Hayvanlara değil önce insanlara yatırım yapın

smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon

İnanılacak iş değil… Bazı belediyelerin nasıl harca harca bitmez bütçeleri var... Nasıl olsa kendi kazandıkları paralar değil ya, deli gibi saçma sapan projelere inanılmaz rakamlar harcıyorlar. Kendi evlerine yapmayacakları harcamaları yüksek ihale bedelleri ile bizlere ödetiyorlar.


Biz desek ki bu kadar bütçenizin onda biri değil, yüzde biri değil, on binde birini sahipsiz hayvanlar için harcasanız diye hemen karşımıza çıkan klasik duygusuz bürokrat tipi vardır: 
“İnsanlar açken, çocuklar Filistin'de öldürülürken, kimse iş bulamazken siz kedinin köpeğin peşindesiniz…”

Sanki bu hayvanlar bu sorunlardan sorumlu da, onları bizim üzerimizden suçluyorlar.

Madem öyle soruyorum buradan isim vererek açık açık :

Aydın Büyükşehir Belediyesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ya da Kayseri Büyükşehir belediyeleri ve daha başkaları neden hayvanat bahçeleri adı altında cazibe merkezleri yaratmak için devasa bütçeler ayırıyorsunuz? Neden bu parayı çocuklara, kadın sığınma evlerine, kütüphanelere, bilim evlerine, müzelere, sağlık kuruluşlarına harcamıyorsunuz? Neden biriktirmiyorsunuz?

Neden insan dururken hayvana yatırım yapıyorsunuz?

Hem de hangi hayvana? Türkiye’de olmayan aslana, kaplana, file, jaguara belki de kutup ayısına!

Tüm bunların ülkeye getirilmesi için neden aracı kurumlara dünya para vereceksiniz? Nereden kimden alıyorsunuz bu para harcama hakkını? Seçimi kazanmak mı istediği gibi para harcama lüksü veriyor bu seçilmiş padişahlara?

Ellerinden gelse hayvan sirklerini de finanse ederler mi? Bence ederler. Ama daha henüz akıllarına gelmedi.

İnsana yatırım yapın kardeşim, insana! Bu hayvanları yaşadığı ortamdan doğal habitatından buralara teeee Afrika'lardan Asya'lardan kutup bölgelerinden sürükleyip getirmek, sonra onlara uzmanlık konusu bile olmayan veteriner hekimler atayıp demir kafes ardına tıkmak ile cazibe merkezi yaratmak ve alkış almak ile vicdanınız nasıl rahat olacak?

Kafanızda hayalini kurduğunuz cazibe merkezleri...

Sonrasında da onların yavrularını da "tutsaklık altında doğan hayvanlar" diyip, yavrularını da mahkum etmek için bahanenize kılıf da uyduracaksınız.

Birçoğunuz milli emlaktan yer tahsislerini tamamladınız. Yakınen takip ediyoruz. Bu dakikadan sonra vazgeçmek büyük olasılık mümkün de değil diyeceksiniz. O zaman size son tavsiyem şu olabilir: Buraları cazibe merkezi gibi yaratmak ya da işletmek yerine, doğada zarar görmüş, hastalanmış, trafik kazası geçirmiş, avcıların sadist kurşunlarına maruz kalmış ama yaralanmış yaban hayvanlarının kurtarma merkezi yapabilirsiniz. Bu hayvanları iyileştirip özgürlüklerine kavuşturun. Bir leyleğin tekrar uçtuğu, bir ayının tekrar ormanda kardeşlerinin yanına döndüğü, bir sincapın iyileştirildiği, bir yılkı atının ilaçlarının verildiği hastaneler haline getirin. İşte o zaman takdirlerimizi fazlasıyla alırsınız.

Dünyada bile örnekleri yavaş yavaş kalkan, hatta zarar eden hayvanat bahçelerini, kafanızda hayalini kurduğunuz bu cazibe merkezleri için dökeceğiniz paraları boş demir kafesler haline getirin, sonra da içine öğrencilerin, öğretmenlerin, sizlerin tek başınıza girdiğiniz yerler haline getirin ki, eğitim nasıl oluyormuş, özgürlüğün alınması ya da sahte özgür bahçeler nasıl oluyormuş hep beraber görelim.

Maymun görmek isteyen Afrika'ya Asya'ya kendi parasıyla gitsin

Yazı yanlış anlaşılmasın ya da bir siyasi partinin etkisi altında bu yazıyı yazdığım belli olmasın diye farklı siyasi partilerin olduğu belediyeleri özellikle yazdım ki, samimiyetimizi anlayın. Ama hangi görüş olursa olsun, ne kadar tutsak canlılar istediğimizde birleşen bir kültürde yaşadığımızı da anlamanızı istedim.

Seçimle gelmiş olmanız demek, bizim paralarımızla  tutsaklık parkları, yapay doğal parklar, bir kaplanın kilometrelerce koşamayacağı sahte hileli parklar yaratabileceğiniz anlamına gelmiyor. Bırakın maymun görmek isteyen Afrika'ya Asya'ya kendi parasıyla gitsin. Belgesellerden izlesin. Anadolu'nun ortasına bu sahte cazibe merkezlerini yaratmayın.

Ölümsüz değilsiniz. Sizden sonra gelecek başkanın buraya yatırım yapacağının işletilmesi için devamlı kaynak bulabileceğinin garantisini de, buraların bilet paraları ile işletilemeyeceğini çoktan düşünmeniz gerekiyor.

Ya yarın partinizden ihraç edilseniz? Ya da ölseniz?

Pak Bahadır gibi 70 yıl mı yaşamaya mahkum olsun? Bunun mu açılışını yapacaksınız bizlere?

Av. Ahmet Kemal Şenpolat

HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu Hukuk Danışmanı

 

 

opencart tema opencart temaları