Reklam

Bekir Coşkun


Warning: imagejpeg() [function.imagejpeg]: Unable to open '/home/haytap/public_html/images/resized/images/stories/galeriler/ilginc2/doga0001_800_537.jpg' for writing: Permission denied in /home/haytap/public_html/modules/mod_janews/helper.php on line 127

''Eski Fotoğraflara Göre '' Bekir Coşkun

''Eski Fotoğraflara Göre ''     Bekir Coşkun



YAZGI bize dünyanın en güzel toprak parçası üzerinde yaşama şansı verdi...

Avrupalı seyyahlar, Toros eteklerindeki kardelen çiçeklerini görmeye gelirlerdi yüz sene kadar önce...

Çöldeki kavimler sancaklarına "Anadolu kaplanının" siluetini işlediler, tarih kitaplarına göre...

Telli turnalarımız vardı, adını bir zamanlar "Türk kuşu" koymuşlardı yukarı Nil'deki bedeviler...

Ocak başlarında anlatılan öykülere göre; yamaçlardaki kınalı kekliklerimiz, her sabah güneşin doğmakta olduğunu köylülere haber verirlerdi...

*

Ceylan sürülerimiz vardı Ceylanpınar'da...
Buğday tarlalarında sürü sürü koşuyorlardı, nahiye müdürü babamın çektiği bir eski fotoğrafta...
Konya Ovası'nda yaban koyunlarımız...
II. Mahmud'un denizcileri, Marmara'daki balık bereketine teşekkür etmek için, teknelerinin altına ayetler yazmışlardı da, bir İngiliz diplomat tam iki kitap sayfası balık çeşidini sıralamıştı günlüğüne...
Bu topraklardan gidenler hâlâ rüyalarında çevresi meyve bahçeleriyle kaplı bir Van Gölü'nü görürler...
Tuz Gölü'nün rengi hâlâ beyazdır...
Eski fotoğraflara göre...

*

Tam 72 göl vardır haritalarda gözüken, ama şimdi içinde kooperatif evleri olan, Antalya çevresinde...
İstanbul Boğazı'nın iki yakası ormandır...
Ve korulukların arasında, çardaklarını asmalar sarmış ahşap konaklar vardır kitaplardaki resimlerde...
Ergene yeşil yeşil akmaktadır...
Burdur Gölü mavidir...
Eski tapu paftalarına bakarsanız, Bursa'da şeftali bahçeleri vardır, şimdiki sanayi bölgesinin tam olduğu yerde...

*

İşte böyle bir cennetti bu yurt...
Onu yok ettik...
Artık cennet değil buraları...
Eski fotoğraflara göre...

BEKİR COŞKUN
HABERTURK
07/03/2010








Son Güncelleme ( Pazartesi, 08 Mart 2010 10:33 )

 

Warning: imagejpeg() [function.imagejpeg]: Unable to open '/home/haytap/public_html/images/resized/images/stories/hayvanlar/kopekler/sokakkopekleri_bcoskun_500_341.jpg' for writing: No such file or directory in /home/haytap/public_html/modules/mod_janews/helper.php on line 127

Belki Bu Gece ! - Bekir Coşkun

Belki Bu Gece ! - Bekir Coşkun

SOKAK köpekleri kaçın...
Arkadaşlarınız bir salaklık yapıp milletvekilini ısırınca, gazeteler-televizyonlar sizden şikâyetçi oldular geçen hafta boyunca.
Kimi yazarlar-çizerler sizden kurtulmak gerektiğini yazdılar...
Çözüm derseniz?..
Ben bilmez miyim; belediyelerin tek çözümü vardır:
Öldürmek...

*

Kaçın...

Uygar toplumlarda sokak hayvanı sorunu yoktur. Çünkü onlar yazları çocuklarına oyuncak olarak birer köpek alıp kış gelince sokağa atmazlar... Ya da evlerde kedi-köpek beslemek yasak değildir... Sokakta kalmış hayvan bile olsa yerel yönetimler ile hayvanseverler el ele onları alır, kısırlaştırır, sahiplendirirler. Zaten ömürleri çok kısa olduğu için çoğalıp sorun çıkarmaz hayvanlar...
Ama burası Türkiye'dir...
Hayvanlara ayrılacak ne bir parsel barınak yeri, ne birkaç kuruş ödenek kalır geriye, hırsızın-yağmacının elinden...
Bakın:
Belediyelerin, sadece namuslu-dürüst-hırsız olmayan yüzde beşinde barınak vardır.

*

Siz gidin bir milletvekilini ısırın...
Yazarlar-çizerler size çok kızdılar...
Medyadakiler kaç gündür size sahip çıkmayan belediyeleri değil de sizi suçladılar...
Ben bilirim; bu gecelerin birinde, belki de bu gece, belediyelerin infaz ekipleri çıkacaklardır yola... Ellerinde silahlar, torbalarında zehirli ekmekler... Belki size yiyecek vermekte olan o insanlara minnetle ve kuyruklarınızı sallaya sallaya yaklaşacaksınız ama...
Yanılmayın...
Anneyseniz, yavrularınızı kurtarın... Yavruysanız kenti terk edin, annenizin peşinden...
Olabildiğince uzaklara...
Kaçın...

Bekir Coşkun
Belki bu gece...
06.12.2009 15:43:29







Son Güncelleme ( Pazartesi, 07 Aralık 2009 15:37 )

VEDA - Bekir Coşkun

VEDA - Bekir Coşkun

BEYKOZ-Riva Köyü'ndeki camide, cenaze namazı kılınacaktı. Cemaat yerini aldığında kurt kırması bir köpek tabutun tam altına gidip yattı.
Onu kovmak isteyenler oldu ama imam ve cenaze sahipleri, "Vedalaşmak onun da hakkı" dediler.
Kurt, tören boyunca tabutun altından kalkmadı...

*

Riva'nın sevilen gençlerinden elektrikçi Hakan, o gün şehre gitmişti. Sokakta bulup büyüttüğü ve çok sevdiği köpeği, onun dönüşünü her zamanki gibi yüzü yola dönük öyle bekledi.
Ama Hakan dönmedi...
Trafik kazası geçirip ölmüştü Hakan.
Ertesi gün cenazesini kentten doğrudan doğruya cami avlusuna getirdiler.
Kurt, o tabutun içindekinin Hakan olduğunu nasıl anladıysa, oralardan ayrılmadı. Şaşkın ve canı yanmış gibi tedirgin, insanların arasında dolanıp durdu. Tabut camideki taşın üzerine konulur konulmaz gelip altına yattı. Duyarlı okurum İrfan Sarp, bu acı manzaranın fotoğrafını da gönderdiği notunda "Hepimiz bu dostluk ve vefa karşısında şaşkındık" diyor.

*

Ben tanığıyım...
Elimize bıçak-sopa aldığımızda kaçmalarından hayvanların korkularını... Başlarını okşadığımızda peşimizden koşmalarından sevgilerini... Gelmediğimizde yolumuzu beklemelerinden vefalarını...
Hiçbir zaman anlamak istemedik...
Ayakta kesilirken sahibinin ona kötülük yapabileceğini düşünmeden boynunu uzatan develerin, köydeki evine dönmek için kendini tellere vuran buzağıların, arkadaşlarından ayrıldığı için sabaha kadar ağlayan kuzuların "duyguları" olduğunu görmek istemiyor insanoğlu...

*

Hakan'ın köpeği, cemaatle birlikte mezarlığa gitti o gün.
Herkes evine döndü, o ayrılmadı oradan...
Köyün gençleri, kurdu daha sonraki günlerde hep mezarlıkta Hakan'ın mezarının başında oturmuş gördüler.
Riva Köyü'nün mezarlığından geçerseniz...
Aç, cılız, acı içinde bekleyen bir kurt görürseniz eğer...
Odur...
Hakan'ın köpeği'dir...

BEKİR COŞKUN
HABERTURK GAZETESİ
29/11/2009


Warning: imagejpeg() [function.imagejpeg]: Unable to open '/home/haytap/public_html/images/resized/images/stories/galeriler/ilginc2/haytap2g0023_500_428.jpg' for writing: Permission denied in /home/haytap/public_html/modules/mod_janews/helper.php on line 127

İSTİLA ...Bekir Coşkun

İSTİLA ...Bekir Coşkun

YERYÜZÜNDEKİ insan sayısı, birçok hayvan türünü çoktan geçti:

Koyunlar (1.2 milyar)...

Kediler (200 milyon)...

Eşekler (70 milyon)...

Develer (20 milyon)...

Ayılar (200 bin boz, 22 bin kutup)...

Serçe (950 milyon)...

(.........)

İnsan; 6.8 milyar...

(Çekirge, sinek ve böcek sayılarını bilmiyoruz...)

*

Ve insanlar dünyaya artık sığmıyorlar.

Tüm sorunların temelinde bu var; bu yüzden 1.5 milyar insan aç... Kendi topraklarında beslenemeyen insanlar, bu yüzden tokların yanına varmak için denizlerde boğuluyorlar...

Petrol savaşları bu yüzden...

Artan insan sayısına kaynaklar yetmediği içindir bu ekonomik krizler... Ve buğday yetmediği için bilim adamlarının aklına şu korkunç GDO`lar geliveriyor.

Su savaşları başladı sayılır...

Su yetmiyor...

Sanayi atıkları ve gazlar nedeniyle, bilim adamlarının o sözünü ettikleri "büyük felaketin" nedenidir; artan insan sayısı...

*

Dünyanın başı insanla derttedir...

Yeryüzündeki tüm canlılar, yaşama alanları ve beslenme olanakları daraldığında, kendi üremelerini azaltırlar, insan hariç...

Sıradan insanlar bunun bilincinde olsalar da; bilinçsiz-muhtaç kalabalıklara ihtiyacı olan siyasetçiler bunu istemezler... Bir de; yeni gelenlere çocuk bezi, çikolata, mama, oyuncak... Daha sonra; cep telefonu, araba, prezervatif, ev... Peşinden; sigorta, takma diş, ilaç, anjiyo malzemesi satmak isteyen zenginler...

Ve insanoğlunun büyük istilası sürer...

Bir gün; çelik yığınları arasından başını çıkartan son menekşe koparılıncaya, son balık avlanıp son kuş vuruluncaya ve son damla su içilinceye kadar...

 

Bekir Coşkun
HABERTÜRK 

08.11.2009


Warning: imagejpeg() [function.imagejpeg]: Unable to open '/home/haytap/public_html/images/resized/images/stories/barinaklar/tekirdagereglibarinak01_559_415.jpg' for writing: Permission denied in /home/haytap/public_html/modules/mod_janews/helper.php on line 127

Kafes...BEKİR COŞKUN

Kafes...BEKİR COŞKUN


BARINAĞIN demir kapısı her açılıp kapandığında, o kafesinin ön tarafına koştu...
Uzun kulaklı, kocaman gözlü kafasını demirlerin arasından uzatıp büyük kapıya baktı...
Geldiler mi?
Ben onu birkaç sene önce görmüş, köşemde yazmıştım.
Henüz annesinin kokusunu duya duya büyürken onu alıp cam bir vitrinin içine
koydular, küçük bir kız annesi ile gelip satın aldı.
Sıcak bir evde, küçük kızla çok mutlu günleri olmuştu.
Divanların üzerinde oynadılar, camdan sokağı seyrettiler, akşamları baba geldiğinde kapıya birlikte koştular.
Bir gün mahkemenin
“Lojmanda köpek beslenmez” hükmü gereği onu işte bu barınağa getirip bıraktılar.
Önceleri küçük kız hafta sonları babasının elini tutarak gelip onu görüyor, biraz başını okşuyor, sonra ağlaya ağlaya gidiyordu.

Bugün 4 Ekim, Dünya Hayvan Hakları Günü...

Uygar ülkeler bu günü 1931‘de kutlamaya ve hayvanlara karşı görevlerini yapmaya başladılar.
UNESCO, Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni 1978’de kabul etti, tüm dünyaya duyurdu.
Türkiye 2004‘te “Hayvanları Koruma Yasası”nı AB uyumu gereği kabul etti. Ama yasayı yapan devlet, hiçbir zaman onu uygulamadı. Yasayı ne yerel yönetimler gördü, ne kamu kurumları anladı, ne de mahkemeler tanıdı...

Başta o yasanın yapıldığı şehir, ülkenin başkenti Ankara’daki barınakları bir gelip görmelisiniz...
Bu yüzden tüm dünya bugünü hayvanları ile kırlarda mutlu kutlarken... Türkiye’de hayvan dostları; dünyanın en merhametsiz, en vicdansız, en acımasız insan-hayvan ilişkisinin acısı ile dizlerine vuruyorlar...

Barınağın demir kapısının sesi her geldiğinde, büyük köpeklerden korkup saklandığı kuytudan çıkıp koştu...
Kafasını parmaklıklardan uzatıp baktı; gelen o küçük kız mı?..

(.........)

Bu yaz başında küçük kızın küçük köpeği demir kafesin içinde öldü.
Bakıcılar onu, başını uzatmış büyük kapıya bakarken bulduklarını söylediler.
Barınağa yakın tarlaya gömdüler küçük köpeği...

Bu bahar orada sarı çiçekler açacak...



04 EKİM 2009
BEKİR COŞKUN


Son Güncelleme ( Pazartesi, 05 Ekim 2009 11:46 )

Sayfa 1 > 13