Siz seçim derdindeyken katırlar hala öldürülüyor

smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon
Yaklaşık bir aydır süren zulüm, katırlar için henüz sona ermedi. Yöre halkının gerektiğinde bazen ambulansı, arabası, çeyiz sandığını taşıyan yüklüğü, bazen de yoldaşı olan bu fakir fukara katırlar, hala ateş altında.

Uludere’de "kaçakçılığa gitti" bahanesiyle zavallı hayvanlar hala yaylım ateşi altında tutuluyor. Öyle ki, sanki bu hayvanlar devleti soydu, bir çocuğa/kadına tecavüz etti ya da gasp yapıp insanları sürükleye sürükleye öldürdü! İnsaf!

Katır ne anlar kaçakçılıktan, Türklükten, Kürtlükten?

Geçen akşam, katırların bir çoğuna açılan ateş sonucunda zavallı hayvanların ağır yaralandığı haberleri kulağımıza gelmeye başladı. Askerlerin açtığı ateş sonucunda, hayvanların çoğu ulaşılamayan bölgelerde ayaklarından yaralanmış ve yürüyemiyorlarmış. Zavallı hayvanlar, o soğuk havada can çekişerek ölümü bekliyorlar.

Suçlu olarak gördükleri halka ceza vermek için sahip oldukları zavallı katırları kullanan zihniyet, tıpkı apartmanda şehirli komşunun sevmediği bir diğer komşusunun köpeğini tahliye ettirmeye çalışan adamla aynı zihniyette gibi...

Halk televizyonlar karşısında kitlenmiş, "kim milletvekili olacak?" diye hayallere dalarken, ülkenin gözlerden uzak bu ayıbı dağlarda can çekişerek yetkililerin insafa gelmesini bekliyor.

Tarım Bakanlığı ve Şırnak Valiliği kaçakçılığı bahane ederek katırlar için ölüm kararını veriyor. Daha önce de söylediğimiz bir şeyi hatırlatmak istiyorum. Madem zavallı hayvanların sahipleri suç işliyor, suçluları cezalandırmak için bu hayvanlardan ne istiyorsunuz? Hayvanlar acı çekeceklerine, olay yerinden uzak bir Anadolu köyüne gönder hepsini en azından ordaki köylüler sahiplenir ve iyi bakarlar bu hayvanlara. Çok mu zor bunu yapmak?

Bu topraklar kan görmek istiyor. Buna karar verenler zekasıyla bulamadıkları çözümü parmağının ucundaki tetikle sonlandırabileceğini düşünüyorlar. İşte insanların içindeki nefret ve öfkeyi bu olay daha çok kamçılıyor. 

Göz göre göre acılı ölüm bu kadar kolay mı?
İnanmazsınız belki ama yaralanan hayvanların bazıları yollarını bulup tek başlarına kasabaya kadar gelebiliyorlar. Peki ya yürüyemeyecek olanlar, yardım bekleyenler ya da uçurumdan metrelerce aşağı düşenler? Onların ne suçu var? Göz göre göre acılı ölüm bu kadar kolay mı? 

Tarım Bakanlığı morfolojik olarak uygunsuz bulduğu hayvanları, Anadolu’nun yapısına aykırı ilan ediyor ve bu nedenle bilimsel açıdan dünyaya rezil oluyor. Bu karara imza atmasının altında yatan neden ise suçlulardan intikam almak.

Gümrük Bakanlığı konu hakkında "tereddütsüz ölüm" derken, İçişleri Bakanlığı ise "kaçakçılıkla mücadelede kaçınılmaz zayiat" bahanesini bulup kapatıyor konuyu. 

Bazı insanlar da diyecek ki şimdi "insanlar ölüyor siz ne için uğraşıyorsunuz?". Fakat biz insanlar ölsün demiyoruz ki zaten, sadece "suçsuz hayvanların hayatını bile umursamadığımız için insanlar ölüyor" diyoruz.

O katırlar ki, köylerde nice kadını düğün alayı eşliğinde yeni hayatlarına, hayat verdikleri çocuklarını doğurmaları için hastaneye taşıdı. Kimi zaman ise sofraya ekmek koymaları için insanları sınır yolculuğuna çıkardı. Ve gerektiğinde IŞİD’in zulüm ettiği ve yaktığı insanlarla aynı kaderi paylaşmak istemeyen insanları sınırlardan yeni hayatlarına taşıdı. O zavallı hayvanlar, dört yıl önce olan bir bombalama ardından aralarında çocukların da bulunduğu 34 insanı sınırdan taşıdığını da biliyor muydunuz? Yani ambulans bile yollamaya tenezzül etmeyen devletin ayıbını taşıdıklarını... Kürt, Türk, Ezidi, Türkmen vs. herhangi bir millet ya da ırk ayrımı barındırmaksızın insanları sırtlandıklarını ve ve bazen de annelere evlatlarının parçalarını getirdiklerini...

Peki biz ne yapıyoruz bu hayvanlara? Hala ateş açtırıyoruz...

Bakanlığın ve Valiliğin almış olduğu bu karardan ellerine vicdanlarına götürerek rücu etmesini bekliyoruz. Siyasetin de üstünde ses çıkartıp o hayvanların sesi olmaya çalışıyoruz. Ve siz bu satırları okurken, köylülerin iddiasına göre zavallı bir katır hala sıfır noktasında “No Man’s Land” denilen bir yerde yaralar içinde yardım bekliyor. Yok mu hala parti başkanın ağzına bakmaktan başka bir işi olmayan bir milletvekili adayı ya da gidip onları oradan alıp kurtaracak? Yetmedi mi bu kadar “canların” acısı?

Av. Ahmet Kemal Şenpolat

HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu Hukuk Danışmanı

 

 

opencart tema opencart temaları