. Maddesine göre; “toplu yapı temsilciler kurulu oybirliğiyle izin vermedikçe bağımsız bölümlerde veya ortak yerlerde ticari maksatla da olsa kedi, köpek, tavuk vb. kümes hayvanları besleyemez” kararı alınmış olup, tüm bağımsız bölüm malikleri ve kiracıları, bu yönetim planı ile bağlıdırlar. Dosyada bağımsız bölümlerde kedi beslenebileceğine dair oybirliğiyle alınmış bir karar da bulunmadığından, davalının yönetim planı gereğince kendi bağımsız bölümünde ve ayrıca toplu sitenin içerisinde kedi beslemekten men edilmesi yönünde karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Bursa …. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ….. E. Sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde verilen 22.01.2013 tarih ve …..K. Sayılı dosyasında verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ……… Hukuk Dairesi’nin 01.07.2014 tarih ve ………….E.K. Sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş olduğu ve Mahkememizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olduğu, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla bozma ilamı lehine olan taraf lehine kazanılmış hak doğar ve bozma ilamında belirtilen şekilde yargılama yapılarak karar verilmesi gerektiğinden bahisle dosyanın Bursa ……….. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ……. E. Sırasına kaydının gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Bursa …… Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ………..E. Sayılı dosya hakkında 02.12.2014 tarih ve …………..K. Sayı ile; Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş olduğu, akabinde dosyanın yapılan tevzisi neticesinde Bursa … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ……… E. Sırasına kaydının gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Bursa …. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ……….E. Sayılı dosyası üzerinden 27.01.2015 tarih ve ………..K. Sayı ile dava dosyasının kesinleştirme işlemi gerçekleştirilmeden tevzi işlemi yapıldığından bahisle dosyanın kesinleştirildikten sonra tevzi edilmesi hususunda karar verilerek dosyanın mahal mahkemesine iade olarak gönderildiği akabinde Bursa ….. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından dava dosyasının kesinleştirilerek tevziye gönderildiği ve dosyanın yapılan tevzisi neticesinde mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydının gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmıştır.

BOZMA İLAMI:

Bursa ……… Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından …………E. Sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde verilen 22.01.2013 tarih ve …………K. Sayılı dosyasında verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ……… Hukuk Dairesi’nin 01.07.2014 tarih ve ………. E.K. Sayılı ilamı ile;

“…Dava, birden çok parsel üzerinde kurulu bulunan sitede, davalı site içerisinde ve konut alanında kedi beslediğinden, kedi beslemekten men edilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içindeki bilgi ve belgelerle, tapu kayıtlarının incelenmesinde; davaya konu sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu ve Kat Mülkiyeti Yasası’nda değişiklik yapılmasına ilişkin 5711 Sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Yasası’nın 66 ve devamı maddelerinde düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler uyarınca sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlıkta kat mülkiyeti kanununun hükümlerinin değil, genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Buna göre görev hususu da genel hükümler uyarınca belirlenmelidir.

Hukuki uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemesinin görevi asıl, sulh hukuk mahkemesinin görevi ise istisnadır. Özel bir kanun hükmü ile açıkça sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işler asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bu nedenle mahkemece, genel hükümlere göre asıl görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, …” gerekçesiyle bozma kararı verilmiş olduğu anlaşılmıştır.

DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLER ve GEREKÇE         :

Dava, birden çok parsel üzerinde kurulu bulunan sitede, davalının, site içerisinde ve konut alanında kedi beslediğinden bahisle, kedi beslemekten men edilmesi istemine ilişkindir.

Bursa …. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ….. E. Sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde verilen 22.01.2013 tarih ve ……..K. Sayılı dosyasında verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay …… Hukuk Dairesi’nin 01.07.2014 tarih ve …………..E.K. Sayılı ilamı ile bozma kararı verilmiş olduğu, Mahkememizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olduğu, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla bozma ilamı lehine olan taraf lehine kazanılmış hak doğar ve bozma ilamında belirtilen şekilde yargılama yapılarak karar verilmesi gerektiğinden bahisle dosyanın Bursa ….. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ……….. E. Sırasına kaydının gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmıştır.

 

Bursa ………… Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ……….E. Sayılı dosya hakkında 02.12.2014 tarih ve ………….K. Sayı ile; Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş olduğu, akabinde dosyanın yapılan tevzisi neticesinde Bursa ….. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ………..E. Sırasına kaydının gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Bursa ………….. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından …………E. Sayılı dosyası üzerinden 27.01.2015 tarih ve ……….K. Sayı ile dava dosyasının kesinleştirme işlemi gerçekleştirilmeden tevzi işlemi yapıldığından bahisle dosyanın kesinleştirildikten sonra tevzi edilmesi hususunda karar verilerek dosyanın mahal mahkemesine iade olarak gönderildiği akabinde Bursa ………. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından dava dosyasının kesinleştirilerek tevziye gönderildiği ve dosyanın yapılan tevzisi neticesinde mahkememizin ………..E. Sırasına kaydının gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu olayın meydana geldiği yerin, Bursa ili, Osmangazi ilçesi, ………… 1. Kısım, L 5-3 B blok olduğu, söz konusu site içerisinde çok sayıda bina, okul, çocuk parkı, sosyal tesislerin yer aldığı, sitenin giriş kapısı ve güvenliğinin olmadığı, etrafı açık bir mahalle şeklinde olduğu, her türlü canlının rahatça girip çıkabildiği bir yer olduğu, sokak hayvanlarının giriş ve çıkışlarına açık bir konumda bulunduğu tespit edilmiştir.

Davacının iddiasının, davalının evinde kedi beslemesinden dolayı duyduğu rahatsızlıktan kaynaklandığı, uyuşmazlığın ana unsurunun kedi beslenmesinden duyulan rahatsızlık olduğu bu nedenle davalının kedi beslemekten men edilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Davaya konu olan kedinin gerek sağlık açısından gerekse gürültü ve rahatsızlık verici davranışlar açısından olumsuzluk yaratacak bir yapıya sahip olmadığı, somut olaylarla rahatsızlık durumunun net bir şekilde meydana geldiğine dair bir husus bulunmadığı, sadece kedilere yiyecek içecek verilmesinin insani bir davranış olup yapılmasında insani duygularla zaruret bulunduğu, toplum içinde yaşayan her bireyin diğer canlıların da yaşamaya, merhamete ihtiyaçları olduğunun kanıksanması gerektiği, T.M.K.’nun 737. maddesinde; komşuluk hakkı ile ilgili kaideleri genel olarak belirtmiş olup komşuların olumsuz şekilde etkilenmesini sağlayacak taşkınlıklardan kaçınılmayı bir yükümlülük olarak yüklerken komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan durumların yasaklandığı, hoşgörü derecesinde kalan durumlarda bu rahatsızlığın olamayacağının istisna olarak belirtmiştir.

Ayrıca T.M.K.’nun temel ruhunu yansıtan ve bütün maddelerden daha üstün bir vasfa sahip olan 2 ve 3. Maddelerde belirtilen iyi niyet prensibi uyarınca değerlendirilme yapıldığında kedilerin gerek özel alanda gerek ortak alanda beslenmelerinin insanlarda katlanılmayacak derecede rahatsızlık yaratmayacağı, bilimsel olgular ve yaradılışları itibariyle kedilerin sakin yapıda, gürültü ve sağlık açısından olumsuzluk yaratmayan canlılar olduğu, insanlar ile birlikte yaşayabilecek evcilleştirmeye müsait bir nitelikte olduğu, insanların birbirlerine duyduğu husumet ve kin, hayvanların yaşamını olumsuz etkileyecek tarzda davranmalarına sebebiyet teşkil etmeyeceği, bu durumun iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı, hayatın olağan akışına göre küçük bir canlı olan kedinin gerek özel alanda, gerek ortak alanda bakılıp beslenmesinden rahatsızlık duyulmasının insani bir davranış olmadığı saygı, sevgi, iyi niyet ve merhametin yalnızca insanların birbirlerine karşı, diğer tüm canlılara karşı gösterilmesi gereken evrensel hak ve sorumluluklardan olduğu, vicdan taşıyan her bireyin bu hak ve sorumlulukları özveri ile yerine getirmelerinin geçerliliği hususunda hassas davranmayı bir mecburiyet olarak görmesi gerektiği, bu durumun medeni yaşam kuralları ve medeni hukukun asıl ruhunu taşıyan temelini oluşturan iyi niyet prensibi ile birebir örtüştüğü, dolayısıyla vicdanen olaya konu davadaki kedinin ortak alandan, özel yaşam alanından çıkartılmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı anlaşıldığından sübut bulmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Yukarıda açıklanan sebep ve gerekçelerle;

HÜKÜM :

1-Açılan davanın REDDİNE,

Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay yolu açık olarak taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/11/2015

 

Bu yazı özet olarak 29/12/2015 tarihinde CNNTURK.COM sayfasında da yayınlanmıştır. Okumak için tıklayın

Son Güncelleme ( Pazartesi, 19 Eylül 2016 15:13 )

(*) Pets in apartments

(*) Pets in apartments

Pets in a country where tolerance against these beings appears to be very low. The development of animal rights compared to most Western European countries regrettably remains behind.

To what extent is a pet allowed in a residential park? Is a majority decision of the owner’s association valid regarding evacuation of a pet? Can a supervisor from a municipality decide about the evacuation of a pet? What are the rights of animals in Turkey?

To be clear: Pets can not be evacuated either by a majority vote of the owners association or by a decision of the Municipality. The court is the determining authority on evacuation of pets from their homes in a residential park. In other words; an owner’s association or supervisors from the Municipality (the so called 'Zabita’) do not have any authority. Any homeowner can decide whether he keeps a pet in his apartment and how many.

An owners association can only set up house rules regarding pets that stay in common areas, like the garden, the cellar, stairs or hallway. For example, that dogs should be on leash in the garden or that they are not allowed at the pool.

An evacuation of a (domestic) animal can only be accomplished through a court procedure. During a judicial process is assessed to what extent the environment or neighbors have burden (like noise or odors) from the animals and whether it is tolerable. Hereby the circumstances of the case should be examined under the Animal Law compared to the Apartments law and the provisions of the neighbors rights contained in the Civil Code.

The Animal Law, entered in 2004 (law number 5199) is unfortunately little known among the judges. This law explicitly states that animals in need of care and help can not be evicted from their home. In other words, the evacuation of animals that are accustomed to a home life or old or sick is punishable under this Act.




















But what about the pet rights compared to the provisions of the management plan?
For the reader who has no idea what a management plan is; the management plan of a residential park is registered at the Tapu office with stringency to all of the owners at the residential park. The management plan is deposited during the building of the residential by the contractor. A management plan consists of board rules, the rights and duties of all of the owners. A management plan may contain different rules, like the allowance of pets in the park. The deposited management plan is often confused with the house rules decisions taken by majority. House rules are based on majority decisions and these decisions are by definition not binding and may be destroyed or withdrawn at any time.

Even if a management plan of a residential park stipulates an adverse condition related to (domestic) animals, this does not mean that a pet should be simply evacuated from a residential park due to. The court is the determining authority on evacuation of animals from apartments in a residential park. Still, considering the provisions of the Law of the Animal rights, I remain adamant that pets who are accustomed to a home life can not be evacuated unless there are reasons of urgency.

Sitede HAYVANA Kötü Muamelede: Orman Su Md.ne ve Site Yönetimine Örnek Yazılar

Sitede HAYVANA Kötü Muamelede: Orman Su Md.ne ve Site Yönetimine Örnek Yazılar

Sitelerde kedilere ve kopeklere uygulanan kotu muamele ve hayvan hakki ihlalinde


1. SITE YONETIMINE ve
2. Orman Su Bolge Mudurlugune gonderilecek yazilarin formatlari asagida sunulmustur.
Bu yazilara sitenizde olagelen kotu muameleleri ilave edip, asagidaki yazida (.......) icindeki ifadelerin bulundugu yerleri degistirerek, YASADIGINIZ SORUNLARA UYARLAYARAK gonderiniz.
Eger hayvanlara kotu muamelede bulunulan apartman veya sitede izinsiz TADILATLAR var ise ve sorunun buyumusse bu yaziya ayrica "Sitenizde izinsiz tadilatlarin yasal boyutlara getirilmesi konusu hayvan haklari savunuculari tarafindan da resmi kurumlara iletilecektir" gibi bir uyari maddesi de ekleyin. Ama bunu son asamada yapin. Daha baslangic durumunda iseniz bu uyariyi sonraya birakin.
Site yonetimlerinin yasal olarak zorlanmasi cogu kez olumlu netice verebiliyor.
Bu yazidan netice alinamazsa o zaman hemen Orman Su Isleri Mudurlugune ve yazida belirtilen diger tum ilgili kuruluslara SIKAYET yazilarinizi yollayin.

 


1. SITE YONETIMINE KOTU MUAMELE ICIN UYARI YAZISI
Konu: Site yonetimince kedilere ve kopeklere uygulanan kotu muamele icin yasa hatirlatmasi ve
uyarı hk

...............Yonetim Kurulu Baskanligina,

Oncelikle asagidaki maddelenmis hususlari bilginize sunuyoruz:
1. 5199 sayili Hayvanları Koruma Kanunu, sahipsiz hayvanlarin yasam haklarini  "Yasal" guvence altina almistir. (EK 1)
2. Sahipsiz hayvanlara iliskin her turlu islem, yasanin uygulayicisi olan Valilik Il Cevre Mudurlukleri (Orman Su Isleri Mudurlugu) ve "Belediyelere" verilmistir. Belediyeler disinda hic bir kurum ve kurulus sahipsiz hayvanlara mudahale edemez, toplayamaz, bir yerden bir yere tasiyamaz. (EK 2)
3. Belediyelerin toplayip rehabilite ettikleri hayvanlarin dahi "ALINDIKLARI YERE" birakilmalari esastir. Hic bir hayvanin yeri degistirilemez, alistigi ve yasadigi yerde yasami kanunlarla desteklenir, devam eder. (EK 3)
Siteniz ve diger siteler hayvanlarin dogal yasam alani olan bolgelere kurulmustur. Yasam alanlarini gasp ettigimiz, yerine beton bloklar diktigimiz, her yeri asfalt yaptigimiz bu ortamda, bu hayvanlara "gidecek yer" bırakmadigimiz aciktir.
Gerek insani boyutta ve gerekse yasal boyutta bu hayvanlarla birlikte yasamak zorundayiz.
Gıdalarımıza zararli katki maddeleri koyarak bizi icten ice oldurenleri, sokaklarda üc kurus icin insan bıcaklayanları, bizi korkudan serbestce yuruyemez hale getirenleri goz ardi ederek, caresiz hayvanlari en buyuk tehlike olarak gormek ve yok edilmelerini  talep etmek, vicdani olmadigi gibi uygar bir yaklasim da olamaz.


Sitenizde hayvanlara iliskin, ozelikle de site icerisinde yasamakta olan hayvanlarin(..........burada sorunlar yazilacak.................)


Ayrica siteniz kimi sakinlerinin ve yonetiminizin kedileri ve kopekleri besleyen gonullulere tepki gostermekte oldugu bilgisi de tarafimiza ulasan bilgiler arasindadir.



Bu durum kesinlikle yasayi ihlal etmektir. Bu kotu muamelelerin devam etmesi  durumunda:

1. Site yonetim kurulunuz hakkinda, 5199 sayili yasayi ihlalden Istanbul Valiligine ve Orman Su Isleri Bolge ve Sube Mudurluklerine yazi yazilarak, hakkinizda idari sorusturma acilmasi ve idari para cezasi verilmesi talep edilecektir.
2. Kaymakamlik denetim elemanlarinca sitenizde yasayan hayvanlarin yasam haklarinin korunmasi icin tedbir alinmasi talep edilecektir.
3. Ekodenge icinde onemli yer tutan kedileri ve kopekleri yok ederek ekolojik dengeyi bozarak cevreye zarar verilmesi sebebi ile yine Orman Su Isleri Mudurlugune ve Jandarma Komutanligina hakkinizda sorusturma acilmasi icin sikayette bulunulacaktir.
4. Bu gun bu hayvanlari yok edebilecek kisilerin, yarin cocuk, kadin, yasli gibi kendini koruyamayan insanlara da zarar verecek potansiyel suclu olmalari nedeni ile, tedbir alinmasi acisindan Emniyet Mudurlugu Toplum Destekli Polis Subesine de bas vurulacaktir.
Ama sosyo kulturel olarak ust duzeyde insan yapisina sahip olan siteniz ve yonetiminizin bu tur bir ortama sebebiyet vermeyecegini umut ediyor, olayin takipcisi olacagimizin bilinmesi ricamizla saygilarimizi sunuyoruz.



___________________________________________________
EK 1
5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu
BİRİNCİ BÖLÜM-Amaç
MADDE 1. - Bu Kanunun amacı; hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır.
MADDE  4. - Hayvanların korunmasına ve rahat yaşamalarına ilişkin temel ilkeler şunlardır:
a) Bütün hayvanlar eşit doğar ve bu Kanun hükümleri çerçevesinde yaşama hakkına sahiptir.
b) Evcil hayvanlar, türüne özgü hayat şartları içinde yaşama özgürlüğüne sahiptir. Sahipsiz  hayvanların da, sahipli hayvanlar gibi  yaşamları desteklenmelidir.
c) Hayvanların korunması, gözetilmesi, bakımı ve kötü muamelelerden uzak tutulması için gerekli önlemler alınmalıdır.
____________________________________________________
EK 2
Hayvanlarin Korunmasina Dair Kanunun Uygulama Yonetmeligi
Sahipsiz ve Güçten Düşmüş Hayvanların Toplatılması ve Bakılması
MADDE 20 – (1) Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlar aşağıdaki esaslara göre toplatılır:
a) Belediyelerde sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların toplatılması için ihtiyacı karşılayacak bir toplama ekibi kurulur.
b) Belediyeler tarafından, hayvan toplama ekiplerinin kurulması, bu kişilerin ehil kişilerden oluşması ve dönemsel olarak sorumlu veteriner hekimce eğitime tutulmaları sağlanır.
c) Eziyet edilmeden toplanılacak veya toplattırılacak sahipsiz hayvanlar, nakliye araçlarında kafesler içerisinde geçici bakımevlerine kısırlaştırılıp ve aşılattırıldıktan sonra tekrar geri bırakılmaları için nakledilir. Toplanan hayvanların nakil esnasında herhangi bir zarar görmemesi için tüm önlemler alınır.
d) Sahipsiz hayvanlar öncelikle kafes ve ağ ile yakalanır. Bu metotlarla yakalamanın mümkün olmadığı durumlarda yakalama sopasıyla da yakalama yapılabilir. Uyuşturucu tüfek uygulamaları ile yakalama ancak veteriner hekim kontrolü altında yapılır.
_______________________________________________
EK 3
5199 sayili yasanin uygulama Yonetmeligi
MADDE 21 – (1) (Belediyelerce) Toplanilan sahipsiz ve gucten dusmus hayvanlar asagidaki esaslara gore bakilir:
d) Gecici bakimevlerinde on gun sure ile gerekli duyurular yapildigi halde sahiplendirilemeyen hayvanlar kontrolleri, asilari ve tibbi mudahaleler ile kisirlastirilmalari yapildiktan ve operasyon yaralari kapandiktan en az yedi gun sonra kayit altina alinip, mudahale gormus olduklarini gosteren isaretleri uzerlerinde olacak sekilde veteriner hekimin onayiyla alindiklari ortama geri birakilir.

EK 4..Kedilerin oldurulmesinin insanlik sucu olduguna iliskin gorseller..
______________________________________________________________________
2. SITEDE HAYVANLARA KOTU MUAMELE ICIN ORMAN SU ISLERI BOLGE MUDURLUGUNE GONDERILECEK YAZI

Konu: Site ve apartmanlarda hayvanlarin yasam haklarini ihlal edilmesi konusunda sorusturma acilmasi talebi

Orman ve Su Isleri Bolge Mudurlugune

Asagidaki isim ve adresi  yazilmis olan Sitede hayvanlara kotu muamelede bulunuldugu, yok edildigi ve yaygin olarak hayvanlarin yasam haklarinin ihlal edildigi sikayeti tarafimiza ulasmistir.
Oysa ki:
1. 5199 sayili Hayvanları Koruma Kanunu, sahipsiz hayvanlarin yasam haklarini  "Yasal" guvence altina almistir. (EK 1)
2. Sahipsiz hayvanlara iliskin her turlu islem, yasanin uygulayicisi olan Orman ve Su Isleri Bakanligina bagli Bolge Mudurluklerine ve "Belediyelere" verilmistir. Belediyeler disinda hic bir kurum ve kurulus sahipsiz hayvanlara mudahale edemez, toplayamaz, bir yerden bir yere tasiyamaz. (EK 2)
3. Belediyelerin toplayip rehabilite ettikleri hayvanlarin dahi "ALINDIKLARI YERE" birakilmalari esastir. Hic bir hayvanin yeri degistirilemez, alistigi ve yasadigi yerde yasami kanunlarla desteklenir, devam eder. (EK 3)
Gunumuzde siteler hayvanlarin dogal yasam alani olan bolgelere kurulmustur. Dogayi gasp ettigimiz, beton bloklar diktigimiz, her yeri asfalt yaptigimiz bu ortamda, bu hayvanlara "gidecek yer" bırakmadigimiz, gerek insani boyutta ve gerekse yasal boyutta bu hayvanlarla birlikte yasamak zorunda oldugumuz aciktir.


Bu sitede yasmakta olan hayvanlarin ".........................buraya sikayet yazilacak......................................." sikayeti tarafimiza ulasmistir.
Ayrica sitenin kimi sakinlerinin ve yonetimin hayvanlari besleyen gonullulere tepki gostermekte oldugu da tarafimiza ulasan bilgiler arasindadir.
Bu durum kesinlikle yasayi ihlal etmektir. Bu baglamda yasa maddeleri ve asagidaki hususlar dikkate alinarak site hakkinda sorusturma acilmasi ve onlem olarak gerekli islemlerin yapilmasini talep ediyoruz:
1. Site yonetim kurulu, sakinler ve hayvanlara zarar veren gorevliler hakkinda, 5199 sayili yasayi ihlalden  idari sorusturma acilmasi ve idari para cezasi verilmesini, yok edilen hayvanlarin bulunup yerlerine getirilmesinin saglanmasini talep ediyoruz.
2. Mudurlugunuz denetim elemanlarinca site ve cevresinde yasayan hayvanlarin yasam haklarinin korunmasi icin tedbir alinmasini, ayrica site yonetimi, sakinleri ve gorevlilere Hayvanlari Koruma Kanunu bilgisinin ve cezai mueyyidelerin bilgisinin verilmesini talep ediyoruz. Ayrica hayvanlarin gonullulerce bakilip beslenmesinin 5199 Sayili Hayvanlari Koruma Kanununca hukme baglanmis bir hak ve gorev oldugunu, bu baglamda besleme yapan gonullulere mudahale etmenin yasayi ihlal etmek oldugunun  bilgisinin de yonetim ve sakinlere verilmesini talep ediyoruz.
3. Sitelerin dogal alanlara kurulmus oldugu, buralara hayvanlarin girip cikmalarinin kesinlikle onlemeyecegini, yok edilen hayvanlarin yerine yenilerinin en kisa zamanda gelecegini, dogal denge icinde yaratilmis olan hayvanlari yok etmeye insan gucunun yetmeyecegini hem yasal hem de insani cercevede gerek bu site mensuplarina ve gerekse cevredeki diger sitelerde oturan vatandas ve yonetimlere resmi yazi ile bildirilmesini, sozel bilgilendirmelerle anlatilmasini talep ediyoruz.
4. Ekodenge icinde onemli yer tutan hayvanlari yok ederek ekolojik dengeyi bozarak ve  ayni zamanda zehir kullanarak da "cevreye zarar verilmesi" sebebi Jandarma Komutanligina suc duyurusunda bulunulmasini talep ediyoruz.
5. Bu gun bu hayvanlari olduren, yok eden, uzaklara  atan kisilerin, yarin cocuk, kadin, yasli gibi kendini koruyamayan insanlara da zarar verecek potansiyel suclu olmalari nedeni ile, tedbir alinmasi acisindan Emniyet Mudurlugu Toplum Destekli Polis Subesi ile de ortak calisma yapilmasini talep ediyoruz.

Muracaatimiza iliskin yapilacak islemlerin ve alinacak tedbirlerin, sorusturma sonuclarinin tarafimiza 4982 ve 3071 sayili yasalar geregi bildirilmesini emir ve musaadelerinize saygilarimizla arz ederiz.


Isim, TC Kimlik:  Iletisim:

Dagitim: Valilik, Belediye Baskanliklari, Emniyet Mudurlugu Toplum Destekli Polis Subesi, Jandarma Komutanligi, Muftuluk, Hayvan Haklari Platformlari, Basin Kuruluslari
___________________________________________________

EK 1
5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu
BİRİNCİ BÖLÜM
MADDE 1. - Bu Kanunun amacı; hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır.
MADDE  4. - Hayvanların korunmasına ve rahat yaşamalarına ilişkin temel ilkeler şunlardır:
a) Bütün hayvanlar eşit doğar ve bu Kanun hükümleri çerçevesinde yaşama hakkına sahiptir.
b) Evcil hayvanlar, türüne özgü hayat şartları içinde yaşama özgürlüğüne sahiptir. Sahipsiz  hayvanların da, sahipli hayvanlar gibi  yaşamları desteklenmelidir.
c) Hayvanların korunması, gözetilmesi, bakımı ve kötü muamelelerden uzak tutulması için gerekli önlemler alınmalıdır.
____________________________________________________
EK 2
Hayvanlarin Korunmasina Dair Kanunun Uygulama Yonetmeligi
Sahipsiz ve Güçten Düşmüş Hayvanların Toplatılması ve Bakılması
MADDE 20 – (1) Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlar aşağıdaki esaslara göre toplatılır:
a) Belediyelerde sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların toplatılması için ihtiyacı karşılayacak bir toplama ekibi kurulur.
b) Belediyeler tarafından, hayvan toplama ekiplerinin kurulması, bu kişilerin ehil kişilerden oluşması ve dönemsel olarak sorumlu veteriner hekimce eğitime tutulmaları sağlanır.
c) Eziyet edilmeden toplanılacak veya toplattırılacak sahipsiz hayvanlar, nakliye araçlarında kafesler içerisinde geçici bakımevlerine kısırlaştırılıp ve aşılattırıldıktan sonra tekrar geri bırakılmaları için nakledilir. Toplanan hayvanların nakil esnasında herhangi bir zarar görmemesi için tüm önlemler alınır.
d) Sahipsiz hayvanlar öncelikle kafes ve ağ ile yakalanır. Bu metotlarla yakalamanın mümkün olmadığı durumlarda yakalama sopasıyla da yakalama yapılabilir. Uyuşturucu tüfek uygulamaları ile yakalama ancak veteriner hekim kontrolü altında yapılır.
_______________________________________________
EK 3......5199 sayili yasanin uygulama Yonetmeligi
MADDE 21 – (1) (Belediyelerce) Toplanilan sahipsiz ve gucten dusmus hayvanlar asagidaki esaslara gore bakilir:
d) Gecici bakimevlerinde on gun sure ile gerekli duyurular yapildigi halde sahiplendirilemeyen hayvanlar kontrolleri, asilari ve tibbi mudahaleler ile kisirlastirilmalari yapildiktan ve operasyon yaralari kapandiktan en az yedi gun sonra kayit altina alinip, mudahale gormus olduklarini gosteren isaretleri uzerlerinde olacak sekilde veteriner hekimin onayiyla alindiklari ortama geri birakilir.
g) Sahipli veya sahipsiz hiçbir hayvan belediye, gönüllü kuruluş veya diğer üçüncü şahıslarca belediye sınırları dışında yaban hayatı yaşam alanlarına bırakılmaz

Son Güncelleme ( Cuma, 17 Şubat 2017 15:33 )

Mahkemeden Köpeğin Tahliyesi İstemine Red Kararı

Mahkemeden Köpeğin Tahliyesi İstemine Red Kararı


İSTANBUL 4. SULH HUKUK MAHKEMESİ·

ESAS· NO············· :·· 1998/603

KARAR NO··········· :·· 1999/832

HAKİM·················· :··· NURHAN EROL 23813

KÂTİP··················· :··· SERVET İZGİ

DAVACI············ :··· Basın Sitesi Adına Yönt. Kurl.Başkanı ….

VEKİLİ·················· :··· Av…..

DAVALI················ ….


DAVA·················· :···· HAKİMİN MÜDAHALESİ

DAVA TARİHİ······· :···· 6.05.1998

KARAR TARİHİ···· :···· 13.07.1999

···························
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda ;···

··

DAVACININ İSTEMİ :

Davacı vekili tarafından verilmiş dava dilekçesinde; davalının bir süredir evinde köpek beslediğini, çevre dairelere gürültü apartmana ise pislik ve koku şeklinde yansıyan bu davanın KMK 18/1 md.sine aykırı olduğunu durumun davalıya ihtarname ile bildirildiği halde davalının akte aykırılığının devam ettiğini açıklayarak rahatsız edici hususun giderilerek yönetim planına uyulmasının sağlanması için Hakimliğin müdahalesine, masraf ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir·

DAVALININ YANITI :

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde; iddiaların yersiz olduğunu açıklayarak davanın reddini talep etmiştir.·

DELİLLER VE GEREKÇE :

Davacı site yönetiminin iddiası davalının köpeğinin havlayarak çıkarttığı gürültü ve bahçede yaptığı tahribat ve pisliğin rahatsızlık yarattığıdır.·

Davalı yan da köpeğin cinsi, bulunduğu dairenin konumu ve köpeği eğitimli oluşu bahçeye başka hayvanların da girdiği köpeğin rahatsızlık ve zarar verilmediğini ileri sürerek savunmada bulunmuştur.·

İnsanlar evlerinde evcil hayvan beslemekte özgürdür. Ancak ortak bina ve alanları başkaları ile paylaştıklarında diğer bina sakinlerine rahatsızlık vermemelidir.·

Mahkemece uzman veteriner ile birlikte davaya konu köpeğin cinsi, yapısı, eğitimi, bulundurulduğu yerin konumu ve zarar verip vermediğinin anlaşılması için mahallinde keşif yapılmıştır. Yapılan keşifte gözlendiği üzere köpeğin keşif boyunca yabancılara dahi havlamadığı sakin olduğu çimenlerde bir zarar izi bulunmadığı bahçe tellerinin muhafazalı olmadığı tespit edilmiştir.·

Köpeğin yaşadığı daire bahçe ile hemzemin olup balkon kapısında bahçeye çıkarıldığı zaman binanın koridor ve cümle kapısı ile ilgisinin olmayacağı görülmüştür.·

Veteriner bilirkişi raporunda dava konusu köpeğin cinsi ve eğitimi nedeniyle gürültü yapmayacağı zarar da vermediği belirtilmiştir.·

Davacı yan tanıkları köpeğin evde yalnız olduğu için havladığını tanığın biri de sahibinin eve geç geldiğini tahminen de o saate kadar köpeğin yalnız kalamayacağını söylemiştir. Davacı tanıklarının bulundukları dairelerin konumu da sorulduğunda köpeğin bulunduğu daireye uzak oldukları daha çok köpeğin havladığı yolunda başkalarının şikayetini duyduklarını söylemişlerdir.·

Davalı tanıklarından biri köpeğin bulunduğu dairenin karşısında bulunan dairede tüm gün evde (işi nedeniyle) oturmaktadır, diğeri ise üst katındaki dairede oturmaktadır. Her iki tanıkta köpeğin havlayarak rahatsızlık vermediğini sesini hiç duymadıklarını söylemişlerdir.·

Davacı yan tanıklarının dairelerinin konumu nedeniyle daha çok başkalarından duyduklarını aktardıkları kanaatine varılmıştır.·

Köpeğin cinsi, durumu, uzman bilirkişinin raporu, bulunduğu dairenin hemzemin oluşu, tanık beyanları ve keşifte gözlendiği üzere davacı yan köpeğin katlanılmaz bir rahatsızlık ve zarar yarattığını ispatlayamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.·

Yukarıda açıklanan nedenlerle;·

HÜKÜM :

1- Davanın reddine, yapmış olduğu masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,

2- 600.0000- TL. karar harcının davalıdan tahsiline,

3- Davalı tarafından yapılmış 25.900.000,- TL. yargılama masrafının davacıdan alınıp davalıya verilmesine,

4- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan takdir olunan 7.000.000,- TL. ücreti vekaletin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,

Taraf vekillerinin yüzlerine karşı Yargı yolu açık olmak üzere karar verildi. 13.07.1999
·
·
·

·
iSTANBUL 4. SULH HUKUK MAHKEMESİ

SAYIN HAKİMLİĞİNE

Dosya No : 98/603 E.

Davalı······ : K. E.

Davacı····· : Basın Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı

··················

Konu····· : Basın Sitesi Yanarsu Sokak No.5 A Blok D.3 Etiler adresinde beslenen

················ İrlanda Setleri ırkı köpekle ilgili apartman yönetimince yapılan şikayetin

················ tarafımca incelenmesi ve bilirkişi raporunun hazırlanması.··

Bilirkişi· :·· Teoman ASLAN·
·

·BİLİRKİŞİ RAPORU
························

Tarafıma tevdi edilen hazırlık 1998/603 nolu dosya müracaatı ve mahallinde yapılan inceleme sonucu Basın Sitesi Yanarsu Sokak No.5 A Blok D.3 Etiler/İstanbul adresinde beslenen ve Kadir ERHAN’ın sahibi olduğu İrlanda Setleri ırkı köpeğin çevre dairelere gürültü, apartmana ise pislik ve koku oluşturduğu, bu şekilde etrafa rahatsızlık verdiği bu nedenle köpeğin apartmandan uzaklaştırılması tarzındaki talepleri üzerine Sayın Mahkemenizce istenen bilirkişi tesbitinde ;···

1- Şikayet konusu olan köpeğin daire kapı zili çalındığında ve daire içine girildiğinde kesinlikle havlamadığı, saldırgan olmadığı ve sahibini kıskanmadığı,···

2- Şikayetçilerinde katıldığı tesbitlerde Bloğu çevreleyen tellerin toprağa yakın bağlantılarının kopartılmış olduğu ancak bunun bir köpek tarafından yapılmasının mümkün olmadığı,···

3- Bahçede tesbit anında köpek dışkısına rastlanmadığı ve çimlerde köpek tarafından yapılmış bir tahribat olmadığı,···

4- Köpeğin sahibiyle çok sıkı bir bağ içinde olduğu ve sahibinin komutlarını tam olarak algıladığı,·

5- Binanın konum olarak tek bir yapı olmasına rağmen 3’lü yıldız Bloktan oluştuğu ve şikayet konusu köpeğin şikayetçi olan (tanık olarak dinlenilmesi istenen) şahısların olduğu blokla ilişkisinde yalnızca bina girişi ve asansörün ortak kullanım alanı olduğu, köpek besleyen şahsın A Blokta, şikayete tanık olanların ise B ve C Bloklarda bulunduğu görülmüştür. Köpek sahibi daire olarak giriş dairede olup, binaya ait bu daireler dublekstir. Köpeğin sesinin daha çok aynı koridoru ve bloğu kullanan dairelerce duyulup, rahatsızlık verebileceği düşünülürse bu koridor komşularından herhangi bir olumsuzluk belirtilmemiştir. Ayrıca sahibinin, köpeğinin sokağa çıkış ve eve girişini kendi dairesinin balkon kapısından yaptığı dolayısıyla, köpeğin sokağa giriş ve çıkışlarında apartman sakinleriyle temasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır.·

6- Mahallinde yapılan tetkik esnasında köpeğin önünde köpek sahibiyle oluşturulan topluluğa rağmen köpek tarafından hiçbir şekilde sesli ve saldırgan tepki oluşmamıştır.·

7- Şikayet konusu köpeğin sağlık karnesinde aşılarının ve paraziter tedavilerinin tam yaptırıldığı, periyodik olarak kontrollerinin devam ettirildiği görülmüştür.·

Neticede şikayete konu köpeğin şikayet edildiği gibi binada herhangi bir şekilde apartman sahiplerini rahatsız edici davranışları ve kokuya neden olmadığı kanaatine varılmıştır.·
·

Teoman ASLAN
Veteriner Hekim
Dip.No: 238·
·
·
·
·
·
·T.C.

Y A R G I T A Y

18.Hukuk Dairesi··

ESAS················· KARAR

1999/13332······· 1999/15119·
·

YARGITAY İLAMI·
·

Mahkemesi············ : İstanbul 4.Sulh Hukuk Mahkemesi

Tarihi····················· : 13.07.1999

Nosu······················ : 1998/603 – 1999/832

Davacı··················· : Basın Sitesi Yön.Kur.Başk.

································· Vekili Av.

Davalı···················· :· K.E.

Dava dilekçesinde apartmanda köpek beslenmesinin yasaklanması için Hakimin müdahalesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.·

····························· YARGITAY KARARI·

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.·

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı deliller ile kanuni gerektirici sebeplere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 23.11.1999 gününde oybirliğiyle karar verildi.·

····· Başkan················· Üye······················· Üye················ Üye·························· Üye

Alparslan Nazlıoğlu····· S.Erçoklu···· V.Canbilen········ H.Tutar·············· M.E.Germeç

 

·
Kararlaştırıldı.

 


Son Güncelleme ( Cuma, 15 Kasım 2013 10:56 )

Hayvanların Tahliyesi ve Toplanmasına İlişkin Olumsuzluklar Hakkında Yasal İşlem Talebi

Hayvanların Tahliyesi ve Toplanmasına İlişkin  Olumsuzluklar Hakkında Yasal İşlem Talebi

Her gun sayisiz "sitelerden atilmak istenen ozellikle kedilere iliskin" sikayetler aliyoruz. Zehirlenmelerinden torbalara doldurup uzaklara atilmak gibi her turlu ahlaksiz muamele yapilmaktadir. Onemli olcude site icinde en azindan duyarli kisilere ulasip kedilerin ekodenge icindeki yerlerini anlatmak, kediler olmadigi zaman haserelerin insanlarin gozunu oyacagi !! anlatildigi zaman cok yerde kedilere olan savas durdu. Lutfen bunu deneyin.

Ozellikle sitedeki cocuklara ulasmak cok onemli, ailelerini etkiliyorlar cunku. Ayrica asagida paylastigimiz yazimizi durumunuza uyarlayip site yonetimine yollayabilirsiniz. Ust yazi ile de kaymakamlik, il cevre ve HKK ya ekinde bu yazi ile gonderebilirsiniz.




Konu: .....Sitesi yonetimince yasaya aykiri olarak hayvanlara iliskin olumsuz yaklasim  hakkinda yasal islem talep edilecegi..

......................... Sitesi Yonetim Kurulu Baskanligina

5199 sayili Hayvanları Koruma Kanunu, sahipsiz hayvanlarin yasam haklarini  "Yasal" guvence altina almistir. (EK 1)

Sahipsiz hayvanlara iliskin her turlu islem, yasanin uygulayicisi olan Valilik Il Cevre Mudurlukleri ve "Belediyelere" verilmistir. Belediyeler disinda hic bir kurum ve kurulus sahipsiz hayvanlara mudahale edemez, toplayamaz, bir yerden bir yere tasiyamaz. (EK 2)

Belediyelerin toplayip rehabilite ettikleri hayvanlarin dahi "ALINDIKLARI YERE" birakilmalari esastir. Hic bir hayvanin yeri degistirilemez, alistigi ve yasadigi yerde yasami kanunlarla desteklenir, devam eder. (EK 3)

Siteniz ve diger siteler hayvanlarin dogal yasam alani olan bolgelere kurulmustur. Yasam alanlarini gasp ettigimiz, yerine beton bloklar diktigimiz, her yeri asfalt yaptigimiz bu ortamda, bu hayvanlara "gidecek yer" bırakmadigimiz aciktir.

Gerek insani boyutta ve gerekse yasal boyutta bu hayvanlarla birlikte yasamak zorundayiz.

Gıdalarımıza zararli katki maddeleri koyarak bizi icten ice oldurenleri, sokaklarda üc kurus icin insan bıcaklayanları, bizi korkudan serbestce yuruyemez hale getirenleri goz ardi ederek, caresiz hayvanlari tehlike olarak gormek ve yok edilmelerini  talep etmek, vicdani olmadigi gibi uygar bir yaklasim da olamaz.

Kediler, insani rahatsiz etmeyen, ama ekolojik dengeyi hasereleri yiyerek en iyi sekilde saglayan hayvanlardir. Bir tek kedinin bile bir yil icinde yiyerek ve dolayisi ile uremelerini onleyerek 10 binlerce hasereyi yok ettigi bilinmelidir. Kediler olmadigi zaman evlerimizde ve sitelerimizin bahcelerinde ya haserelere veya hasereler icin kullanilan kimyasal ilaclara  maruz kalacagimizi unutmayalim.

Sitenizde hayvanlara iliskin yasaya aykiri islemler yapilacagi bilgisi tarafimiza ulasmistir. Bu durum kesinlikle yasayi ihlal etmektir. Bu yaklasimin "duzeltilmemesi" durumunda, site yonetim kurulunuz hakkinda, 5199 sayili yasayi ihlalden ......Valiligine ve Il Cevre Mudurlugune yazi yazilarak, hakkinizda idari sorusturma acilmasi ve idari para cezasi verilmesi talep edilecektir.

Kaymakamlik denetim elemanlarinca sitenizde yasayan hayvanlarin yasam haklarinin korunmasi icin tedbir alinmasi talep edilecektir.

Ama sosyo kulturel olarak ust duzeyde insan yapisina sahip olan siteniz ve yonetiminizin bu tur bir ortama sebebiyet vermeyecegini umut ediyor, olayin takipcisi olacagimizin bilinmesi ricamizla saygilarimizi sunuyoruz.

 

EK 1

5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu

BİRİNCİ BÖLÜM-Amaç

MADDE 1. - Bu Kanunun amacı; hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır.

MADDE  4. - Hayvanların korunmasına ve rahat yaşamalarına ilişkin temel ilkeler şunlardır:

a) Bütün hayvanlar eşit doğar ve bu Kanun hükümleri çerçevesinde yaşama hakkına sahiptir.

b) Evcil hayvanlar, türüne özgü hayat şartları içinde yaşama özgürlüğüne sahiptir. Sahipsiz  hayvanların da, sahipli hayvanlar gibi  yaşamları desteklenmelidir.

c) Hayvanların korunması, gözetilmesi, bakımı ve kötü muamelelerden uzak tutulması için gerekli önlemler alınmalıdır.

____________________________________________________

EK 2

Hayvanlarin Korunmasina Dair Kanunun Uygulama Yonetmeligi

Sahipsiz ve Güçten Düşmüş Hayvanların Toplatılması ve Bakılması

MADDE 20 – (1) Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlar aşağıdaki esaslara göre toplatılır:

a) Belediyelerde sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların toplatılması için ihtiyacı karşılayacak bir toplama ekibi kurulur.

b) Belediyeler tarafından, hayvan toplama ekiplerinin kurulması, bu kişilerin ehil kişilerden oluşması ve dönemsel olarak sorumlu veteriner hekimce eğitime tutulmaları sağlanır.

c) Eziyet edilmeden toplanılacak veya toplattırılacak sahipsiz hayvanlar, nakliye araçlarında kafesler içerisinde geçici bakımevlerine kısırlaştırılıp ve aşılattırıldıktansonra tekrar geri bırakılmaları için nakledilir. Toplanan hayvanların nakil esnasında herhangi bir zarar görmemesi için tüm önlemler alınır.

d) Sahipsiz hayvanlar öncelikle kafes ve ağ ile yakalanır. Bu metotlarla yakalamanın mümkün olmadığı durumlarda yakalama sopasıyla da yakalama yapılabilir. Uyuşturucu tüfek uygulamaları ile yakalama ancak veteriner hekim kontrolü altında yapılır.

_______________________________________________

EK 3

5199 sayili yasanin uygulama Yonetmeligi

MADDE 21 – (1) (Belediyelerce) Toplanilan sahipsiz ve gucten dusmus hayvanlar asagidaki esaslara gore bakilir:

d) Gecici bakimevlerinde on gun sure ile gerekli duyurular yapildigi halde sahiplendirilemeyen hayvanlar kontrolleri, asilari ve tibbi mudahaleler ile kisirlastirilmalari yapildiktan ve operasyon yaralari kapandiktan en az yedi gun sonra kayit altina alinip, mudahale gormus olduklarini gosteren isaretleri uzerlerinde olacak sekilde veteriner hekimin onayiyla alindiklari ortamageri birakilir.

Son Güncelleme ( Cuma, 04 Kasım 2016 13:18 )

Sayfa 1 > 3

opencart tema opencart temaları