Sivil Toplum Örgütlenmesi - Prof.Dr. Türkan Saylan

smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon

100soruda_stkHAYTAP 'ta çalışan ve çalışmak isteyen herkesin öncelikle  Prof Dr  Türkan Saylan’ın 100 Soruda Sivil Toplum Örgütü adlı kitabını okumasını yıllardan beri  hararetle tavsiye ediyoruz

Kitabı altını çize çize çok keyifle ve hatta defalaraca  okuyacaksınız  Hem HAYTAP olarak yaptığımız çalışmalarla ilgili Saylan'ın tecrübesinden faydalanmak , hem de bugüne kadar yapmış olduğumuz çalışmaların ne kadar doğru olduğunu teyit etmek , eksikliklerimizi görmek  açısından önemli  bir deneyim.

Mutlaka mutlaka satın alıp,  notlar tutmanız gerekir. Yaptığımız çalışmalarla çok bağlantılı engin tecrübeler ve yol gösterici ipuçları var.

Özellikle 3. ulusal toplantımızda ana konumuz sivil toplum örgütü çalışması üzerine olacak.

Herkesin bu konuda donanımlı gelmesini ne kadar isterdim. Bu kitabı bir çok kişiye tavsiye edeceğim ama eminim çok azı okuyup Nisan ayındaki toplantımıza gelecek.

STÖ bilinci oluşmadan hayvan haklarında mücadele etmek tamamıyla bir boşa kürek sallamak olduğunu herkes anlaması lazım

KİTAPTAN  :

"Benim sık kullandığım kuma sözü devletin sivil toplum örgütlerinden adeta nefret etmesinden doğuyor. Bunu her zaman açıkça söylediler , şimdi yavaş yavaş alışmaya başladılar. Fakat bu inanılmaz şekilde zor oldu. Devlet şöyle düşünüyor : Bu yetiştirme yurdu benimse sen kim oluyorsun da bana eleştiride bulunuyorsun ? ya da katkıda bulunmak istiyorsun ? Ben , asarım da keserim de , her şeyi ben yaparım. Sen yardım mı yapıyorsun , koy kapının önüne ; ayakkabı mı , pasta mı getirdin , koy kapının önüne çek git. Ben sana çocukları göstermem , yaptığım işleri de göstermem , sen gelip benim tuvaletlerimi denetleyemezsin. Hesap vermek zorunda değilim. Hesabı bir tek devlete ve Allaha devlete veririm. !  "

"Gönüllülük birlikte güzel vakit geçirmekten boş zamanını değerlendirmekten topluma hizmet şekline dönüştü. Bu çok önemli bunu herkes fark etmiyor. Gönüllüler birkaç çeşit olabiliyor. Gönüllülüğü boş vaktini değerlendirmek olarak düşünüyor. “ Ben gideyim bana iltifat etsinlerben de bir şeyler yapayım, karşılığını da alayım” diyenler var. Bu çok zor ! Artık herkes dolu ki , bu olmuyor. Gönüllülüğü bir ihtirasa hırsa dönüştüren insanlar var. Bir de “ Ben önce mutfaktan başlayayım , anlayayım bu arada kendimi de tanıyayım , ondan sonra bir şeyler yapayım” diyenler de oluyor. Benim gözümde asıl gönüllülük budur. Bu çok zor.. Burada gönüllülerle ilk muhatap olacak kişinin bilgili olması lazım. Gönüllülerin bomboş “ Ben ne yapsam” diye değil , “ ben inceledim siz şunları yapıyorsunuz ,benim de şu yeteneklerim var , belki şurada size yardımcı olurum” diye bize yol göstermeleri lazım. Çok önemli bir şey daha ekleyeyim: nerede olursa olsun bir insanın gelip de bir şeyler yapabilmesi yapmaya çalışamsı kendini keşfetmesine yol açıyor..İçinde yeteneği var becerisi var ama birsinin ona önünü açması lazım. Onu sıradan bir insan olarak algılarsanız bunlar olmaz..Ayrıca insanlar mutfakta çalışmasını öncelikle kabul edecekler...” [1]

 

İnsanların bir algılama kapasitesi var. Bizi yönetenlerin de hukuk devleti anlayışı kısıtlı ve durağan. STÖ’ler olarak karar mekanizmalarında yokuz , olamıyoruz. Kadınlar yok, aklı başında insanları da istemiyorlar. Hep kul yarattık , sorgulamayan uslu çocuklar yarattık. Uslu çocuk fazla düşünemiyor , ancak söyleneni yapıyor.[1]

“İnsanlar çok küçük yaşlarda bilinçlenirse sivil toplum örgütlerinde hedefli çalışmaları çok daha başarılı olabilir.STÖ’lerde çalışacak insanların da bu tip hedeflerinin olması ,  bilinçli olması, kendini geliştirdiğine gerektiğine inanması şart. Hayatta plansız hiçbir şey olmaz ! Bu noktada sivil toplumun çok ciddiye alınması lazım. Bir kere “ ben vaktimi geçireyim” diye gelmeyecek.

Diğer yandan iş planının altyapısını başka ülkelerden farklı olarak  siz yapmak zorundasınız. Hepimiz başlarda evlerimizi adres gösterdik , bunu böyle çözdük. Kandilli Kız Lisesi Vakfının adresi hala benim evimdir , yazışmalar hala oraya gelir. Sizin oturup konuşacağınız toplantı yapacağınız  bir yere ihtiyacınız var, yapacağınız bir etkinliğe para gerekebilir , zamanla bunları aşarsınız. 18 yıldır hiçbir ilanımız ve yerimiz için para ödemedik. Sempatik ilişkilerle size inanlarla , en ekonomik şekilde kendimizi idame ettirecek bir düzeye gelebilmelisiniz. Bir yeriniz telefonunuz , bir sekreteriniz ve internetiniz olacak.. Bu dernekler oluşmadan tabela dernekler olmamalı.  Yazılarınızı düzgün ve özgün kağıtlara yazacak tarih sayı koyacaksınız. Yanlış harfi düzelteceksiniz , kalıcı bir antetiniz olacak , el yazısı ile çalakalem yazılmayacak , her şey kontrolden geçecek"

Soru yanıtlı okuması  oldukça akıcı müthiş eğitici bir kitap

Ahmet Kemal Şenpolat

 

Kitabı www.haytapshop.com üzerinden temin edebilirsiniz.

 

opencart tema opencart temaları