BASIN AÇIKLAMALARI VE GÖSTERİLERLE İLGİLİ BAKANLIK GENELGESİ

smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon

T.C.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği

 

BASIN AÇIKLAMASI

 

NO:2004/21

 

ANKARA (19.06.2004) – İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU “Basın Açıklamaları” ile ilgili olarak 81 İl Valiliğine bir genelge yayınladı.

 

Bakan AKSU’nun genelgesi şöyle;

 

Günümüzde insan hak ve özgürlükleri, uluslararası toplumun ortak değer ölçüsü haline gelmiştir. Uluslararası camianın eşit ve saygın bir üyesi olarak kabul görmek, insan hak ve özgürlüklerini toplumsal ve siyasal düzenin dayandığı temel değerler haline getirmekle mümkündür.

Bilindiği gibi Anayasamız, Devletimizi insan haklarına saygılı ve demokratik, laik bir hukuk devleti olarak nitelemektedir.

            Ancak uygulamada kimi zaman, özellikle düşünce, düşünceyi ifade etme, dernek kurma, toplantı ve gösteri özgürlüklerinin kullanımına yönelik olarak, kolluk güçlerince gerçekleştirilen müdahalelerin yol açtığı kısıtlayıcı durumlarla karşılaşılabilmektedir. Bu durum, insan hakları alanında ülkemize yönelik çeşitli eleştirilere yol açmaktadır. Bilhassa sivil toplum örgütleri (STÖ)’nin genel kurullarına, basın toplantılarına ve diğer faaliyetlerine kolluk güçlerinin video kamera ile girip katılanları tespit etmesi, bu kuruluşların demokratik tepki mahiyetindeki basın açıklamalarının engellenmesi, insan hak ve özgürlüklerinin uygulayıcı birimlerce sınırlayıcı bir şekilde yorumlanması bahse konu kuruluş yetkililerince sıkça şikayet konusu edilmektedir. Bu gibi durumlar Türkiye’nin itibarına ve geçirmekte olduğu reform sürecinin inanırlığına gölge düşürmekte ve AB üyelik sürecini olumsuz yönde etkilemektedir.

Bilindiği üzere, Anayasa’nın düşünce ve kanaat hürriyetine ilişkin 25. ve açıklama ve yayma hürriyetine ilişkin 26. maddeleri ile yasalarımızda AB uyum süreci içerisinde gerçekleştirilen değişiklikler çerçevesinde, bu hürriyetlerinin kullanılması ancak milli güvenlik, kamu düzeni veya kamu güvenliğini korumak amacıyla sınırlandırılabilmektedir.

Öte yandan, yargı kuruluşlarının önlerine gelen davalara ilişkin olarak verdikleri kararlarda da, “idare”nin bakışından farklı bir yaklaşım içinde oldukları değerlendirilmektedir. Bu durum özellikle de kendisini “basın açıklamaları” konusunda çok açık biçimde ortaya koymaktadır. Kolluk kuvvetleri tarafından sivil toplum örgütlerince (STÖ) yapılan basın açıklamaları sonucunda yargı kuruluşlarına intikal ettirilen dosyaların yargı mercileri tarafından 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 28 nci maddesi kapsamında değerlendirilmediği görülmektedir. Bu keyfiyet, kolluk kuvvetlerini ve adli makamları gereksiz iş yükü ile meşgul etmekle birlikte zaman ve emek israfına da yol açmaktadır.

Bütün bu göstergeler, sözü edilen konularda açık yasal düzenlemeler yapılıncaya kadar, bazı idari tedbirlerin alınması zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır.

Yukarıda açıklanan sebepler ve Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinde, insan hakları konularının taşıdığı önem de dikkate alınarak; düşünce, düşünceyi ifade, toplantı ve gösteri özgürlüklerinin kullanılmasına yönelik sivil toplum örgütleri (STÖ) ya da doğrudan kişiler tarafından gerçekleştirilen toplumsal eylemler sırasında aşağıda sıralanan hususlara titizlikle uyulması önem arz etmektedir:

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu “toplantıyı”, “belirli konular üzerinde halkı aydınlatmak ve bir kamuoyu yaratmak suretiyle o konuyu benimsetmek için .... açık ve kapalı yer toplantıları” olarak tanımlamaktadır. Görüleceği gibi bir faaliyetin bu kanuna göre toplantı sayılabilmesi için “halkı aydınlatmak” ve “kamuoyu yaratmak” unsurlarını bir arada içermesi gerekmektedir. Oysa basın açıklaması faaliyetlerinde “halkı aydınlatmak” unsuru gerçekleşirken çoğu zaman “kamuoyu  yaratmak” unsuru gerçekleşmemektedir. Yargı kararlarında da sıklıkla vurgulandığı gibi, basın açıklamaları içerikleri itibari ile demokratik tepki ve protesto mahiyetinde değerlendirilebilecek bir etkinlik türüdür.

Bu nedenlerden dolayı;

1- Sivil toplum örgütleri üyelerince ya da kişilerce “basın açıklaması” ve benzer adlar altında yapılacak faaliyetlerde; tüzel kişiler için yönetim ve denetim organlarının asil ve yedek üye tamsayılarının beş katını, gerçek kişiler için ise 2908 sayılı Dernekler Kanununda yönetim ve denetim organlarında öngörülen asgari asil ve yedek üye tamsayısının beş katını aşmayacak  sayıda insanın açık havada, toplu veya ferdi olarak, araç trafiğini engellemeden, çevreye zarar vermeden, günlük hayatın doğal seyrini önemli ölçüde kesintiye uğratmadan ve şiddete başvurmadan, konusu suç teşkil etmemek koşulu ve megafon veya sınırlı alanda ses duyulmasını sağlayan cihazlar ile bir saati geçmemek üzere, düşünce ve görüşlerini açıklamanın konusu ile ilgili pankart-döviz açarak ve slogan atarak kamuoyuna duyurmaya çalışması, Anayasamızın 25 ve 26 ncı maddelerinde düzenlenen düşünce ve kanaat hürriyeti ve düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanımı olarak değerlendirilerek, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamı dışında kabul edilecek ve güvenlik güçleri şahıs ve mal emniyeti ile kamu düzeninin korunmasını sağlayacaklardır.

 Gerektiğinde; yetkili mülki amirler, sorumluluk alanlarında daha önce vuku bulan “basın açıklamaları”ını irdeleyerek, ortaya çıkacak güvenlik ihtiyacını değerlendirmek suretiyle, yakın civarında basın açıklaması yapılması bakımından hassas olarak belirleyecekleri kurum ve kuruluşların (Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Başbakanlık, Genelkurmay Başkanlığı, bazı hükümet binaları, siyasi partiler  vb.) ne kadar yakınında basın açıklamalarının yapılabileceğini, basın açıklamasını yapacak olan kişilerin sayısıyla orantılı olarak, aşağıda beşinci madde  doğrultusunda tespit ve ilan etmeye yetkilidirler.

2- Sivil toplum örgütlerinin (siyasi partiler, dernekler, vakıflar, sendikalar vb.) gerek 2908 sayılı Dernekler Kanunu çerçevesinde yaptıkları genel kurul,  gerekse 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa göre düzenlemiş oldukları toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde hükümet komiserinin talebi olmaksızın, genel kurul, toplantı ve yürüyüşleri teknik ses alma cihazları, fotoğraf ve film makineleri gibi araçlarla kaydedilmeyecektir.

3- Bu gibi sivil toplum örgütlerince kapalı yerlerde düzenlenen ve Dernekler Kanunu ve Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında bulunmayan kokteyl, yemek, basın toplantıları, panel, seminer ve konferanslar ve benzeri etkinliklerde, kolluk kuvvetlerince video kamera, fotoğraf ve film makineleri gibi araçlar kullanılmayacak, katılımcıların yasa dışı bir eylem yaptıkları izlenimini uyandıracak bu ve benzeri davranışlardan kaçınılacaktır.

Ancak suç işleneceğine dair ciddi emarelerin ortaya çıkması, çok ciddi ve somut istihbarat elde edilmesi halinde yukarıda sayılan faaliyetler için yetkili mülki makamın her defasında yazılı izni ile katılımcılar rahatsız edilmeden kayıt yapılabilecektir.

4- Ayrıca, STÖ’lerce düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde Dernekler Kanunu ile Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu uyarınca talep edilmiş olanlar hariç, ayrıca  evrak istenmeyecek, bu kapsamda bulunmayan etkinliklerde ise herhangi bir belge talep edilmeyecektir.

5-Düşünce ve ifade ile toplantı ve gösteri yürüyüşleri özgürlüklerinin kullanımına ilişkin bu tür etkinlerin değerlendirilmesinde esnek davranılacak, Başbakanlığın 2001/37 sayılı genelgesinde de belirtildiği üzere, mülki amirler ve kolluk kuvvetleri yetkilileri yasalarla kendilerine tanınan yetkileri  sivil toplumun teşviki ve gelişmesi amacına yönelik olarak kullanacaklardır.

Yukarıda sıralanan hususlara sıralı amirler ve kolluk kuvvetlerince uygulamada titizlikle riayet edilecek, Mülkiye Müfettişleri ve bağlı kuruluşların teftiş ve denetim birimleri, denetim ve teftişlerinde uygulamanın bu yönde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini takip edeceklerdir.

Gereğini  rica ederim.

 

 

 

            İçişleri Bakanlığı http://www.icisleri.gov.tr internet sitesi adresi, haberler ikonundan Sayın Bakanımız ve Bakanlığımız ile ilgili duyuru, konuşma ve açıklamaları takip edebilirsiniz.

 

opencart tema opencart temaları