Örgütlenmek - Sevginin Katıksızı / Jack London

smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon

kitapsevgininkatiksiziSirklerde yaşanan dramın perde arkasını , birbirlerini çok seven bir denizci ile köpeğin insanların para kazanmak üzerine birbirinden zorla ayırmaları sürükleyici bir dil ve insanın özüne yabancılaşması için en önce okunması gerekli kitaplardan biri olduğunu düşünüyoruz

Genel olarak romanlarında mekanlarını limanlardan seçen Yazar Jack London "Sevginin Katıksızı" adlı romanında insanlığın eğlence kaynağı olan kimi zaman sevimlilikleriyle hayatlarımızda yer ettirdiğimiz hayvanların özelliklede yazarın sirk hayvanlarının eğitimindeki zorlayıcı insanlığı tedirgin edecek derecede eğlence aşamasına ve sevimlilik kazanmaya geçirilen sürede madalyonun arka yüzünü görmeksizin yadırgadığımız bir o kadar da şaşkınlıkla ürperdiğimiz ama bir türlü bunu görmezlikten gelmek istemememizin yazar sınıf kavramlarıyla hayvanlar ve insanlar arasında ironik bir bağlantı kurarak romanını zenginleştirmiştir.


Romanda kahraman köpeğiyle doğal olarak kurduğu iletişim bir zaman sonra köpeğini bir limanda kaybetmesi ve bir zaman sonra sirk hayvanlarının arasında görmesiyle geçirdiği zor evrenin sirk terbiyecisi arasında geçen mücadeleyi romanın ortalarına dek anlatır. Diyologların bol olduğu ve hayvanın hareketlerinin betimlendiği gemideki diğer liman işçileriyle hayvan arasındaki geçen sosyal ilişki insanların birbirleriyle kurduğu sosyal ilişki benzerlikleriyle yazar bu karşılaştırmayı kitabın sonuna dek okuyucuya sunar.


Köpek karakterin sirk terbiyecisinden aldığı zülüm, ve işkencenin ve eziyetin köpek üzerinde yansıması gerçek sahibinin kim olduğu içgüdüsünden hayvan terbiyecisi ve izleyicilere saldırıp kaçma aşamasına kadar yemenin, içmenin ve sosyal koşulların rahatlığıyla içgüdüleriyle davranan hayvanın dünya üzerinde yaşayan canlılara dek hayvanlardan aklını kullanan insanlara değin sosyal adaletsizliğin, özgürlüğün, mutluluğun kimin kim üzerinde sahiplik kurduğu kavramları ile okuyucuyu oldukça derin düşüncelere sevk eder. Ayrıca para verip eğlenceye ortak olan madalyonun arka yüzünü görmek istemeyen sirk izleyicilerinin hayvanların üzerindeki insanı şaşırtacak derecede kimliklerinden sıyrılmış, insanların yapabildiği hareketleri yapmaya ve bir anlamda insan olmaya zorlanmış şekildeki hayvanları izlemeleri ve toplumsal olarak kaçırdığımız bu· ilgisizlikleri·

İnsansı kimliğimizin sirk hayvanların ki gibi yitirilmesine göz yuman, bunlara çanak tutan ve görmezlikten gelen, para verip eğlencesine ortak olan içinde yaşadığımız hayatla yazar bir benzerlik kurar. İnsanoğlu konfor sahibi oluncaya kadar geçirdiği zor evrelerin doğallığını yitirinceye kadar kendisini unutur derecede göremediği ayrıntılarımızın bir zaman sonra başımıza ne tip belalar getirebileceğini mutlu olacağım dürtüsüyle mutsuzluğa sürüklenmesi, seveceğim diye sevgisiz kalması, özgür olacağım dürtüsüyle tutsak olması doğadan kopan ve doğaya açtığı savaşla kendini güçlü gösteren insanın (sahibin) tamamıyla yalnız kalması toplumsal olarak göz ardı ettiğimiz gerçekliğimizin hayvanlar ve insanlar ironisiyle okuyucuya, yazar doğallığını yitiren insanın insanlığa olan tehlikesini anlatır.


Sirklerde yaşanan dramı kaleme alan bu kitabın önsözünde bakalım Jack London ne demiş ;


sirk_gercegi_02_afis" ....son yıllarda insan doğasına karşı bende gelişen anlayış aklı başında ve sağlıklı hiçbir insanoğlunun , bu gösterilerin ardında yatan ve onları olası kılan korkunç zulmü bilip de , bu gibi eğlenceleri hoş karşılamayacağı bilincini edinmeme yol açtı. İşte şimdi , burada şu üç şeyi önerme yürekliliğini gösteriyorum:

Birincisi , bütün insanoğullları kendi ceplerinden para ödeyen seyirciler karşısında yalnız ve yalnız hayvanların yapabileceği ve yapmak zorunda  bırakılabileceği bu gösterilerin , sonsuz ve kaçınılmaz bir zulümle gerçekleştiğini bilmiş olsunlar.

İkincisi hayvan eğitme güzel sanat dalının temellerini kavramış olan kadın , erkek , kız, kızan , yerel ve ulusal insanlığı koruma örgütlerine ve hayvanlara işkenceyi önleme örgütlelerine üye olsun ve bu kuruluşlarla işbirliği etsinler

Üçüncüsü , daha başka yüzbinlerce insan gibi , ben de başka alanlarda çalıştım, insan kitlelerini  , kendi öz sefaleterlini ve perişan durumlaını gidermeleri amacıyla belli hareketleri yapmak üzere örgütllemeye çabaladım. İnsanoğlunu , herhangi bir örgütlü mücadeleye girmeye razı etmek güç ; kendi koşullarını hafifletmek üzere örgütlenmelerini sağlamak , daha da güç, ve hele kendilerinden biraz daha hayvan olan hayvanların kötü koşullarını hafifletmek üzere örgütleyip mücadeleye sokmak çok daha güç.


Ama yüzde birimizin onda biri bile hayvanlara yapılan işkencenin önlenmesi yolunda hiç bir örgüte katılmayız , ve ne  sözlerimizle ne de eylem ve başka katkılarımızla hayvanlara yapılan işkencenin önlenmesi yolunda çalışmayız....."


8 Aralık 1915
Glen Ellen , California
Jack London

 

Kitabı www.haytapshop.com üzerinden temin edebilirsiniz.


 

opencart tema opencart temaları